Ana içeriğe geç
Sözlük

vakit ile cümle

vakit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çalacak vakit yok.У нас нет времени все это слушать.
Çalacak vakit yok.אין לנו זמן להשמיע הרבה מזה.
Çalacak vakit yok.ليس لدينا وقت لنسمع الكثير منها.
Çalacak vakit yok.ウェブ上で聴いて下さい
Çalışanlar danışma kabininde gönüllü olarak vakit geçiriyorlar.Angajații se oferă ca voluntari să facă consiliere telefonică.
Çalışanlar danışma kabininde gönüllü olarak vakit geçiriyorlar.Các nhân viên tình nguyện trong các gian hàng tư vấn.
Çalışanlar danışma kabininde gönüllü olarak vakit geçiriyorlar.Gli impiegati si offrono volontari al box informazioni.
Çalışanlar danışma kabininde gönüllü olarak vakit geçiriyorlar.직원들이 자발적으로 안내 데스크를 운영합니다.
Çalışanlar danışma kabininde gönüllü olarak vakit geçiriyorlar.Les employés sont volontaires pour le stand "conseils".
Çalışanlar danışma kabininde gönüllü olarak vakit geçiriyorlar.Los empleados son voluntarios en el stand de concejos.
Çalışanlar danışma kabininde gönüllü olarak vakit geçiriyorlar.Mitarbeiter helfen freiwillig an der Information.
Çalışanlar danışma kabininde gönüllü olarak vakit geçiriyorlar.Os empregados são voluntários na cabine de aconselhamento.
Çalışanlar danışma kabininde gönüllü olarak vakit geçiriyorlar.Werknemers werken vrijwillig in de advieskraam.
Çalışanlar danışma kabininde gönüllü olarak vakit geçiriyorlar.Οι εργαζόμενοι εθελοντικά εξυπηρετούν στο συμβουλευτικό σταθμό,
Çalışanlar danışma kabininde gönüllü olarak vakit geçiriyorlar.Служителите доброволстват на будката за съвети.
Çalışanlar danışma kabininde gönüllü olarak vakit geçiriyorlar.Сотрудники добровольно консультируют клиентов в специальной кабинке
Çalışanlar danışma kabininde gönüllü olarak vakit geçiriyorlar.העובדים מתנדבים ב"תא העצות".
Çalışanlar danışma kabininde gönüllü olarak vakit geçiriyorlar.يتطوع الموظفون بالوقت في كشك النصيحة.
Cemre, boţu boţuna vakit kaybediyorsun onunla.Δώσ' τα μου. Δεν μπορείς να οδηγήσεις σε αυτήν την κατάσταση.
Cemre, boţu boţuna vakit kaybediyorsun onunla.Гюней! Дай ми ги.
Çıkmak ve egzersiz yapmaya vakit de ister.Ele își doresc timp afară din cușcă să facă mișcare.
Çıkmak ve egzersiz yapmaya vakit de ister.Ils veulent du temps pour sortir et se promener aussi.
Çıkmak ve egzersiz yapmaya vakit de ister.그들은 밖에 나가서 운동할 시간을 갖고 싶어해요.
Çıkmak ve egzersiz yapmaya vakit de ister.Quieren salir a ratos y también hacer ejercicio.
Çıkmak ve egzersiz yapmaya vakit de ister.فهي ترغب في الخروج أحياناً للتحرك والتمرين.
Çıkmak ve egzersiz yapmaya vakit de ister.私のハムスターのハミーだって
Çocukların yalan söylemeye başladığı vakit, hikaye anlatımının başladığı vakittir.Als het kind begint te liegen, begint het verhalen vertellen.
Çocukların yalan söylemeye başladığı vakit, hikaye anlatımının başladığı vakittir.Der Moment, in dem Kinder mit dem Lügen beginnen, ist der Moment, in dem die Geschichten beginnen.
Çocukların yalan söylemeye başladığı vakit, hikaye anlatımının başladığı vakittir.El momento en el que los niños empiezan a mentir es cuando comienza la narración.
Çocukların yalan söylemeye başladığı vakit, hikaye anlatımının başladığı vakittir.Il momento in cui i bambini iniziano a mentire è l'inizio del racconto.
Çocukların yalan söylemeye başladığı vakit, hikaye anlatımının başladığı vakittir.Kłamstwo dzieci to początek opowieści.
Çocukların yalan söylemeye başladığı vakit, hikaye anlatımının başladığı vakittir.아이들이 거짓말을 시작하는 순간은 스토리텔링의 시작입니다. (웃음)
Çocukların yalan söylemeye başladığı vakit, hikaye anlatımının başladığı vakittir.Momentul în care copiii încep să mintă e momentul când începe arta povestirii.
