Ana içeriğe geç
Sözlük

vak ile cümle

vak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Kız-kaçırma vakalarının çoğu cezayla sonuçlanmıyor.Most of the kidnappings go unpunished.
O zaman daha masum bir vakitti.It was a more innocent time.
İlk vaka 9 Şubat'ta Gine Ormanı'nda tespit edildi.The first case was detected on 9 February in the forest of Guinea.
Mart ayı içerisinde Gine'de, Ebola nedenli 59 ölüm vakası bildirildi.In total, 59 deaths from Ebola were reported in Guinea in March.
Bu vakit boyunca ailemle iletişimim yoktu.I could not have any contact with my family during this time.
Dr. Denis Mukwege'nin bu çalışmasıyla birlikte tanınma vakti gelmiştir.It's about time that Dr. Denis Mukwege is recognized for this work.
Kaybolma vakası ile ilgili olarak yerel vali Francisco Javier García González şunları söyledi:Regarding the disappearances, local mayor Francisco Javier García González noted:
Aslında Afganlar dünyadaki en emri vakici insanlardır.Indeed, Afghans are the most persistent up-bringers in the world.
Grafitide "Her şeyi değiştirmenin vakti." yazıyordu."It's time to change everything," the graffiti declares.
"Kadın Avrettir" altında "Idlib Din Heyeti ve Vakfı" yazısı."A Woman is Awra" followed by "Idlib Religious Mission and Endowment."
Bu ağırlıkla geçerlidir ve hatta en korkunç ev içi şiddet vakalarını da kapsamaktadır.That applies overwhelmingly, and even covers cases of the most egregious domestic violence.
Açıkça ihbar edilmiş bir dizi vakada, şüphelenilen istismar trajik son bulmuştur.In a number of well-reported cases, suspected abuse has led to tragic ends.
Fotoğraf Peter Tatchell Vakfı'nın izni ile kullanılmıştır.Image from Peter Tatchell Foundation used with permission.
Raporda ayrıca birçok Endonezyalı Çinli kadına yönelik tecavüz vakaları da belgelendi.The report also documented cases of rape that victimized many Indonesian Chinese women.
Azınlık vakıfları, mülkleri için tazminat alacaklarMinority foundations to receive compensation for property
Etkinliği İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı düzenliyor.The festival is organised by the Istanbul Culture and Art Foundation.
Yetkililer bu yılın ilk üç ayında 104 yeni vaka kaydettiler.Authorities registered 104 new cases in the first three months of this year.
İkinci ve üçüncü gruplar Gorna Gora bölgesi ve Vaksince'de yer alıyorlar.The second and the third groups are located in the Gorna Gora region and in Vaksince.
İşin özü insanların iyi vakit geçirmesi değil mi?"Isn't the idea for people to have a good time?"
Etkinliğe kültür bakanlığı ve Uluslararası Tose Proeski Vakfı sponsor oldu.The ministry of culture and the International Tose Proeski Foundation sponsored the event.
Vakıf, kemik iliği bağışçıları için de bir kayıt tutuyor.The foundation has also set up a registry of bone marrow donors.
Belge, “Yeni bir polis kavramı üzerinde görüşecek vakit yok.The document continues, "There is no time to negotiate a new police concept.
Polise göre, 2011'in ilk altı ayında Sırp Cumhuriyeti'nde 206 yasa dışı silah vakası kaydedildi.In the first six months of 2011, police say Republika Srpska logged 206 illegal weapons cases.
Gerçalyu, "Elimizde, ailelerin cesetleri göz teşhise dayanarak toprağa verdikleri 2 bin 19 vaka var."We have 2,019 cases in which families buried bodies based only on visual identification.
Bazı vakalar yasaları değiştirmek için kulis amaçlı olarak kullanılıyor.Some cases are used to lobby to change laws.
SETimes: Her yasaları çiğneme vakası münferit olarak değerlendirilebilir mi?SETimes: Each case of law breaking can be treated individually?
Forumu Romanya Milletvekilleri Meclisi ve Soros Vakfı Romanya düzenledi.Its organisers were the Romanian Chamber of Deputies and the Soros Foundation Romania.
Gerçek, Adalet ve Uzlaşma Vakfıbaşkanı Sinan Aliç buna katılıyor.Sinan Alic, president of the Foundation of Truth, Justice and Reconciliation, agrees.
Vakaların yarısındaysa sorun aile içinde alkolizmle bağlantılı."In half of the cases, the problem is linked with alcoholism in the family."
Ayrıca, mahkemeler ve polisin de vakaları daha verimli bir şekilde işleme koyması gerekiyor.Also, the courts and police must process cases more efficiently.
Örgüt üyesi, açık hile vakaları yaşandığını da belirtti.In addition, he said, there were clear cases of fraud.
