Ana içeriğe geç
Sözlük

vak ile cümle

vak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Ne zaman açığa çıktığınızı hep bileceksiniz, işte o an siper arama vaktidir.You will always know when you are spotted, and that it's time to seek cover.
Beraber doğrulmanın tam vaktiOn August 19, 2012, it's high time we rise together.
Geri dönüş vakti geldi doğaya."With natural medical alternatives."
Buraya gelmeden önce, çay vaktinde bir doğal ilaç aldım,Actually, before we came to tea, I took a remedy
"Şafak vakti... aradığım arkadaş nerede?"Where is the friend I seek at break of day?
Yeterince -- param yoktu. Yeterince -- vaktim yoktu. Yeterince -- teknoloji yoktu.Didn't have the knowledge, didn't have the money, didn't have the time, didn't have the technology.
Açıklamaya vaktim yok ama DNA ve RNA ile ilgili olduğunu söyleyebilirim.I don't have time to explain it, but it has to do with DNA and RNA.
Bu kitap oldukça uzun bir vakit alıyor. Ama neredeyse bitirdim.This book is taking rather a long time, but I'm nearly done.
İşim üzerinde çokca vakit harcarım.I do spend a lot of time on my work.
Güzel vakit geçirin.Have a nice time
Seninle başbaşa vakit geçirebileceğimiz bir zamanım olmadı.I didn't have time to be with you, only us two.
Vaktim azalıyor onun için fazla karışık olmayan bir örnek yapıcam.I'm running out of time, so I want to do one that's not too complicated.
Neyse vaktim kalmadı.Anyway, I'm all out of time.
Vakfımız beş milyar dolara kadar tutabileceğini tahmin ediyor.Our foundation estimates that it could cost up to five billion dollars.
Artık şiddet çağrısını ve ayrılık politikasını geride bırakma vakti geldi.It is time to leave the call of violence and the politics of division behind.
Ama bu şeytanları denemenin vakti geldiBut it's time to exercise these demons
Hayatımı toparlamanın vakti geldi artıkTime to put my life back together right now
Harika vakit geçirirHas a swell time.
Bunları daha koyu çizmek bayağı vakit alıyor. -I don't know if I take so much time to keep bolding these things.
Kalk ve bir seçim yap Kabir vakti gelmeden önceLike the Sleepers of the Cave
Kaynak:"Karanlıktan Aydınlığa # 22 Telif Hakları @Osho Uluslararası Vakfı, İsviçre.Source: 'From Darkness to Light # 22' Copyright © Osho International Foundation, Switzerland.
Vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ederim.Thank you very much for your time.
Köyde çalışarak geçen iki haftanın sonunda dönme vaktim gelmişti.After two weeks of working in that village, it was time to go back.
Bir vakıf kurduk.We set up a foundation.
Benim hayalciler için vaktim yok."I haven't got time for dreams."
O, ceza evinde geçirdiği vakitten bahsetti.And he talked about his time in prison.
Egonuzu tatmin etmeye vaktim yok derken bana inanın lütfenBelieve me when I say I don't have time to assuage your ego right now.
Ne kadar vaktimiz var?How much time do we have?
-Buna vaktimiz olduğunu sanmıyorum -Ben ciddiyim- I don't know if we have that kind of time. - I'm serious.
Ben de öyle düşünmüştüm Herneyse, vaktimiz kalmadı O konudaI would think so. <i>Anyway, we're out of time.</i> <i>About that.</i>
-Tartışacak vaktim yok -Bak bu değişik oldu- I don't have time to argue. - That's a change.
Bu vaka raporu 3 hafta önce oldu.And so, this case report happened three weeks ago.
Ama şurası açık ki, elimizde sağlığı dibe vuran bir insan vakası var.Clearly, we have a case of a healthy person that's going down.
Tamam, bu sadece bir vaka.OK, that's one case report.
Vakayı oluşturan sadece bu adamların daha hassas olması mı?Is it the case that these guys are just more susceptible to viruses?
Malesef, cok vakit gecmeden sirket iflas etti.Unfortunately, not very long afterwards the company went out of business.
İşlerii vaktinde yapmayı severdim.I liked being on time.
Bilirsiniz, insanlar hayretle "Bunu yapacak vakti nereden buluyorsun?" gibi şeyler söylüyorlar.People wonder, you know, "How do you have time to do this?" And so on.
İnanılmaz bir çocukluk geçirdim. Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.We didn't have any money, but we were outdoors most of the time.
Çalışanlar danışma kabininde gönüllü olarak vakit geçiriyorlar.Employees volunteer time in the advice booth.
İşte aklımda bu fikirle bir vak'adan yola çıkıp şimdi üzerinde çalıştıklarıma kadar geldim.So with that in mind, this particular incident has led to the things that I'm working on now.
Arkadaslarimla birlikte barlarda vakit gecirdik.I had a wonderful life.
Cogu vakada cok kucuk ama yine de problemlere neden olabilir.Just because he though it was cancer.
"Çok meşgulüm, sanat için vaktim yok" diye düşünürsünüz.You think, "I'm too busy. I don't have time for art."
Çocukların yalan söylemeye başladığı vakit, hikaye anlatımının başladığı vakittir.The moment kids start to lie is the moment storytelling begins.
Ve, anımsayın ki bu vaka sayısına bağlı değil, ama bu ayrı bir hikaye tabii.Well, remember that's not even an order of magnitude, but that's a different story.
Ama bazıları için... oyalanmaya hiç vakit yoktur...But for some, there is no more time for dilly-dallying.
Biz en çok ne vakit bakalava satıyoruz?When do we sell baklava the most?
Gelin tek bir vakaya, Bangladeş"e bakalım.Let's look at one case, the case of Bangladesh.
Geçen sene dünyada sadece 2000 çocuk felci vakası oldu.Last year, there were only 2,000 cases in the world.
Eğer bunu sevdiyseniz..., ne kadar vaktimiz kaldı?Well, if you like that one -- how much time have we got?
O vaktini boşa geçirir ve acısını o mu çekmeli?He fools around, and she should suffer?
Dünyadaki en son çiçek hastalığı vakasına şahit oldum.I'm the luckiest guy in the world.
Farz edelim, mesela, ilk vaka Güney Asya'da görülmüş olsun.It initially goes quite slowly.
50 yasimdayim, ve okula geri donmek icin vakim yok su anda--I'm 50, and I don't have time to go back to school right now --
Y doğrultusu toplam salgın vak'a sayısını;On the Y-axis is the cumulative instances of contagion, and on the X-axis is the time.
Meditasyon vakti.Time for meditation.
Bütün vaktini makinelerle konuşarak geçiriyordu... ağzındaki takma dişlerle...So she spends her time talking to machines with those dentures in.
Bu an otomatik düşünme yolundan uyanma vaktinizdir.That's the moment when you have to wake up from the automatic way of thinking.
Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.That's the moment when you have to motivate your inner potential, your creativity.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod