Bölge uluslararası bir vaka analizi konusu haline gelmiş, başka bölgeler için dersler çıkarılmıştır.Nenavadne dogodke je povzročilo pomanjkanje kisika na morskem dnu tisto noč.
Bölge uluslararası bir vaka analizi konusu haline gelmiş, başka bölgeler için dersler çıkarılmıştır.Tato podivná věc byla té noci způsobena anoxií, neboli nedostatkem kyslíku na mořském dně.
Bölge uluslararası bir vaka analizi konusu haline gelmiş, başka bölgeler için dersler çıkarılmıştır.Πολλοί αλιείς οραματίζονταν ένα λαμπρό μέλλον και έκαναν επενδύσεις σε καινούρια σκάφη.
Bölge uluslararası bir vaka analizi konusu haline gelmiş, başka bölgeler için dersler çıkarılmıştır.Странните явления са били причинени от аноксия или липса на кислород на морското дъно през тази нощ.
Böylece bir aydan kısa bir sürede bir felç vakasından hedefli bir aşılama kampanyasına geçildi.1件の麻痺症の発見が ターゲットを絞った予防接種プログラムに発展したのです おかげでその地域でのポリオ感染はあと1件だけでした
Böylece bir aydan kısa bir sürede bir felç vakasından hedefli bir aşılama kampanyasına geçildi.Así, en menos de un mes, pasamos de un caso de parálisis a un programa de vacunación selectiva.
Böylece bir aydan kısa bir sürede bir felç vakasından hedefli bir aşılama kampanyasına geçildi.Così che in meno di un mese, siamo passato da un caso di paralisi ad un programma di vaccinazione mirata.
Böylece bir aydan kısa bir sürede bir felç vakasından hedefli bir aşılama kampanyasına geçildi.Deci în mai puțin de o lună, am mers de la un caz de paralizie la un program dedicat de vaccinare.
Böylece bir aydan kısa bir sürede bir felç vakasından hedefli bir aşılama kampanyasına geçildi.Donc en moins d'un mois, nous sommes passé d'un cas de paralysie à un programme ciblé de vaccination.
Böylece bir aydan kısa bir sürede bir felç vakasından hedefli bir aşılama kampanyasına geçildi.Em menos de um mês, passámos de um caso de paralisia para um programa de vacinação direcionada.
Böylece bir aydan kısa bir sürede bir felç vakasından hedefli bir aşılama kampanyasına geçildi.Hingga dalam waktu kurang dari sebulan, kita beralih dari satu kasus kelumpuhan ke program vaksinasi terarah.
Böylece bir aydan kısa bir sürede bir felç vakasından hedefli bir aşılama kampanyasına geçildi.I løbet af mindre end en måned, gik vi fra et tilfælde af lammelse, til et målrettet vaccinationsprogram.
Böylece bir aydan kısa bir sürede bir felç vakasından hedefli bir aşılama kampanyasına geçildi.In weniger als einem Monat kamen wir von einem Fall von Lähmung zu einenem ganz gezielten Impfprogramm.
Böylece bir aydan kısa bir sürede bir felç vakasından hedefli bir aşılama kampanyasına geçildi.그러니까 한 달도 안되어서 단 한 건의 마비 증상이 표적 백신 접종 프로그램으로 발전했던 것입니다.
Böylece bir aydan kısa bir sürede bir felç vakasından hedefli bir aşılama kampanyasına geçildi.Takže během méně než měsíce, jsme se dostali od jednoho případu paralýzy k cílenému očkovacímu programu.
Böylece bir aydan kısa bir sürede bir felç vakasından hedefli bir aşılama kampanyasına geçildi.Vagyis kevesebb, mint egy hónap alatt eljutottunk egy megbetegedéstől egy célzott oltási kampányig.
Böylece bir aydan kısa bir sürede bir felç vakasından hedefli bir aşılama kampanyasına geçildi.Έτσι σε λιγότερο από μήνα πήγαμε απ τη μία περίπτωση παράλυσης σε ένα στοχευμένο πρόγραμμα εμβολιασμού
Böylece bir aydan kısa bir sürede bir felç vakasından hedefli bir aşılama kampanyasına geçildi.И меньше, чем через месяц, мы пришли от одного случая паралича к целенаправленной программе вакцинации.
Böylece bir aydan kısa bir sürede bir felç vakasından hedefli bir aşılama kampanyasına geçildi.Така че за по-малко от месец, от един случай на парализа стигнахме до целенасочена програма за ваксинация.
Böylece bir aydan kısa bir sürede bir felç vakasından hedefli bir aşılama kampanyasına geçildi.Таким чином, менш як за місяць ми пройшли від одного випадку зараження до цільової вакцинації.
Böylece bir aydan kısa bir sürede bir felç vakasından hedefli bir aşılama kampanyasına geçildi.כך שבפחות מחודש, הם עברו ממקרה אחד של שיתוק לתוכנית חיסון ממוקד.
Böylece bir aydan kısa bir sürede bir felç vakasından hedefli bir aşılama kampanyasına geçildi.لذا ففي أقل من شهر، مضينا من حالة إصابة واحدة لشلل الأطفال لهدف حملة التطعيم كاملاً.
Bu 42 vakanın hepsinde, onları sıkıştırdığımızda, üç çeşit tepki ile karşılaştık.우리가 그들을 밀어붙인 42개의 사례에서 세가지 종류의 반응이 있었습니다.
Bu 42 vakanın hepsinde, onları sıkıştırdığımızda, üç çeşit tepki ile karşılaştık.Dan pada seluruh 42 kasus ini, di mana kami terus menekan balik mereka, ada tiga macam reaksi.
Bu 42 vakanın hepsinde, onları sıkıştırdığımızda, üç çeşit tepki ile karşılaştık.Dans ces 42 cas, quand nous avons continué à les renvoyer, il y avait trois types de réaction.
Bu 42 vakanın hepsinde, onları sıkıştırdığımızda, üç çeşit tepki ile karşılaştık.In deze 42 gevallen kwamen er, als we ons verzetten, drie soorten reacties.
Bu 42 vakanın hepsinde, onları sıkıştırdığımızda, üç çeşit tepki ile karşılaştık.Mind a 42 esetben, amikor megfogtuk őket, háromféle reakciót tapasztaltunk.
Bu 42 vakanın hepsinde, onları sıkıştırdığımızda, üç çeşit tepki ile karşılaştık.Si in toate cele 42 de cazuri, cand am insistat pentru rezolvare, au existat trei tipuri de reactii.
Bu 42 vakanın hepsinde, onları sıkıştırdığımızda, üç çeşit tepki ile karşılaştık.Und in all den 42 Fällen in denen wir sie zurück drängten, gab es eine von drei Reaktionen.
Bu 42 vakanın hepsinde, onları sıkıştırdığımızda, üç çeşit tepki ile karşılaştık.Và trong tất cả 42 trường hợp đã nói ở trên, khi chúng tôi cứ tiếp tục ngăn họ lại thì sẽ có ba loại phản ứng.
Bu 42 vakanın hepsinde, onları sıkıştırdığımızda, üç çeşit tepki ile karşılaştık.We wszystkich 42 przypadkach, kiedy na nich naciskaliśmy, spotykaliśmy się z trzema rodzajami reakcji.
Bu 42 vakanın hepsinde, onları sıkıştırdığımızda, üç çeşit tepki ile karşılaştık.Y en los 42 casos mientras los perseguíamos hubo tres tipos de reacciones.
Bu 42 vakanın hepsinde, onları sıkıştırdığımızda, üç çeşit tepki ile karşılaştık.Και στις 42 περιπτώσεις που ασχοληθήκαμε πιέζοντας τους υπαλλήλους είχαμε τριών ειδών αντιδράσεις.
Bu 42 vakanın hepsinde, onları sıkıştırdığımızda, üç çeşit tepki ile karşılaştık.И во всех этих 42 случаях, когда мы продолжали им противостоять, было три типа реакции.
Bu 42 vakanın hepsinde, onları sıkıştırdığımızda, üç çeşit tepki ile karşılaştık.И при всички тези 42 случая, където постоянно ги надвивахме, имаше три вида реакции.
Bu 42 vakanın hepsinde, onları sıkıştırdığımızda, üç çeşit tepki ile karşılaştık.ובכל 42 המקרים האלה, כשהדפנו אותם, היו שלושה סוגי תגובות.
Bu 42 vakanın hepsinde, onları sıkıştırdığımızda, üç çeşit tepki ile karşılaştık.وفي كل هذه ال 42 حالة، عندما كنا نقوم بالضغط عليهم، كانت هناك ثلاث ردود أفعال.
Bu 42 vakanın hepsinde, onları sıkıştırdığımızda, üç çeşit tepki ile karşılaştık.抵抗を続けていると 3つの反応がありました。 関係した役人達が
Bu ağırlıkla geçerlidir ve hatta en korkunç ev içi şiddet vakalarını da kapsamaktadır.C’est une règle qui s’applique massivement, et ce même pour la violence domestique la plus flagrante.
Bu ağırlıkla geçerlidir ve hatta en korkunç ev içi şiddet vakalarını da kapsamaktadır.Esto se aplica abrumadoramente, y hasta oculta casos de la violencia doméstica más indignante.
Bu ağırlıkla geçerlidir ve hatta en korkunç ev içi şiddet vakalarını da kapsamaktadır.Isso se aplica de modo amplo, e inclui os casos mais flagrantes de violência doméstica.
Bu ağırlıkla geçerlidir ve hatta en korkunç ev içi şiddet vakalarını da kapsamaktadır.Ta zasada jest nagminnie stosowana i zgodnie z nią tuszowane są nawet sprawy jawnej przemocy domowej.
Bu ağırlıkla geçerlidir ve hatta en korkunç ev içi şiddet vakalarını da kapsamaktadır.Он используется повсеместно и даже покрывает самые вопиющие случаи домашнего насилия.
Bu ayrıca herhangi bir acil tıbbi vakaya en hızlı müdahale yöntemi.Cara tercepat untuk menjangkau berbagai keadaan darurat medis.
Bu ayrıca herhangi bir acil tıbbi vakaya en hızlı müdahale yöntemi.Ceci est une motobulance.
Bu ayrıca herhangi bir acil tıbbi vakaya en hızlı müdahale yöntemi.Das ist die schnellste Methode, einen medizinischen Notfall zu erreichen.
Bu ayrıca herhangi bir acil tıbbi vakaya en hızlı müdahale yöntemi.Đây là cách nhanh nhất để đến bất kỳ trung tâm cấp cứu nào.
Bu ayrıca herhangi bir acil tıbbi vakaya en hızlı müdahale yöntemi.De snelste manier om op de plaats van een noodgeval te komen.
Bu ayrıca herhangi bir acil tıbbi vakaya en hızlı müdahale yöntemi.E cea mai rapidă modalitate de a ajunge la oricare urgență medicală.
Bu ayrıca herhangi bir acil tıbbi vakaya en hızlı müdahale yöntemi.È il modo più veloce per raggiungere qualunque emergenza medica.
Bu ayrıca herhangi bir acil tıbbi vakaya en hızlı müdahale yöntemi.Es la forma más rápida de llegar a una emergencia médica.
Bu ayrıca herhangi bir acil tıbbi vakaya en hızlı müdahale yöntemi.Ez a leggyorsabb módja annak, hogy bármely sürgősségi esethez odaérjünk.
Bu ayrıca herhangi bir acil tıbbi vakaya en hızlı müdahale yöntemi.Isto é a forma mais rápida para chegar a qualquer emergência médica.
Bu ayrıca herhangi bir acil tıbbi vakaya en hızlı müdahale yöntemi.어떤 의료적 응급 상황에도 가장 빨리 도착할 수 있는 방법입니다.
Bu ayrıca herhangi bir acil tıbbi vakaya en hızlı müdahale yöntemi.Najszybszy sposób, by dotrzeć na miejsce wypadku.
Bu ayrıca herhangi bir acil tıbbi vakaya en hızlı müdahale yöntemi.Toto je nejrychlejší prostředek sloužící k poskytnutí první pomoci.
Bu ayrıca herhangi bir acil tıbbi vakaya en hızlı müdahale yöntemi.Αποτελεί τον ταχύτερο τρόπο να φτάσει κανείς σ' ένα έκτακτο ιατρικό περιστατικό.
Bu ayrıca herhangi bir acil tıbbi vakaya en hızlı müdahale yöntemi.Най-бързият начин да отговориш на спешно медицинско повикване.
Bu ayrıca herhangi bir acil tıbbi vakaya en hızlı müdahale yöntemi.Найшвидший спосіб дістатися до будь-якого місця нещасного випадку.
Bu ayrıca herhangi bir acil tıbbi vakaya en hızlı müdahale yöntemi.Это самый быстрый способ добраться до любого места, где требуется медицинская помощь.