Burada vakit kaybediyoruz.- Aku ingin mereka dibawa dari sana.
Burada vakit kaybediyoruz. Burada vakit kaybediyoruz. Cephaneyi toparlayın, beş dakikanız var!Wszystkich.
Burada vakit kaybediyoruz. Burada vakit kaybediyoruz. Cephaneyi toparlayın, beş dakikanız var!أتركني أقوم بعملي وأنت قم بعملك. إنتهى.
Burada vakit kaybediyoruz. Burada vakit kaybediyoruz.Estamos a perder tempo.
Burada vakit kaybediyoruz. Burada vakit kaybediyoruz.Estamos perdiendo el tiempo.
Burada vakit kaybediyoruz. Burada vakit kaybediyoruz..אנחנו מבזבזים פה זמן
Burada vakit kaybediyoruz.Fyld op med granater og ammo, i har 5.
Burada vakit kaybediyoruz.În regulă.
Burada vakit kaybediyoruz.Izgubljamo čas.
Burada vakit kaybediyoruz.Jen tu strácíme čas.
Burada vakit kaybediyoruz.Ny udrustning.
Burada vakit kaybediyoruz.Pierdem timpul aici...
Burada vakit kaybediyoruz.- Satu helikopter lagi jatuh.
Burada vakit kaybediyoruz.V pořádku!
Burada vakit kaybediyoruz.Χάνουμε χρόνο εδώ.
Burada vakit kaybediyoruz.Губим си времето.
Burada vakit kaybediyoruz.Добре.
Burada yaşamak, burada çalışmak, boş vakitleri burada geçirmek.Itt élünk, itt dolgozunk, itt kapcsolódunk ki.
Burada yaşamak, burada çalışmak, boş vakitleri burada geçirmek.여기서 살고, 또 다른 곳에서 일하며, 또 다른 곳에서 여가를 보내고 있습니다.
Burada yaşamak, burada çalışmak, boş vakitleri burada geçirmek.Mieszkamy tu, pracujemy tam, odpoczywamy siam.
Burada yaşamak, burada çalışmak, boş vakitleri burada geçirmek.Nous y vivons, y travaillons et nous y nous divertissons.
Burada yaşamak, burada çalışmak, boş vakitleri burada geçirmek.Trăim aici, muncim aici, ne recreăm aici.
Burada yaşamak, burada çalışmak, boş vakitleri burada geçirmek.Vivere qui, lavorare là, divertirci da un' altra parte.
Burada yaşamak, burada çalışmak, boş vakitleri burada geçirmek.Viviendo aquí, trabajando aquí y divirtiéndonos por aquí.
Burada yaşamak, burada çalışmak, boş vakitleri burada geçirmek.Wir leben hier, arbeiten dort und verbringen unsere Freizeit woanders.
Burada yaşamak, burada çalışmak, boş vakitleri burada geçirmek.Ζούμε εδώ, εργαζόμαστε εδώ, διασκεδάζουμε εδώ.
Burada yaşamak, burada çalışmak, boş vakitleri burada geçirmek.Живя тут, работая здесь, отдыхая там.
Burada yaşamak, burada çalışmak, boş vakitleri burada geçirmek.Ми жили там, працювали там, відпочивали...
Burada yaşamak, burada çalışmak, boş vakitleri burada geçirmek.Работим тук, живеем тук, прекарваме си свободното време тук.
Burada yaşamak, burada çalışmak, boş vakitleri burada geçirmek.חיים כאן, עובדים כאן, ומבלים כאן.
Burada yaşamak, burada çalışmak, boş vakitleri burada geçirmek.السكن هنا، العمل هنا، الترفيه هنا.
Burada yaşamak, burada çalışmak, boş vakitleri burada geçirmek.多くの人が街を離れー
Burası şirketin lobisi. Çalışanlar danışma kabininde gönüllü olarak vakit geçiriyorlar.従業員が アドバイスブースでボランティア活動をしています
Bu saati ve saatin kaç olduğunu göremiyorum, Yüce Tanrım, yaşasın! biraz daha vakit kazanabilirim.Nevidím tieto hodiny a nevidím ako mi beží čas, takže svätý Bože, woohoo!, mohla by som získať nejaký čas.
Bu saati ve saatin kaç olduğunu göremiyorum, Yüce Tanrım, yaşasın! biraz daha vakit kazanabilirim.No puedo ver este reloj y no puedo ver el tiempo, así que ¡Santo Dios, woohoo!
Bu saati ve saatin kaç olduğunu göremiyorum, Yüce Tanrım, yaşasın! biraz daha vakit kazanabilirim.Nu pot vedea acest ceas şi nu pot vedea ora, deci, Dumnezeule, oohoo!
Bu sebeple, Charles Darwin'le tanışmam çok vakit almadı.Así que a temprana edad escuché de Charles Darwin.
Bu sebeple, Charles Darwin'le tanışmam çok vakit almadı.A tak jsem se brzy dozvěděl o Charlesu Darwinovi.
Bu sebeple, Charles Darwin'le tanışmam çok vakit almadı.Bardzo wcześnie usłyszałem o Charlsie Darwinie.
Bu sebeple, Charles Darwin'le tanışmam çok vakit almadı.Così, ancora giovane, cominciai a sentir parlare di Charles Darwin.
Bu sebeple, Charles Darwin'le tanışmam çok vakit almadı.De timpuriu auzisem de Charles Darwin.
Bu sebeple, Charles Darwin'le tanışmam çok vakit almadı.Ich hörte also schon früh von Charles Darwin.
Bu sebeple, Charles Darwin'le tanışmam çok vakit almadı.Így már elég korán hallottam Charles Darwin-ról.
Bu sebeple, Charles Darwin'le tanışmam çok vakit almadı.Ik hoorde dus al vroeg over Charles Darwin.
Bu sebeple, Charles Darwin'le tanışmam çok vakit almadı.Jadi awalnya saya mendengar tentang Charles Darwin.
Bu sebeple, Charles Darwin'le tanışmam çok vakit almadı.그래서 일찍이 저는 찰스 다윈에 대해 들었습니다.
Bu sebeple, Charles Darwin'le tanışmam çok vakit almadı.Nhờ vậy mà tôi sớm được nghe kể về Charles Darwin.
Bu sebeple, Charles Darwin'le tanışmam çok vakit almadı.Portanto, desde cedo, que ouvi falar de Charles Darwin
Bu sebeple, Charles Darwin'le tanışmam çok vakit almadı.Så jeg hørte tidligt om Charles Darwin.
Bu sebeple, Charles Darwin'le tanışmam çok vakit almadı.Έτσι λοιπόν, νωρίς άκουσα για τον Κάρολο Δαρβίνο.
Bu sebeple, Charles Darwin'le tanışmam çok vakit almadı.В довольно раннем возрасте я услышал про Чарльза Дарвина.
Bu sebeple, Charles Darwin'le tanışmam çok vakit almadı.Така че, доста рано чух за Чарлз Дарвин.
Bu sebeple, Charles Darwin'le tanışmam çok vakit almadı.ודי מוקדם שמעתי על צ'ארלס דרווין
Bu sebeple, Charles Darwin'le tanışmam çok vakit almadı.وفي مرحلة مبكرة، سمعت بتشارلز داروين.
Bu sebeple, Charles Darwin'le tanışmam çok vakit almadı.彼は大ヒーローだったんです
Bu tabi ki hemen yarın olmayacak. Biraz vakit alacak.Det her er ikke noget vi kan gøre i morgen -- det kommer til at tage noget tid.
Bu tabi ki hemen yarın olmayacak. Biraz vakit alacak.Ini tidak akan terjadi besok, ini memerlukan waktu.
Bu tabi ki hemen yarın olmayacak. Biraz vakit alacak.이것이 당장 내일 일어나지는 않을 것입니다. 시간이 좀 걸리겠죠.
Bu tabi ki hemen yarın olmayacak. Biraz vakit alacak.עכשיו, זה לא עומד לקרות מחר. זה יקח קצת זמן.
Bu tabi ki hemen yarın olmayacak. Biraz vakit alacak.الآن ، لن يحدث هذا غدا. ستستغرق بعض الوقت.