Ana içeriğe geç
Sözlük

vak ile cümle

vak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Geçtiği vakit geceye,And the night when on the wane,
Ağardığı vakit sabaha,The morning when it is unveiled,
Yargılama Günü, belirlenmiş bir vakittedir.Surely a time is fixed for the Day of Judgement.
Andolsun tan vaktine,I CALL TO witness the dawn
Düştüğü vakit kurtaramaz parası/malı onu.And his riches will not avail him when he falls headlong (into the Abyss).
Andolsun kuşluk vaktine,I CALL TO witness the early hours of morning,
"Kıskandığı vakit kıskananın şerrinden."From the evil of the envier when he envies.
Biz de üstlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik, yalnız Lut ailesini seher vakti kurtardık;Indeed We sent a shower of stones upon them, except the family of Lut; We rescued them before dawn.
Ey İnananlar! Allah yolunda yürüdüğünüz vakit, her şeyi iyice anlayın.O People who Believe!
Rabbinizden korkun! Çünkü kıyamet vaktinin depremi müthiş bir şeydir!O people, fear your Lord; indeed the earthquake of the Last Day is a tremendous thing.
Biz de üstlerine taş (yağdıran bir fırtına) gönderdik. Ancak Lut ailesini seher vakti kurtardık.Indeed We sent a shower of stones upon them, except the family of Lut; We rescued them before dawn.
O vakit bunlardan bir grup: "Ey Medine halkı!And when a group among said, “O people of Medinah!
Bir vakit şöyle dediniz: “Mûsa! Biz bir çeşit yemeğe imkânı yok katlanamayız.And when you said, “O Moosa!
Bir vakit de İbrâhim: “Ya Rabbî, ölüleri nasıl dirilteceğini bana gösterir misin?” demişti.And when Ibrahim said, “My Lord!
Bir vakit de Mûsâ kavmine şöyle demişti. “Ey kavmim!And when Moosa said to his people, “O my people!
Bir vakit de havariler: “Ey Meryem oğlu İsa!When the disciples said, “O Eisa, the son of Maryam!
Bâri, kendilerine şiddetimiz geldiği vakit yalvarsaydılar, tövbe etseydiler! Fakat heyhât!So why did they not humbly plead when Our punishment came to them?
Bir de, İbrâhim, bir vakitler şöyle demişti: “Ya Rabbî!And remember when Ibrahim prayed, “O my Lord!
Vakta ki o genç yiğitler mağaraya çekildiler. Şöyle niyaz ettiler: “Ulu Rabbimiz!When the young men took refuge in the Cave – then said, “Our Lord!
Vakti geldi, Meryem'in oğlu Îsâ da: “Ey İsrail oğulları! dedi, “Ben size Allah’ın Resûlüyüm.And remember when Eisa the son of Maryam said, “O Descendants of Israel!
Üzerlerine taş yağdıran bir fırtına gönderdik, yalnız Lut'un ailesini seher vakti kurtardık.Indeed We sent a shower of stones upon them, except the family of Lut; We rescued them before dawn.
De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir." Evlere arkalarından girmek iyilik değildir.Say: 'They are appointed times for the people, and the Pilgrimage.'
(Musa): "Buluşma zamanınız, Süs (bayram) günü ve insanaların toplanacağı kuşluk vakti olsun" dedi.'Your tryst shall be upon the Feast Day.' said Moses. 'Let the people be mustered at the high noon.'
Yeryüzünde belli bir vakte kadar sizin için bir yerleşim ve meta (geçim) vardır."In the earth a sojourn shall be yours, and enjoyment for a time.'
Çünkü onlara isabet edecek olan, ona da isabet edecektir. Onlara va'dolunan (azap) sabah vaktidir.Their promised time is the morning; is the morning not nigh?'
Musa: "Buluşma zamanımız sizin bayram gününüzde, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.'Your tryst shall be upon the Feast Day.' said Moses. 'Let the people be mustered at the high noon.'
Zekeriyya, ne vakit mihRaba girse yanında bir yiyecek bulurdu.Whenever Zachariah went in to her in the Sanctuary, he found her provisioned.
Onlardan önce nice ümmetleri helak ettik de bağrışıp çığrıştılar ama kurtuluş vakti çoktan geçmişti.How many a generation We destroyed before them, and they called, but time was none to escape.
Güneş'i ve Ay'ı da boyun eğdirmiştir. Bunların tümü belirlenmiş bir vakte kadar akar dururlar.He subjected the sun and the moon, each one running to a term stated.
İnsanlar kuşluk vakti bir araya getirilsin."'Let the people be mustered at the high noon.'
Evlerinizde de vakarlı oturun. İlk cahiliye teşhirciliği gibi kendinizi teşhir etmeyin.Remain in your houses; and display not your finery, as did the pagans of old.
De ki: Onun ilmi ancak Rabbimin katındadır. Onun vaktini O'ndan başkası açıklayamaz.Say: 'The knowledge of it is only with my Lord; none shall reveal it at its proper time, but He.
(Bunların) her biri muayyen bir vakte kadar akıp gitmektedir.He subjected the sun and the moon, each one running to a term stated.
Musa: Buluşma zamanınız, bayram günü, kuşluk vaktinde insanların toplanma zamanı olsun, dedi.'Your tryst shall be upon the Feast Day.' said Moses. 'Let the people be mustered at the high noon.'
Bir kasabaya konaklayın o vakit istediğiniz elbette olacaktır." dedi.He said, 'Would you have in exchange what is meaner for what is better?
Sana hilâllerden soruyorlar. De ki: Onlar insanlar için de, hac için de vakit ölçüleridir.They will question thee concerning the new moons.
Çünkü ona da onlara gelecek olan musibet gelecektir. Haberin olsun, helâk zamanları sabah vaktidir.Their promised time is the morning; is the morning not nigh?'
Her biri belli bir vakte kadar akar gider. Bütün işleri O yönetiyor.He subjected the sun and the moon, each one running to a term stated.
O vakit onlar şöyle diyerek teslim olurlar: "Biz, bir kötülükten dolayı yapmıyorduk."Then they will offer surrender: 'We were doing nothing evil.
Nihayet dağın iki ucunu denkleştirdiği vakit: "Ateş yakıp körükleyin" dedi.Until, when he had made all level between the two cliffs, he said, 'Blow!'
Musa: "Sizinle buluşma zamanı, süs (bayramı) günü ve insanların toplanacağı kuşluk vaktidir." dedi.'Your tryst shall be upon the Feast Day.' said Moses. 'Let the people be mustered at the high noon.'
Hem vakarınızla evlerinizde durun da önceki cahiliyet devrinde olduğu gibi süslenip çıkmayın.Remain in your houses; and display not your finery, as did the pagans of old.
O vakit, O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir. Çünkü O, bütün kalplerin özünü bilir.He knows the thoughts within the breasts.
Onları biz yarattık ve mafsallarını sımsıkı bağladık. Dilediğimiz vakit de kılıklarını değiştiririz.We created them, and We strengthened their joints; and, when We will, We shall exchange their likes.
Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” dediği vakit onlar: “Â!And when thy Lord said to the angels, 'I am setting in the earth a viceroy.'
Bir vakit de Mûsâ kavmine: «Allah, bir sığır kesmenizi emrediyor» demiş, onlar da: «Ay!And when Moses said to his people, 'God commands you to sacrifice a cow.'
Şunu da hatırda tutun ki: Bir vakit Rabbi İbrâhim'i birtakım emirlerle sınamıştı.And when his Lord tested Abraham with certain words, and he fulfilled them.
Sana hilâlleri sorarlar. De ki: Onlar insanlar için; özellikle hac için vakit ölçüleridir.They will question thee concerning the new moons.
O vakit, kim ateşten uzaklaştırılıp cennete yerleştirilirse, işte o muradına ermiştir.Whosoever is removed from the Fire and admitted to Paradise, shall win the triumph.
Onların helâk olma zamanı sabah vaktidir. Sahi!Their promised time is the morning; is the morning not nigh?'
Bunlardan her biri belirli bir vakte kadar dolaşmaktadır.Bütün işleri O yönetir.He subjected the sun and the moon, each one running to a term stated.
(Ama besbelli ki böyle bir şey asla vaki değildir).Glory be to Him!
O vakit babasına ve halkına: “Nedir bu karşısında durup taptığınız heykeller?” dedi.when he said to his father and his people, 'What are these statues unto which you are cleaving?'
O kullar, yalan şahitlik etmezler.Boş söz ve işlere rastladıklarında vakarla oradan geçip giderler.And those who bear not false witness and, when they pass by idle talk, pass by with dignity;
Vakit vakit inen Kur'ân’a yemin ederim ki,I swear by the fallings of the stars
"O'nun bilgisi Rabbimin yanındadır," de. Onu vakti gelince O'ndan başkası ortaya çıkarmaz.Say: 'The knowledge of it is only with my Lord; none shall reveal it at its proper time, but He.
Sana yalvarışta, Rabbim, hiç bir vakit umut kesmedim."And in calling on Thee, my Lord, I have never been hitherto unprosperous.
Onu gördükleri gün, sanki (dünyada) bir akşam veya kuşluk vakti kadar kalmışlardırIt shall be as if; on the day they see it, they have but tarried for an evening, or its forenoon.
Eğer sözleşmiş olsaydınız dahi, sözleştiğiniz vakitte öyle buluşamazdınız.And if ye had mutually appointed ye would surely have failed the appointment.
Medyen halkı arasında yıllarca kaldın. Sonra belirlediğimiz bir vakitte bize geldin ey Musa!Then thou tarriedst for years among the people of Madyan then thou camest according to fate, O Musa!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod