Ana içeriğe geç
Sözlük

vak ile cümle

vak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Eğer gelemezsen, bana vaktinden önce bildirmelisin.If you can't come, you should let me know ahead of time.
Eğer gelemezsen, lütfen bana vaktinden önce bildir.If you can't come, please let me know ahead of time.
Vaktimin çoğunu Boston'da geçiriyorum.I spend most of my time in Boston.
Tom ve Mary çocukken birlikte çok vakit geçirdiler.Tom and Mary spent a lot of time together when they were kids.
Fransızca öğrenmeme yardım etmeye vaktin olur mu dersin?Do you think you'd have time to help me learn French?
Fazla vaktim yok. Acele eder misiniz?I don't have much time. Would you please hurry up?
Her ay iki cinayet vakası vardı.Every month, there were two cases of murder.
Şimdi vakti değil.Now is not the time.
Seninle plaja gitmek isterim ama bugün vaktim yok.I would like to go to the beach with you but today I don't have time.
Sen vakit kaybedeceksin.You'll lose time.
Sizinle uğraşacak vaktim yok.I have no time to deal with you.
Seninle uğraşacak vaktim yok.I have no time to deal with you.
Tom o vakitte nerede olduğu hakkında polise yalan söyledi.Tom lied to the police about where he was at that time.
Birlikte vakit geçirmemize memnun oldum.I'm glad we were able to spend some time together.
Tom günün bu vaktinde bankada olmazdı.Tom wouldn't be at the bank this time of day.
Tom'un bu gece geç vakte kadar çalışmak zorunda kalmayacağına eminim.I'm sure Tom won't have to work late tonight.
Ben bu hafta sonu iyi vakit geçireceğim.I'm going to have a good time this weekend.
Tom iyi vakit geçiriyor gibi görünüyordu.Tom looked like he was having a good time.
Toplantı için vaktinde olacağım.I'll be back in time for the meeting.
Umarım hepiniz iyi vakit geçiriyorsunuzdur.I hope you're all having a good time.
Korkarım vaktimiz yok.I'm afraid we don't have the time.
Vaktini boşa harcamanı kast etmedim.I didn't mean to waste your time.
Benim bu akşam vaktim olmayacak.I won't have time this evening.
Tom Mary'ye bir uyku vakti hikayesi okudu.Tom read Mary a bedtime story.
Vaktin bu olduğundan emin değilim.I'm not sure this is the time.
Vakit kaybetmeyeceğim.I'm not going to waste time.
Geç vakte kadar yatmazsın, değil mi?You're up late, aren't you?
Tom iyi vakit geçiriyordu.Tom was having a good time.
Ben iyi bir vakit geçirecektim.I would've had a good time.
Köpeği besleme vakti.It's time to feed the dog.
Tom iyi vakit geçiriyor.Tom's having a good time.
Ben iyi vakit geçiriyorum.I'm having a good time.
Vaktimi boşa harcadın.You've wasted my time.
Tom her zaman vaktinde.Tom is always on time.
Vakit ayıracağım.I'll get around to it.
Vaktinde miyiz?Are we on schedule?
Vaktinde gelirim.I'll be on time.
Sen vaktini harcıyorsun.You are wasting your time.
Oyun oynayacak vaktim yok.I don't have time to play games.
Sana bir sandviç yapmak için vaktim yok.I don't have time to make you a sandwich.
Seninle oyun oynamak için vaktim yok.I don't have time to play games with you.
Ne yazık ki, bugün vaktim yok. Eğer olsaydı seninle sinemaya giderdim.Alas, I've no time today. If I did, I'd go to the movies with you.
Neredeyse akşam yemeği vakti olmalı. Gerçekten açım.It must be about time for dinner. I'm really hungry.
Tom ve Mary genellikle birlikte iyi vakit geçirirler.Tom and Mary usually have a good time together.
Tom ve Mary satranç oynayarak vakit öldürdüler.Tom and Mary killed time playing chess.
Tom vaktinde toplantıda olamayacak.Tom won't be in time for the meeting.
Tom toplantıya vaktinde yetişemeyecek.Tom won't be in time for the meeting.
Tom'la biraz vakit geçirmek istiyorum.I'd like to spend some time with Tom.
Siz hoşça vakit geçirdiniz, değil mi?You had a good time, didn't you?
Tom iyi vakit geçiriyor olmalı.Tom must be having a good time.
Oraya neredeyse vaktinde vardık.We almost got there on time.
Neredeyse akşam yemeği vakti.It's almost dinnertime.
Güzel vakit geçirdik.We had a nice time.
Gece vakti kuyumcu dükkanını soydular.They robbed the jewelry store during the night.
Vaktimi boşa harcamayacağım.I won't waste my time.
Şimdi bir raket yapmak için vakit yok!Now's no time to make a racket!
Tom ve Mary gerçekten iyi vakit geçiriyorlar.Tom and Mary are having a really good time.
Siz iyi vakit geçiriyor gibi görünüyorsunuz.You guys seem to be having a good time.
Tom gerçekten iyi vakit geçiriyor.Tom is really having a good time.
Çok vaktimiz yok, Tom.We are short of time, Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod