vaiz ile cümle

vaiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
24
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
14
ORT. KELİME
Vaiz diyor ki, ‹‹Şunu gördüm: Bir çözüm bulmak için Bir şeyi öbürüne eklerkenVoici ce que j`ai trouvé, dit l`Ecclésiaste, en examinant les choses une à une pour en saisir la raison;
Vaiz diyor ki, ‹‹Şunu gördüm: Bir çözüm bulmak için Bir şeyi öbürüne eklerkenΙδε, τουτο ευρηκα, λεγει ο Εκκλησιαστης, εξεταζων εν προς εν, δια να ευρω τον λογον
Vaiz diyor ki, ‹‹Şunu gördüm: Bir çözüm bulmak için Bir şeyi öbürüne eklerkenВот это нашел я, сказал Екклесиаст, испытывая одно за другим.
Vaiz diyor ki, ‹‹Şunu gördüm: Bir çözüm bulmak için Bir şeyi öbürüne eklerkenראה זה מצאתי אמרה קהלת אחת לאחת למצא חשבון׃
Vaiz diyor ki, ‹‹Şunu gördüm: Bir çözüm bulmak için Bir şeyi öbürüne eklerkenانظر. هذا وجدته قال الجامعة. واحدة فواحدة لاجد النتيجة
Vaiz diyor ki, ‹‹Şunu gördüm: Bir çözüm bulmak için Bir şeyi öbürüne eklerken傳道 者說 、 看 哪 、 一千 男子 中 、 我 找到 一 個 正直 人 . 但 眾女子 中 、 沒有 找到 一 個 . 我 將這 事 一一 比 較 、 要 尋求其理 、 我心 仍 要 尋找 、 卻 未 曾 找到
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.De predikant gaf een extra lange preek, zodat ze nog buiten gevaar waren toen de golven toesloegen.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.El predicador dio un sermón extra largo, así estuvieron fuera de peligro cuando la ola rompio.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.Il predicatore fece un sermone "troppo" lungo, e così si salvarono quando arrivarono le onde.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.Kazatel přednesl neobvykle dlouhé kázání, takže v době, kdy vlna zasáhla pobřeží, byli mimo nebezpečí.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.그 설교자는 여분의 긴 설교를 해서, 그 파도가 쳤을때도 여전히 그들은 피해가 닿지않는 곳에 있었다구요.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.Nhà thuyết giáo đưa ra một bài diễn thuyết dài, vì vậy họ đã không gặp nguy hiểm khi con sóng ập đến.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.Preotul a ținut o predică foarte lungă, așa că ei erau încă în afara pericolului atunci când a lovit valul.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.Η ομιλία του ιερέα διάρκεσε πολύ και έτσι όλοι ήταν ακόμα σε ασφαλές μέρος όταν χτύπησε το κύμα.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.Проповедникът, провел необичайно дълга служба така че, хората били далеч от опасната зона в момента на удара.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.המטיף נתן דרשה ארוכה במיוחד, כך שהם היו מוגנים עדיין כשהגל פגע.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.وألقى الخطيب عظة طويلة للغاية, وبالتالي كانوا بعيدين عن الضرر عندما عتت الأمواج.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.波が襲う危険から信徒を守った説教師 神は彼らを加護しているに違いないと 誰かが言いました
Vaizler ve öđretmenler bizleri kötü yola sevkediyorlar, politikacýlarm ve polisler hep bir ađýzdan bizlere:Bez akcie, frakcie skupín rozdeľujú, ale nemôžeš byť hlúpa, ak sa
Vaizler ve öđretmenler bizleri kötü yola sevkediyorlar, politikacýlarm ve polisler hep bir ađýzdan bizlere:Ohne Taten teilt sich der Widerstand, aber so dumm kannst du nicht sein, wenn du dich entscheidest zu reiten.
Vaizler ve öđretmenler bizleri kötü yola sevkediyorlar, politikacýlarm ve polisler hep bir ađýzdan bizlere:One by one we multiply. Eyes to the sun, just let it shine now.
Vaizler ve öđretmenler bizleri kötü yola sevkediyorlar, politikacýlarm ve polisler hep bir ađýzdan bizlere:Senza azione, il dissenso nel gruppo divide, ma non puoi essere stupido se decidi di cavalcare.
Vaizler ve öđretmenler bizleri kötü yola sevkediyorlar, politikacýlarm ve polisler hep bir ađýzdan bizlere:Without action, factions of crews divide, but you can't be stupid if you choose to ride.
Vaizler ve öđretmenler bizleri kötü yola sevkediyorlar, politikacýlarm ve polisler hep bir ađýzdan bizlere:Without action, factions of crews divide, but you can't be stupid if you choose to ride.

İlgili Sayfalar