Çocukların yalan söylemeye başladığı vakit, hikaye anlatımının başladığı vakittir.Quand les enfants commencent à mentir, ils commencent à raconter des histoires.
Çocukların yalan söylemeye başladığı vakit, hikaye anlatımının başladığı vakittir.Quando uma criança começa a mentir é quando começa a contar histórias. (Risos)
Çocukların yalan söylemeye başladığı vakit, hikaye anlatımının başladığı vakittir.Thời điểm mà những đứa trẻ bắt đầu nói dối là thời điểm mà việc kể chuyện bắt đầu.
Çocukların yalan söylemeye başladığı vakit, hikaye anlatımının başladığı vakittir.Когда дети начинают обманывать, они учатся сочинять истории.
Çocukların yalan söylemeye başladığı vakit, hikaye anlatımının başladığı vakittir.Момент, коли діти починають брехати, є миттю, коли починаються оповідання.
Çocukların yalan söylemeye başladığı vakit, hikaye anlatımının başladığı vakittir.הרגע בו ילדים מתחילים לשקר הוא הרגע בו סיפורת נולדת.
Çocukların yalan söylemeye başladığı vakit, hikaye anlatımının başladığı vakittir.في اللحظة التي يبدأ الأطفال في الكذب تبدأ لحظة قول القصة.
Çocukların yalan söylemeye başladığı vakit, hikaye anlatımının başladığı vakittir.見たことのないものについて話し始める
Çoğu insan için bu demek oluyor ki keşke ailem ve çocuklarımla daha çok vakit geçirseydim.För många betyder detta: Jag önskar jag varit mer tillsammans med min familj och mina barn när de växte upp.
Çoğu insan için bu demek oluyor ki keşke ailem ve çocuklarımla daha çok vakit geçirseydim.많은 사람들에게 이것은, 가족들과 아이들이 자라는 동안, 좀 더 시간을 보냈더라면, 하는 것을의미합니다.
Çoğu insan için bu demek oluyor ki keşke ailem ve çocuklarımla daha çok vakit geçirseydim."Żałuję, że nie spędzałem więcej czasu ze swoją rodziną, dorastającymi dziećmi."
Çoğu insan için bu demek oluyor ki keşke ailem ve çocuklarımla daha çok vakit geçirseydim.Для многих это звучит как "Я бы хотел больше времени проводить с семьёй, видеть, как растут мои дети".
Çoğu insan için bu demek oluyor ki keşke ailem ve çocuklarımla daha çok vakit geçirseydim.לגבי אנשים רבים, זה אומר, הלואי שהייתי מבלה יותר זמן עם המשפחה שלי, עם ילדי בזמן שהם גדלו.
Çoğu insan için bu demek oluyor ki keşke ailem ve çocuklarımla daha çok vakit geçirseydim.هذا يعني لكثير من الناس: أتمنى لو قضيت وقتاً أكثر مع عائلتي وأطفالي وهم يكبرون
Çoğu insan için bu demek oluyor ki keşke ailem ve çocuklarımla daha çok vakit geçirseydim.子どもたちと 過ごすべきだった ということでしょう いっしょにゲームをするのは 家族にとって良い点が
Çoğunlukla faturanızı ödemeniz için size ek vakit tanınır.Dans la plupart des cas, vous pourrez obtenir un délai supplémentaire pour la payer.
Çoğunlukla faturanızı ödemeniz için size ek vakit tanınır.Muchas veces le pueden conceder más plazo para el pago.
Çoğunlukla faturanızı ödemeniz için size ek vakit tanınır.Ofta kan du få betalningstiden förlängd.
Çoğunlukla faturanızı ödemeniz için size ek vakit tanınır.Usein voit saada laskulle lisää maksuaikaa.
Çoğunlukla faturanızı ödemeniz için size ek vakit tanınır.Обычно для оплаты счёта можно получить дополнительное время.
Çoğunlukla faturanızı ödemeniz için size ek vakit tanınır.غالباً ما يكون بإمكانك الحصول على فترة إضافية للدفع.
Çoğunlukla faturanızı ödemeniz için size ek vakit tanınır.如果您无法按时支付账单,请立即联系账单签发人。
Çok iyi vakit geçirdik.Это было очень мило АР:
Çok vakit harcadım.Ik was dus lang bezig.
Çok vakit harcadım.8年から9年くらいとりくんだでしょうか
Çok vakit harcadım.Also befasste ich mich lange Zeit damit.
Çok vakit harcadım.Așa că am petrecut mult timp.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod