Ana içeriğe geç
Sözlük

vak ile cümle

vak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Evet. Gelecek hafta Kraliyet Vakfı'nın açılışı var.There's a royal press conference next week.
Ne diyorsun sen be?! eee bu akşam iyi vakit geçirdin mi? dans ettin mi?What are you talking about?! and so you had good time tonight? you danced?
Artık çekirdek olmadığına göre hücrnein bütününü çizmmenin vakti gelmiş olabilir. -And then you can guess what happens in anaphase Il. It's just like anaphase in mitosis.
Bizim didişmeye vaktimiz yok.We cannot afford to squabble over [ ].
Kahvaltıya vaktimiz yok, çocuklar.No time for breakfast, lads.
Görünen o ki kadınla konuşmak için fazlasıyla vaktiniz var beyler.So you guys have plenty of time to go talk to the caterer.
Artık fazla vaktim kalmadı.But I'll stop complaining.
Önyargı vakit alır, ama vakit benim için nakittir.Prejudice takes time but my time is business.
Işık vakumda maksimum hızında ilerler.Light travels the fastest in a vacuum.
Vakumda su hava hiç bir şey yoktur.In a vacuum.
Burada ise hiç bir şey yok, yani vakum.This was all vacuum right up here.
Sorumuzu vakum ve cam olarak değiştirelim.So maybe it's vacuum and glass. That's something that actually would exist.
Tam olarak 300 milyon değil bu yaklaşık değeridir. - Bu vakumdaki ışıktır.This is light in a vacuum.
Mesela bu soruda vakum ve suyun kırılma indisleri farklıdır. -There's an index of refraction for vacuum, for air, for water.
Işığın vakumdaki hızı c'dir.Well, in a vacuum it's traveling at c.
Işık hızı hava ve vakumda hemen hemen aynıdır.So in air, it's still pretty close to a vacuum.
Işık hızı elmasın içinde vakumdaki hızına oranla çok yavaştır. -Light is travelling a lot slower in a diamond than it is in a vacuum.
Kuaiyi Salonunun kapanma vakti , yarın erkenden gelmeniz dileğiyle.It is time for Kuaiyi Hall to close, hope you will come-in early tomorrow.
Beraber geçirdiğimiz vakitleri hatırlıyor musun?Do you remember the time we spent together?
[İşte harcanan vakit][Time on the Job]
Spectre helikopteri yok, gece değil gün ışığında... tam öğle vakti hepsi kat çiğneyip azmışken...And I will coordinate ground forces. Colonel Matthews.
Burada vakit kaybediyoruz. Burada vakit kaybediyoruz. Cephaneyi toparlayın, beş dakikanız var!All of them.
Sonra bunları düşünecek bol bol vaktin olacak.If we don't hold back this city... We'll have a 100 caskets to fill by morning.
20. yüzyılda da dünyanın bol bol boş vakti vardı, ama Ushahidi'yi 20. yüzyılda kullanamadık.Now, that free time existed in the 20th century, but we didn't get Ushahidi in the 20th century.
Diğer bir vaka:Another case:
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.My laptops break all the time so I don't have time to put stickers on.
Çılgınca değil mi, ama kronik ağrı vakalarında olan gerçekte bu.That's crazy, but that's, in fact, what happens with chronic pain.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.There's no vacuums. There's no big furnaces. There's no poison.
Çalacak vakit yok.We don't have time to play much of it.
Ve çok vaktimiz yok.And I don't have much time.
Sabah vakti ve her yer doluyor.It's mid-morning, the place is filling up.
Heyerli geceler o vakıt.Then, have a good night.
Faydalı olduğun insanları tanımak için vakte ihtiyacın vardır.You need the time to get to know the people that you're serving.
Vakit az olduğu için sadece bir örnek vereceğim.I'll just give you one example because time is racing.
"Hasretimin sonu geldiğinde vakti yoktur.""My longing had no time when it ceases."
Evet, şimdi... ...kafanın içindeki tüm gereksiz... ...bilgilerden kurtulma vakti.Now (chuckles) let's unload all that harmful information in your little yellow head.
Estelle hep yanýndaydý, ţimdi kendine vakit ayýrmak istiyor.Estelle’s always been there for you, now she just wants some time for herself.
Bunu yapmanız ne kadar vaktinizi alır?How long is it going to take you?
Epey bir vaktinizi alır.Quite a long time.
Şimdi daha acılı bir vakaya gidelim.Let's move now to a more painful subject.
Meme vakasında, cerrahiden daha iyi sonuçlar aldık.And we have better-than-surgery results in breasts.
Sizlere daha da başka ortamlar göstermek için vaktim var mı bilmiyorum.I'm not sure if I have time to show you any other environments.
Neyse, 1991 nihayet içeriye girme ve bu bebeği deneme vaktimiz gelmişti.Well, in 1991 it was finally time for us to go in and try out this baby.
Adventistler genellikle diğer Adventistlerle vakit geçiriyor.Adventists also tend to hang out with other Adventists.
Yani, eğer sağlıksız insanlarla vakit geçirirseniz bu durumun zamanla büyük bir etkisi olacaktır.So, if you hang out with unhealthy people, that's going to have a measurable impact over time.
Zamanında çok vakit harcayan bir şeydi, ama şimdi hiçbir şey.It used to be very time-consuming, but now it's nothing.
Kapı dışarı edilme vaktin, Betty.It's out on the street for you, Betty.
Ama vaktinden önce size söylemek olsaydı, ben, bakın iki kişi var.But if I were to tell you ahead of time that, look, I have two people.
Hayatımın 31 yılını dürüst ve vakur geçirdim!I've been discreet and aloof for 31 years.
Şu an, burada sizlere Kraliyet Vakfı... ...takdim töreni konuşmamı yapacağım.Starting now, I'll hold the Imperial Foundation Inauguration Ceremony, right here.
0.3 çarpı0.3 çarpı 0.3 çarpı 0.3---neyse vaktim kalmadı yine.0.3 times 0.3 times 0.3 times 0.3-- anyway, I'm all out of time again.
"Sanırım biri benim vakalarıma ait dosyanın içine sızmış." dedim.'I think someone's infiltrated my copies of the cases,' I said.
Vakuma 30 saniye.Depressurize in 30 seconds.
Vakit yok!We got no time!
1950'lerde vakum lambalarını küçültüyorlardı, ufalttıkça ufalttılar.In 1950s they were shrinking vacuum tubes, making them smaller and smaller.
Sonunda bir duvara çarptılar. Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.They finally hit a wall; they couldn't shrink the vacuum tube any more and keep the vacuum.
Vaktinin büyük bir kısmını zarar ziyan işlere harcardı da.And he did spend a lot of time up to no good.
Soru Vakti! - Daha önce "Bıçak Oyunu Şarkısını" duydun mu?(FineBros) Had you heard of "The Knife Game Song" before?
"Bildiğin insanlarla vakit geçir"Stick with the people you know.
Pek çok türde, çok ilginç vak'alar oluyor.There's all sorts of wonderful cases of species which -- in that case --
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod