Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripDupăce sămăna Israel, Madian se suia cu Amalec şi fiii Răsăritului, şi porneau împotriva lui.
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripHver gang Israel hadde sådd, kom midianittene og amalekittene og Østens barn og drog op mot dem;
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripHver Gang Israelitterne havde sået, kom Midjaniterne, Amalekiterne og Østens Stammer og drog op imod dem
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripKhi Y-sơ-ra-ên đã gieo giống , dân Ma-đi-an với dân A-mê-léc , và người phương Ðông đi lên đánh Y-sơ-ra-ên ,
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripKhi Y-sơ-ra-ên đã gieo giống, dân Ma-đi-an với dân A-mê-léc, và người phương Ðông đi lên đánh Y-sơ-ra-ên,
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına girip"이스라엘이 파종한 때면 미디안 사람, 아말렉 사람, 동방 사람이 치러 올라와서"
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripQuand Israël avait semé, Madian montait avec Amalek et les fils de l`Orient, et ils marchaient contre lui.
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripQuando Israele aveva seminato, i Madianiti con i figli di Amalek e i figli dell'oriente venivano contro di lui
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripSå ofta israeliterna hade sått, drogo midjaniterna, amalekiterna och österlänningarna upp emot dem
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripUnd wenn Israel etwas säte, so kamen die Midianiter und Amalekiter und die aus dem Morgenlande herauf über sie
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripИ след като Израил посееше, мадиамците, амаличаните и източните жители дохождаха и нападаха против него;
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripКогда посеет Израиль, придут Мадианитяне и Амаликитяне и жителивостока и ходят у них;
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripוהיה אם זרע ישראל ועלה מדין ועמלק ובני קדם ועלו עליו׃
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripواذا زرع اسرائيل كان يصعد المديانيون والعمالقة وبنو المشرق يصعدون عليهم
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına girip以 色 列 人 每 逢 撒 種 之 後 、 米 甸 人 、 亞 瑪 力 人 、 和 東 方 人 都 上 來 攻 打 他 們
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına girip以色列人 每逢 撒 種 之後 、 米甸人 、 亞瑪 力人 、 和 東方 人都 上 來 攻打 他們
Elimizde bu parça var %75'le %75 bir saniye şunu kopyalayayım da çok vakit almasın그렇게 하면 이게 남는 거에요. 75% 곱하기 75%, 또 이걸 복사해서 붙여 넣으면,
Elimizde bu parça var %75'le %75 bir saniye şunu kopyalayayım da çok vakit almasınTakže to bude to, co dostaneme, to bude 75 % krát 75 %... zkopíruju to a vložím, ať to nezabere věčnost.
Elimizde bu parça var %75'le %75 bir saniye şunu kopyalayayım da çok vakit almasınTo będzie to co zostanie nam na końcu.
Elimizde bu parça var %75'le %75 bir saniye şunu kopyalayayım da çok vakit almasınאז זה הולך להיות מה שאנחנו יש הפסקת עם, זה הולך להיות 75%, פעמים 75 % (ותן לי העתק והדבק את זה)
Eşi daha fazla vakit kaybetmiyor ve her şey sona erdiğinde rahat yastığında dinlenmeye çekiliyorBạn tình của cô nàng không để phí thời gian. Và sau khi kết thúc Cô ngả đầu nghỉ ngơi trên chiếc gối êm ái.
Eşi daha fazla vakit kaybetmiyor ve her şey sona erdiğinde rahat yastığında dinlenmeye çekiliyorJejí partner dále neztrácí čas. A když je po všem, může si odpočinout na pohodlném polštáři.
Eşi daha fazla vakit kaybetmiyor ve her şey sona erdiğinde rahat yastığında dinlenmeye çekiliyorPartenerul ei nu mai pierde timpul. Şi când totul s-a terminat, ea se va putea odihni pe o pernă confortabilă.
Eşi daha fazla vakit kaybetmiyor ve her şey sona erdiğinde rahat yastığında dinlenmeye çekiliyorΟ σύντροφός της δε χάνει άλλη ώρα. Και μόλις όλα τελειώσουν, αναπαύεται σ'ένα άνετο μαξιλάρι.
Eşi daha fazla vakit kaybetmiyor ve her şey sona erdiğinde rahat yastığında dinlenmeye çekiliyorЕё новый партнёр больше не тратит времени. Затем их ждёт отдых на удобной подстилке.
Eşi daha fazla vakit kaybetmiyor ve her şey sona erdiğinde rahat yastığında dinlenmeye çekiliyor.בן-זוגה אינו מבזבז יותר זמן ,ושהכול מסתיים .היא זוכה למנוחה על כרית נוחה
Eşi daha fazla vakit kaybetmiyor ve her şey sona erdiğinde rahat yastığında dinlenmeye çekiliyorشريكها لن يهدر أي وقت أكثر وعندما كل شيء انتهى تصبح مستندة إلى وسادة مريحة
Fakat üzgünüm, getirdiğim herkesle sizleri tanıştırmaya vakimizin olacağını sanmıyorum, ama --제가 데려온 모든 캐릭터를 만날 시간은 없네요.
Fakat üzgünüm, getirdiğim herkesle sizleri tanıştırmaya vakimizin olacağını sanmıyorum, ama --Leider werden wir wohl nicht Zeit haben, alle zu treffen, die ich mitgebracht habe, aber -
Fakat üzgünüm, getirdiğim herkesle sizleri tanıştırmaya vakimizin olacağını sanmıyorum, ama --Şi, din nefericire, nu cred că vom avea timp să vă întâlniţi cu toate pe care le-am adus, dar --
Fakat üzgünüm, getirdiğim herkesle sizleri tanıştırmaya vakimizin olacağını sanmıyorum, ama --За съжаление не мисля, че ще имаме достатъчно време да се срещнем с всички, но ...
Fakat üzgünüm, getirdiğim herkesle sizleri tanıştırmaya vakimizin olacağını sanmıyorum, ama --К сожалению, не думаю, что мы успеем встретиться со всеми, кого я привела...
Fakat üzgünüm, getirdiğim herkesle sizleri tanıştırmaya vakimizin olacağını sanmıyorum, ama --ולצערי, איני חושבת שיהיה לנו הזמן לפגוש את כל מי שהבאתי לכאן, אבל --
Fakat üzgünüm, getirdiğim herkesle sizleri tanıştırmaya vakimizin olacağını sanmıyorum, ama --للأسف، لا أعتقد بأن لدينا وقت لنقابل جميع من أحضرت معي ، لكن..
Fakat üzgünüm, getirdiğim herkesle sizleri tanıştırmaya vakimizin olacağını sanmıyorum, ama --私、ちゃんとお行儀よくしようとしているんですよ
Fark etmez, kimse arkada bırakılmayacak. Burada vakit kaybediyoruz. Burada vakit kaybediyoruz.Anna minun tehdä työni ja sinä omasi!
Festivale az bir vakit kaldı. - Acele et! - Tamam.Мис Ким с нея гаден тон, тя ще...
Festivale az bir vakit kaldı. - Acele et!Αλήθεια; Θα δούμε γι 'αυτό...
Festivale az bir vakit kaldı. - Acele et!באמת? אנחנו עוד נראה...
Festivale az bir vakit kaldı. - Acele et!حقا؟ سنرى
Festivale az bir vakit kaldı.Det finns inte mycket tid kvar tills festivalen.
Festivale az bir vakit kaldı.Do festivalu už nezbývá moc času.
Festivale az bir vakit kaldı.Er is niet veel tijd meer tot het festival.
Festivale az bir vakit kaldı.Naozaj?
Festivale az bir vakit kaldı.Naprawdę?
Festivale az bir vakit kaldı.Oikeasti?
Festivale az bir vakit kaldı.Opravdu?
Festivale az bir vakit kaldı.Sério?
Festivale az bir vakit kaldı.Serios?
Festivale az bir vakit kaldı.Tényleg?
Festivale az bir vakit kaldı.Thời gian không còn nhiều nữa đâu.
Festivale az bir vakit kaldı.Tidak ada banyak waktu sampai festival.
Festivale az bir vakit kaldı.Tidak ada banyak waktu sampai festival.
Festivale az bir vakit kaldı.Virkelig?
Festivale az bir vakit kaldı.Wirklich?
Festivale az bir vakit kaldı.До праздника осталось немного времени.
Festivale az bir vakit kaldı.Справді?
Gayet açık, önceden söylediğim gibi bir roadable uçak,... ...ve yolda daha fazla vakit harcamayacaksınız.C'est clairement, comme je l'ai dit, un aéronef rotatif on ne passera donc pas trop temps sur la route.
Gayet açık, önceden söylediğim gibi bir roadable uçak,... ...ve yolda daha fazla vakit harcamayacaksınız.Esto es, como dije al inicio, una aeronave de rotores, y no vas a pasar mucho tiempo en la carretera.
Gayet açık, önceden söylediğim gibi bir roadable uçak,... ...ve yolda daha fazla vakit harcamayacaksınız.제가 앞서 말씀드렸듯이 이건 공륙양용 항공기입니다. 그런 이유로 여러분은 길 위에서 많은 시간을 낭비하지 않을 수 있습니다.