Konstantinopolis'e doğru ilerlerken, vakainame yazarları ordusunun 80.000 kişiye ulaştığını yazarlar.年代記作家たちは、彼がコンスタンティノープルに近づくにつれ、その軍隊が80,000人あまりにまで膨れ上がったと述べている。
1986’daki 3,5 milyon vakaya kıyasla oldukça düşük bir rakamdır.1986年の推定感染件数の3,500,000件と比べると少ない。
Ufoloji Roswell UFO vakası ^ "UFO."レッドUFO(ウコーエンタープライズ) UFOが襲ってくる。
1170'te Thomas Becket'in öldürülmesi vakasını incelemekte olan papalık temsilcisi ile uğraştı.1170年 - カンタベリー大司教トマス・ベケット暗殺事件。
Vakaların yaklaşık yarısında kas ağrısı görülür.痙攣は約半数で認める。
Vakat belli bir delir yoktur.有気・無気の対立もない。
Gebe kadınlara ancak açık bir biçimde gerekliliği saptanmış vakalara uygulanmalıdır.真性のマゾ女性しか受け入れられない責めである。
Bugüne kadar birkaç tane vaka görüldü.しかし、これまでいくつかの発見があった。
Japonya'da Salmonella enfeksiyonu nedeniyle toplu ölüm vakaları kaydedilmiştir.日本では、感染症法に基きツツガムシ病の症例を集計している。
Yani en zor vakalardan” demişti.彼は最も一般的なのである」と評した。
Tesla'yı yok edip dünya vakalarına geçer.タイタモンを殺害し、世界を滅ぼさんと襲い掛かってくる。
Maalesef ki çıkıntıların uyumsuzluğu sık görülen vakadır.そしてカメラの自動露出はしばしば不安定である。
İlk kez Sherlock Holmes'ün "Son Vaka" macerasında görülmüştür.この事件は、私立諮問探偵のシャーロック・ホームズに関する、最後の物語である。
Bu vakalar kadınlara karşı sık sık işlendi.よく女性に間違われている。
Vakar jie darė skrybėles. : Dün şapka yapıyorlardı.翌11月17日に彼らは戴帽式を行った。
Freud, Viyana Üniversitesi'ndeki eğitiminde histeri vakalarına özel bir ilgi duymuştur.ランソンはアメリカの大学で宗教教育が重視されていることに驚いている。
Örneğin ABD'de yılda 100 kadar vakaya rastlanır.米国では年間10万件を超える症例が発生している。
(İncelediği vakaların sayısı 2002 yılında 2006’yı bulmuştur.)』(読み切りは2006年。
Küresel olarak, çocuklardaki çoğu vaka, rota virüs’ten kaynaklanır.世界的にみて小児の発症例のほとんどがロタウイルスによるものである。
Long "Amerika'daki levye vakası" olarak da anılır.アメリカのレコード盤に多くこう呼ばれるようになった。
Bu halde durum acil vaka olarak tanımlanır.これを緊急逮捕という。
Vakaların %20’sinde dil veya boğaz şişebilir.20%的病例可能会出现舌或咽喉肿胀。
Ağır ve vakarlı adımlarla Hüsrev Paşa’ya yaklaştı, selam verdi.尔乃移家其上,使先生金玉其音兮,徒效子桑趋举而旁皇。
Vakayiname 907 yılı saldırısını kabul edilebilir detayları ile tanımlar.编年史对907年的突袭进行了相当详细的描述。
Bazı ölüm vakaları dakikalar içinde gerçekleşir.一些病例在数分钟内即导致死亡。
Örneğin, influenza döneminde influenza tüm viral vakaların yarısından fazlasının nedeni olabilir.舉例來說,在流感季節,流行感冒病毒感染所佔的總病毒感染比例可能可以達到一半以上。
Vakaların üçte ikisinde aile içinde migren vardır ve nadiren tek gen bozukluğuna bağlı olarak meydana gelir.三分之二的病例都有家族遗传的因素,很少是因为一种基因缺陷而导致的。
Dönemin Vakanüvisleri tarafından övülen ve takdir edilen Sybilla, doğumdan kısa bir süre sonra ölmüştür.西比拉,常常被当时的编年史家赞美和歌颂,她在生下孩子后很快又死去了。
Vakat belli bir delir yoktur.并无实在劣迹。
Zehirleme vakalarına dair bir rapor yoktur.两篇报道都没有关于投毒的信息。
32'den fazla ülkede vakaya rastlanmıştır.全世界超過32個國家曾有此疾病的報告。
Vakaların üçte birinde ateş görülür.一战中,四分之三的伤者都伤于炮火。
Hastalığın Vakaları yalnızca Afrika ve Arabistanda görülmüştür.過去只在非洲與阿拉伯地區出現爆發的紀錄。
Vakaların %32-50’sinde neden bilinmemektedir (idyopatik anafilaksi).在32-50%的病例中,并不知道其病因(特发性全身性过敏反应)。
Bu ölüm vakalarının 450.000'den çoğu 5 yaş altı çocuklarda görülen rota virüse bağlıdır.这些死亡病例中有多于45万是患小儿轮状病毒的5岁以下的幼童。
Vakaların %7’sinin sebebinin, egzersiz eksikliği olduğu düşünülmektedir.也有學者相信,7%的病例可能是缺乏运动所致。
Vakaların %96’sında bitemporal gerileme şeklinde başlar.参见第96个练习的答案。
Vakaların yüzde 80’i Demokratik Kongo Cumhuriyeti iҫinde gӧrülmektedir.80%以上的新感染病例发生在刚果民主共和国。
Ender vakalarda konvulsiyon ortaya çıkmıştır.在《Conquer》中彻底失踪。
Tip 1 diabetes mellitus, dünyadaki tüm diyabet vakalarının yaklaşık % 5-10'unu oluşturmaktadır.1型糖尿病佔所有糖尿病病例的5%-10% 。
Oyunda yaralananlara, hatta ölüm vakalarına dahi rastlanırdı.比赛中受伤很常见,甚至偶有死亡的例子。
Ta ki Ground Zeroes vakasına kadar.以爭我富士河東之地。
Bu halde durum acil vaka olarak tanımlanır.我們稱這些事件為必然事件。
Bu kavram, 1891'de Arnold Pick tarafından psikozu olan bir hastanın vaka raporunda kullanıldı.其後阿諾德·皮克(英语:Arnold Pick)於1891年在他的精神障礙病例報告中使用了它。
ABD'de yılda yaklaşık 500 vaka teşhis edilmektedir.한 해에 약 500건의 사례가 미국에서 진단되고 있다.
Vakat belli bir delir yoktur.이리자리는 명확한 신화가 없다.
İleri vakalarda dinlenme sırasında da gözlenebilir ve sürekli gözlenebilir.중증 단계에서는 쉬고 있는 중에도 발생하며 항상 나타날 수도 있다.
Çoğu vakada çekilme aşama aşama yıllar boyunca sürer.일년 중에 내리는 강우량의 대부분이 이 기간 동안에 내린다.
İlk UAS vakası kozmonott Gherman Titov tarafından 1961’de rapor edilmiştir.SAS의 첫 번째 사례는 1961년 체먼 티토프(Gherman Titov)이다.
Bu vakalardan 3'ü ölümle sonuçlanmıştır.이 세 가지 것의 끝은 죽음이다.
İnfluenza A veya B, ile ilişkili ağır vakalarda antiviral nöraminidaz inhibitörler verilebilir.인플루엔자 A, B형과 관련된 심한 경우에는 항바이러스제인 뉴라미니다아제 억제제를 투여할 수 있다.
Yaşanan bu olaya "Fil Vakası" adı verilmiştir.이 사건을 일명 '셀프 제명' 사건이라 부른다.
Prof. Stevenson her vakada çocukların raporlarını metotlu olarak belgeledi.브르트니에르 신부는 미사 때마다 교우들에게 그의 경건한 태도를 칭찬하곤 했다.
Fakat ateşsiz vakalar da olabilir.또, 비문증이 있을 가능성도 있다.
Vakaların yüzde 80’i Demokratik Kongo Cumhuriyeti iҫinde gӧrülmektedir.מעל 80% מהמקרים הם ברפובליקה הדמוקרטית של קונגו.
(İncelediği vakaların sayısı 2002 yılında 2006’yı bulmuştur.)(כל הנתונים מתייחסים לתחילת 2014).
Bu olaya Vaka-i Hayriye denir.אין זה פלא שקוראים לזה דיקטטורה שיפוטית.
Bu vaka "Whitehall Gizemi" olarak adlandırılmıştır.המקרה נודע מאז בשם "תעלומת וייטצ'אפל".
Hastalığın Vakaları yalnızca Afrika ve Arabistanda görülmüştür.התפרצויות של המחלה התרחשו רק באפריקה ובחצי האי ערב.
Trizomi 18’li vakaların en azından %87’sinde gelişme geriliği vardır.בשלב הסאב-אקוטי, 87% מהנשים מדווחות על לפחות בעיית בריאות אחת.