Cumhurbaşkanı, Podgorica'nın vakit geçirmeden Sırbistan'a yeni bir büyükelçi atamasını bekliyor.He expects Podgorica will quickly appoint a new ambassador to Serbia.
Arnavutluk kuş gribi vakasını doğruladıAlbania confirms bird flu case
Arnavutluk 8 Mart Çarşamba günü ilk H5N1 tipi kuş gribi vakasını doğruladı.Albania on Wednesday (8 March) confirmed its first case of the H5N1 avian flu virus.
Babası onu bulduğunda vakit öğleden sonrayı geçmişti.It was late afternoon before his father found him.
Geçen yıl tarafta, 2009 yılına oranla 22 artışla 256 intihar vakası gerçekleşti.Last year, there were 256 suicides in the entity, or 22 more than in 2009.
Bu arada ülkede devam eden yolsuzluk vakalarıyla acil olarak ilgilenilmesi gerekiyor.Meanwhile, ongoing corruption cases in the country need urgent attention.
Bulgar sağlık makamları Perşembe günü olası bir SARS vakası bildirmişti.Bulgarian health authorities reported a possible SARS case Thursday.
Listedeki diğer tek Balkan ülkesi ise tek vaka bildiren Romanya.The only other Balkan country on the list is Romania, which has also reported one case.
Vakfın merkezi Anchorage, Alaska'da bulunuyor.It is based in Anchorage, Alaska.
Geçtiğimiz yıl, Sırbistan İçişleri Bakanlığı sadece 30 korsanlık vakası ortaya çıkardı.Last year the Serbian Ministry of Interior only uncovered 30 piracy cases.
Vakaların çoğu, otomotiv sektöründe kaçak yazılım üretim, dağıtım ve kullanımıyla ilgiliydi.Most cases were on production, distribution or usage of illegal software in the auto-industry.
Southeast European Times için Vakıflı'dan Alexander Christie-Miller'ın haberi -- 12/05/11By Alexander Christie-Miller for Southeast European Times in Vakifli -- 12/05/11
Vakıflı'da yerel ürünler satan bir Ermeni kadını. [Alexander Christie-Miller/SETimes]An Armenian woman in Vakifli sells local produce. [Alexander Christie-Miller/SETimes]
Görünürde, herhangi birinin Vakıflı'yı neden terk etmek istediğini anlamak zor.On the surface, it's hard to see why anyone would leave Vakifli.
Komisyon başkanı, "Iliescu ve partisi yıllardır geçmişle uğraşmanın vakit kaybı olduğunu iddia etti."For years, Iliescu and his party have claimed that dealing with the past is a waste of time.
Toplantıyı, Alman Konrad Adenauer Stiftung (KAS) vakfı düzenledi.The meeting was co-ordinated by the German foundation Konrad Adenauer Stiftung (KAS).
İyi vakit geçirdik.We had a nice time.
El Kadı'nın, başkanı olduğu bir vakıf kanalıyla el Kaide'ye para sağladığı iddia ediliyor.He allegedly channeled funds to al-Qaeda via a foundation he headed.
Tiran'da 6 Ekim Salı günü bir Arnavut-Amerikan Kalkınma Vakfı kuruldu.An Albanian-American Development Foundation was established on Tuesday (October 6th) in Tirana.
Vakıf USAID tarafından destekleniyor.The foundation is supported by USAID.
Vakıf, her yıl 28 Eylül'de Bireysel Silahsızlanma Günü'nü kutluyor.The Foundation observes Individual Disarmament Day every year on 28 September.
İntihar vakalarında ise intihar edenlerin 83'ü erkek, 38'i kadındı.Of the suicides, 83 were male and 38 female.
Ancak ev içi şiddet vakalarının çoğu bildirilmiyor.Many domestic violence cases go unreported, however.
Sullivan, "Ülkelerinin önünde bir seçim var ve vakit giderek azalıyor."There is a choice facing their country and time is running out.
İnsanlar öğle vakti toplanmaya başlıyor ve kalabalık, güneş batana kadar kalıyor.People start gathering around noon and the place is crowded for as long as there is daylight.
Proje 2002 yılında merkezi İstanbul'da bulunan Kültürel Farkındalık Vakfı tarafından başlatılmıştı.The project was launched in 2002 by the Istanbul-based Cultural Awareness Foundation.
Devlet geçmişte sık sık, kurumlarımıza, vakıflarımıza ve kiliselerimize ait mülklere el koydu.They have the right to have the property of our institutions, our foundations, and our churches.
Vakaların %70 ila %85'inde tacizci, çocuğun tanıdığı ve güvendiği bir kişiymiş.In 70% to 85% of cases, the abuser was a person the child knew and trusted.
(Kathimerini - 08/11/05; AP, Pravda - 07/11/05; Vicdani Red Vakfı)(Kathimerini - 08/11/05; AP, Pravda - 07/11/05; Appeal of Conscience Foundation)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod