Ana içeriğe geç
Sözlük

vak ile cümle

vak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
(Bu münafıklar) müminlerle karşılaştıkları vakit "(Biz de) iman ettik" derler.And when they meet those who have believed, they say: We believe.
Allah onları karaya çıkararak kurtardığı vakit içlerinden bir kısmı orta yolu tutar.Then when He delivereth them on the land, only some of them keep to the middle course.
Hani o vakitler Allah sana uykunda (rüyanda) onları az gösteriyordu.And recall what time Allah shewed them few unto thee in thy dream.
Vaktiyle sana şöyle vahyettiğimizi hatırla: "Şüphesiz Rabbin insanları kuşatmıştır."And recall what time We said unto thee: verily thy Lord hath encompassed mankind.
(Yine unutma ki) Bir vakit meleklere: "Âdem'e secde edin" demiştik.And recall what time We said unto the angels: prostrate youselves before Adam.
Gecenin bir kısım vakitlerinde ve gündüzün etrafında da tesbih et ki hoşnudluğa eresin.And hallow Him in part of the night and the ends of the day, haply thou wilt be pleased.
Yanları yere yaslandığı vakit de onlardan yiyin, kanaat edip istemeyene de, isteyene de yedirin.Then when they fall down on their sides, eat thereof and feed the contented and suppliant.
Andolsun ki biz, vaktiyle İsrailoğulları'na kitap, hüküm ve peygamberlik vermiştik.And assuredly.
Dilediğimiz vakit de kılıklarını değiştiririz.And whenever We list, We can replace them with others like Unto them.
Bunlar iman edenlerle karşılaştıkları vakit “Biz de müminiz” derler.And when they meet those who have believed, they say: We believe.
O vakit Allah sana müşrik askerlerini rüyanda az göstermişti.And recall what time Allah shewed them few unto thee in thy dream.
Düşünün ki Biz, bir vakit meleklere: “Âdem'e secde edin!” dedik.And recall what time We said to the angels: prostrate yourselves before Adam.
Onlar, yapmış olduklarından ötürü hiç bir vakit onu dileyemiyeceklerdir.And they will never wish there for, because of that which their hands have sent forward.
Çünkü namaz, mü'minlere vakitli olarak farz kılınmıştır.Verily, the prayer is enjoined on the believers at fixed hours.
Başlarına gelecek azab zamanı, sabah vaktidir.Indeed, morning is their appointed time.
Sonra belirlediğimiz bir vakitte bize geldin ey Musa!Then you came here according to the fixed term which I ordained (for you), O Musa (Moses)!
Çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır.Verily, the prayer is enjoined on the believers at fixed hours.
Onlara va'dolunan (azap) sabah vaktidir.Indeed, morning is their appointed time.
Namaz şüphesiz, inananlara belirli vakitlerde farz kılınmıştır.Verily, the prayer is enjoined on the believers at fixed hours.
İşte bu, vaktiyle gördüğüm rüyanın çıkışıdır; Rabbim onu gerçekleştirdi.This is the interpretation of my dream aforetime! My Lord has made it come true!
O vakit birisini öldürmüş, çekişip suçu üstünüzden atmıştınız hani.And (remember) when you killed a man and fell into dispute among yourselves as to the crime.
Ey inananlar, muayyen bir müddet için borçlandığınız vakit bunu mutlaka yazın.O you who believe! When you contract a debt for a fixed period, write it down.
O vakit biz meleklere, "Âdem'e secde edin" demiştik de İblis dışında tümü secde etmişti.And (remember) when We said to the angels: "Prostrate yourselves before Adam.".
Namaz/dua, müminler üzerine vakti belirlenmiş bir farz olmuştur.Verily, the prayer is enjoined on the believers at fixed hours.
Ama Allah onları kurtarınca, hiç vakit geçirmeden yeryüzünde haksızlığa sapıp azgınlaşırlar.But when He delivered them, behold! They rebel (disobey Allah) in the earth wrongfully.
Onların azap vakti, sabah vaktidir.Indeed, morning is their appointed time.
Bunların tümü belirlenmiş bir vakte kadar akar dururlar.He has subjected the sun and the moon (to continue going round)!
Sonra, belirlenen bir vakitte/bir kadere göre geliverdin, ey Mûsa!"Then you came here according to the fixed term which I ordained (for you), O Musa (Moses)!
Belirlenmiş bir süre için birbirinize borçlandığınız vakit onu yazın.When you contract a debt for a fixed period, write it down.
O vakit Allah'tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın!And by the Mercy of Allah, you dealt with them gently.
Onlara vadolunan (helak) zamanı, sabah vaktidir.Indeed, morning is their appointed time.
Belli bir vade ile karşılıklı borç alış verişinde bulunduğunuz vakit onu yazın.When you contract a debt for a fixed period, write it down.
Alım satım yaptığınız vakit de yine şahit tutun.But take witnesses whenever you make a commercial contract.
Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır.Verily, the prayer is enjoined on the believers at fixed hours.
Böylece dönüp babalarına geldikleri vakit, dediler ki: "Ey babamız!So, when they returned to their father, they said: "O our father!
Her biri belli bir vakte kadar akar gider.He has subjected the sun and the moon (to continue going round)!
Yine o vakti hatırla ki biz, meleklere: "Âdem'e secde edin!" demiştik.And (remember) when We said to the angels; "Prostrate to Adam."
Andolsun ki biz vaktiyle Musa'ya kitap vermiştik.And indeed We gave Musa (Moses) the Scripture [the Taurat (Torah)].
Sonra dönüşünüz, Rabbinizedir. O vakit, O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir.Then to your Lord is your return, so He will inform you what you used to do.
O vakit meleklere: “Âdem‘e secde edin!” dedik. İblis dışındaki bütün melekler secde ettiler.And (remember) when We said to the angels: "Prostrate yourselves before Adam.".
Bir vakit şöyle dediniz: “Mûsa!And (remember) when you said, "O Musa (Moses)!
Halbuki Îsâ vaktiyle şöyle demişti:“Ey İsrail oğulları!But the Messiah ['Iesa (Jesus)] said: "O Children of Israel!
Vakta ki Yusuf'un onu vermesinden ümitlerini kestiler.So, when they despaired of him, they held a conference in private.
Onun yanında ne var, ne yoksa Biz hepsine vakıf idik.And We knew all about him (Dhul-Qarnain).
Şahitler, çağrıldıkları vakit çekinmesin.And the witnesses should not refuse when they are called on (for evidence).
Namaz, inananlar üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır.Verily, the prayer is enjoined on the believers at fixed hours.
İnkarcılar, "Saat, hiç bir vakit gerçekleşmeyecek," dediler.Those who disbelieve say: "The Hour will not come to us."
Bir vakit Musa'ya kırk gecelik vade verdik.And recall that We appointed for Moses forty nights.
Tanıklar da, çağrıldıkları vakit kaçınmasınlar.Witnesses must not refuse when called upon.
Mallarını geri vereceğiniz vakit bu muameleyi tanıklar huzurunda yapın.When you hand over their properties to them, have it witnessed for them.
Onlara şöyle denmişti: "Bir vakte kadar yiyip içip eğlenin."They were told, “Enjoy yourselves for a while.”
Size verdiğim nimeti ve vaktiyle sizi âlemlere üstün kıldığımı hatırlayın.Remember My favor which I bestowed upon you, and I that favored you over all nations.
Sizlere ihsan ettiğim nimetimi ve sizi vaktiyle âlemdeki ümmetlere üstün tuttuğumu hatırlayın!Remember My blessing which I bestowed upon you, and that I have favored you over all people.
O vakit askeriniz çok da olsa size hiç bir şekilde fayda vermez.And if you return, We will return; and your troops, however numerous, will not benefit you.
Fakat o vakit iman edip de imanları kendilerine fayda vermiş bir kasaba olsaydı?If only there was one town that believed and benefited by its belief.
Haberin olsun, helâk zamanları sabah vaktidir.Their appointed time is the morning.
Onlar çağrıştılar. Ama artık kurtuluş vakti değildi.They cried out when it was too late to escape.
O vakit meleklere: “Âdem‘e secde edin!” dedik.And We said to the angels, “Bow down to Adam.”
Ve bir vakit Mûsâ'ya kırk gecelik bir süre ayırmıştık.And recall that We appointed for Moses forty nights.
Size ihsan ettiğim nimetimi. Ve sizi vaktiyle diğer insanlara üstün kıldığımı hatırlayın.Remember My blessing which I bestowed upon you, and that I have favored you over all people.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod