Çiçek açtığı vakit toplanması gerekir.Jie renkami augalams pradėjus žydėti.
Bu da araç için vakit kaybıydı.Tai ir buvo panaudota mašinos konstravimui.
Diğer gecelerde ise Willow ile vakit geçirmektedir.Vieno iš antskrydžių metu jis pakyla į orą su Bruno.
Vakit öğlen olmuştur.On hilisõhtune aeg.
"Allahım vakit yetecek mi?Kas aeg on küps?
Ancak tin bedenden ayrıldığı vakit, kişinin ölümü hemen gerçekleşmiş olur.Pealegi, kui inimese kehale annaks vormi ainult hing, siis surma puhul keha kohe hajuks.
Uzun bir vakit Arap Alfabesi kullanılmıştır.Varem kasutati araabia kirja.
Böylece bu küçük kızların okula devam etmeleri için daha fazla vakitleri oluyor.Lubada lastele rohkem aega kooliskäimiseks.
Dost canlısı Kaka Klanıyla bir süre vakit geçirir.Mõis oli kaua aega Viljandi mõisa karjamõis.
Yeterince vakit yoktu.Aeg ei olnud selleks veel küps.
Ayrıca Fransa'nın Nice şehrinde bulunduğu vakitlerde, Antibes yakınlarında bir villa satın almıştır.Sama aasta mai algul asus elama Prantsusmaale, kus oli ostnud väikese farmi Nice'i lähedal.
1938 yılında Vakit gazetesinde "Seni Seviyorum" adlı romanı yayınlandı.1935. aastal ilmus päevikuvormis romaan „Ma armastasin sakslast“.
Bunlar nasıl, ne vakit yapıldı, edildi?Kuidas jõuda nende tulemusteni ja millal?
Hayatının son döneminde, resim sanatına fazla vakit ayıramadı, ancak birkaç tablo yapabildi.Elu lõpus ei näinud ta enam nii hästi, kuid suutis siiski joonistada.
Bu son tanımlamaya göre Papa öldüğü ya da istifa ettiği vakit 'Papalık Makamı' devam eder.Konklaav toimub ainult juhul, kui paavst on surnud või tagasi astunud.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Viis korda päevas kutsutakse minarettidelt muslimeid palvele.
Bunda amacı yeni durumlar ortaya çıkana kadar biraz vakit kazanma isteğidir.Disaini auditi eesmärk on uute võimaluste väljaselgitamine.
Craze, boş vakitlerinde balık tutmaktan hoşlanmaktaydı.Tarmole meeldis elada maal ja käia kalastamas.
Ablanla iyi vakit geçir.Amuses-toi avec Noona.
Ablanla iyi vakit geçir.Anya nemsokára visszatér.
Ablanla iyi vakit geçir.Baw się dobrze z Nooną.
Ablanla iyi vakit geçir.Bersenang-senang sama kakak yah.
Ablanla iyi vakit geçir.Con chơi vui với chị nha!
Ablanla iyi vakit geçir.Divertiti con questa Noona.
Ablanla iyi vakit geçir.Pidä hauskaa siskon kanssa.
Ablanla iyi vakit geçir.Sa te joci cu Noona.
Ablanla iyi vakit geçir.Viel Spaß mit Noona.
Acele edip, gitmek zorundasın.<br /> Havaalanına varman vakit alacak.Deve sbrigarsi e andare.<br />Ci vorrà un po' di tempo per arrivare all'aeroporto.
Acele edip, gitmek zorundasın.<br /> Havaalanına varman vakit alacak.Du musst dich beeilen und gehen.<br />Es wird einige Zeit dauern, um zum Flughafen zu kommen.
Acele edip, gitmek zorundasın.<br /> Havaalanına varman vakit alacak.Kamu harus cepat dan pergi. Perlu beberapa saat untuk sampai di bandara.
Acele edip, gitmek zorundasın.<br /> Havaalanına varman vakit alacak.Pośpieszcie się i idźcie. <br />Minie trochę czasu, zanim dostaniemy się na lotnisko.
Acele edip, gitmek zorundasın.<br /> Havaalanına varman vakit alacak.Trebuie sa te grabesti. Va dura ceva pana ajungi la aeroport.
Acele edip, gitmek zorundasın.<br /> Havaalanına varman vakit alacak.Tu dois te dépêcher et partir. Ca va prendre du temps d'aller à l'aéroport.
Acele edip, gitmek zorundasın.<br /> Havaalanına varman vakit alacak.Πρέπει να βιαστείτε να φύγετε. Θα πάρει ώρα για να φτάσετε στο αεροδρόμιο.
Acele edip, gitmek zorundasın.<br /> Havaalanına varman vakit alacak.Возвращайся скорее. Мне нужно пораньше приехать в аэропорт.
Acele edip, gitmek zorundasın.<br /> Havaalanına varman vakit alacak.يجب ان تسرع بالدهاب , سياخد الامر وقتا للوصول للمطار
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.Adventisten gaan ook meestal om met andere Adventisten.
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.Adventisten verbringen ihre Zeit auch bevorzugt mit Adventisten.
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.Adventister har også tilbøjelighed til at bruge tid sammen med andre adventister.
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.Adventister tenderar även att umgås med andra adventister.
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.Adventistii tind de asemenea sa se intalneasca cu alti adventisti.
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.Adwentyści spędzają też dużo czasu w swoim gronie.
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.Az adventisták gyakran összegyűlnek más adventistákkal.
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.Gli Avventisti di solito frequentano altri Avventisti.
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.또한 안식일교도들은 다른 안식일교도들과 친하게 지냅니다.
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.Les adventistes ont aussi tendance à rester entre eux.
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.Los adventistas también tienden a pasar el tiempo con otros adventistas.
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.Những người theo Adventist thường chơi với những người Adventist khác.
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.Nic z toho nestojí peníze. Adventisté se také baví s ostatními adventisty.
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.Para jemaat Advent juga cenderung bergaul bersama jemaat lainnya.
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.Οι Χιλιαστές επίσης κάνουν παρέα με άλλους Χιλιαστές.
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.Адвентисти проводять дозвілля з іншими адвентистами.
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.Адвентистите също са склонни да се събират с други адвентисти.
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.Адвентисты обычно общаются с адвентистами.
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.האדוונטיסטים נוהגים לבלות עם אדוונטיסטים אחרים.
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.يحضر السبتيين ايضا اجتماعات مع سبتيين اخرين .
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.だからアドベンチストのパーティへ行っても
Ah, keşke vakit geri dönseydiA amar o meu filho como tu fazes
Ah, keşke vakit geri dönseydiJuro que o faria Iria compensar-te
Ah, keşke vakit geri dönseydi시간을 되돌릴 수만 있다면