Ana içeriğe geç
Sözlük

vaki ile cümle

vaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.אבל היינו בחוץ רוב הזמן.
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.و كنا في الخارج معظم الوقت
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.素晴らしい友達がいて
III. Domitia vakit kaybetmeden resim yapmaya başladı.Domizia III schizza via a disegnare su una delle colonne.
III. Domitia vakit kaybetmeden resim yapmaya başladı.도미티아3세는 급하게 기둥에 그림을 그립니다.
III. Domitia vakit kaybetmeden resim yapmaya başladı.A Domícia III desatou a correr e está a desenhar numa coluna.
III. Domitia vakit kaybetmeden resim yapmaya başladı.Domicja III biegnie naprzód, żeby pomazać po kolumnie.
III. Domitia vakit kaybetmeden resim yapmaya başladı.Domitia III a filé et dessine sur une colonne.
III. Domitia vakit kaybetmeden resim yapmaya başladı.Domitia III ging ervandoor en tekent op een zuil.
III. Domitia vakit kaybetmeden resim yapmaya başladı.Domitia III salió disparada y dibuja en una columna.
III. Domitia vakit kaybetmeden resim yapmaya başladı.Domitia III tách ra và chơi trò tô vẽ cột.
III. Domitia vakit kaybetmeden resim yapmaya başladı.Domitia Nr. 3 saust davon und bemalt schon wieder eine Säule.
III. Domitia vakit kaybetmeden resim yapmaya başladı.Домиция III отделяется, и идёт рисовать на колонне.
III. Domitia vakit kaybetmeden resim yapmaya başladı.דומיתיה III רצה ומציירת על עמוד.
III. Domitia vakit kaybetmeden resim yapmaya başladı.ドミティアⅡ も近づいていきましたが
İkinci kata çıktı ve dedi ki "Hey millet dün sizinle takılarak çok eğlenceli vakit geçirdim"그리고 2층으로 가서 "안녕 어젯밤 여기에서 너무 재미있어서
İkinci kata çıktı ve dedi ki "Hey millet dün sizinle takılarak çok eğlenceli vakit geçirdim"A ajuns la acel etaj, etajul al doilea, şi a spus: "Hei, băieţi.
İkinci kata çıktı ve dedi ki "Hey millet dün sizinle takılarak çok eğlenceli vakit geçirdim"Er ging zurück in den zweiten Stock und sagte: "Hey Jungs.
İkinci kata çıktı ve dedi ki "Hey millet dün sizinle takılarak çok eğlenceli vakit geçirdim"Felment a második emeletre, és azt mondta: "Helló fiúk!
İkinci kata çıktı ve dedi ki "Hey millet dün sizinle takılarak çok eğlenceli vakit geçirdim"Salì al secondo piano, e disse: "Hey, gente.
İkinci kata çıktı ve dedi ki "Hey millet dün sizinle takılarak çok eğlenceli vakit geçirdim"Šel nahoru a prohlásil: "Hej chlapi. byla to sranda minulou noc, mohli bychom si dnes zase pokecat?."
İkinci kata çıktı ve dedi ki "Hey millet dün sizinle takılarak çok eğlenceli vakit geçirdim"Subió al segundo piso y dijo,
İkinci kata çıktı ve dedi ki "Hey millet dün sizinle takılarak çok eğlenceli vakit geçirdim"Subiu ao segundo piso e disse: "Olá pessoal! Diverti-me muito com vocês ontem à noite.
İkinci kata çıktı ve dedi ki "Hey millet dün sizinle takılarak çok eğlenceli vakit geçirdim"Wszedł na górę i mówi: "Chłopaki, tak fajnie nam się gadało. Może powtórzymy? tak fajnie nam się gadało.
İkinci kata çıktı ve dedi ki "Hey millet dün sizinle takılarak çok eğlenceli vakit geçirdim"Поднялся наверх, на второй этаж, и сказал: Ребята, вчера с вами было так весело, можно сегодня повторить?
İkinci kata çıktı ve dedi ki "Hey millet dün sizinle takılarak çok eğlenceli vakit geçirdim"עלה לשם, לקומה השניה, ואמר: "הי חבר'ה. "היה לי כזה כיף איתכם אתמול בלילה,
İkinci kata çıktı ve dedi ki "Hey millet dün sizinle takılarak çok eğlenceli vakit geçirdim"صعد السلم إلى الدور الثاني، وقال: "يا شباب. كنت قد استمتعت في الليلة الماضية بكم،
İkinci kata çıktı ve dedi ki "Hey millet dün sizinle takılarak çok eğlenceli vakit geçirdim"昨晩は楽しかった
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Am petrecut mult timp în acei ani de început plângând pe ascuns în vestiare.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.En los primeros años pasé mucho tiempo llorando en silencio en los camarines.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.In diesen frühen Jahren habe ich viel Zeit still weinend in Künstlergarderoben verbracht.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.In die verre tijden bracht ik veel tijd door in de kleedkamers, zachtjes huilend.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.J'ai passé beaucoup de temps à mes débuts à pleurer en silence dans les loges.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.전 처음 몇 년간을 탈의실에서 조용히 흐느끼며 보냈었습니다
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Những năm đầu tiên đó tôi dành rất nhiều thời gian khóc lóc một cách thầm lặng trong phòng thay đồ.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Passai molte ore, durante quei primi anni, a piangere in silenzio nei camerini.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Saya banyak menghabiskan waktu saat itu dengan menangis di kamar ganti.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Sok időt töltöttem azokban a kezdeti években csendesen sírva az öltözőkben.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Spędziłem dużo czasu w tych wczesnych latach cichutko płacząc w przebieralniach.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Ve svých začátcích jsem si často v šatnách naříkal.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Прекарах известно време в тези начални години, плачейки тихо в съблекалните.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Я провёл много времени в те ранние годы беззвучно плача в раздевалке.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Я провів багато часу в ті ранні роки беззвучно схлипуючи у роздягальнях.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.בזבזתי זמן רב באותם שנים מוקדמות בבכי שקט בחדרי הלבשה.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.أمضيت وقتا طويلا في سنواتي الأولى ابكي بصمت في غرفة الملابس
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.長いこと静かに泣いていたものです イギリスのベテラン指揮者コリン・デイヴィスのアドバイスも
İnanılmaz bir çocukluk geçirdim. Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.Nie mieliśmy żadnych pieniędzy, ale większość czasu spędzaliśmy na dworze.
İnanılmaz bir çocukluk geçirdim. Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.Nous n'avions pas d'argent, mais nous étions souvent à l'extérieur.
İnanılmaz bir çocukluk geçirdim. Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.We hadden geen geld, maar we waren meestal buiten.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Gasto muito tempo no meu trabalho.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Ik stop een hoop tijd in mijn werk.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Je passe vraiment beaucoup de temps sur mon travail.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.저는 제 일에 시간을 많이 투자합니다.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Le dedico un montón de tiempo a mi trabajo.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Passo davvero molto tempo sul mio lavoro.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Petrec mult timp cu munca mea.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Praca zajmuje mi mnóstwo czasu.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Rengeteg időt töltök a munkámmal.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım. Son zamanlarda düşündüğüm şeylerden biri de neyin değeceği.Ich verbringe sehr viel Zeit mit meiner Arbeit und eines der Dinge, die mich in letzter Zeit beschäftigen,
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.Tôi dành nhiều thời gian cho công việc của mình.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod