vaiz ile cümle

vaiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bob, bir vaiz oldu.Bob became a preacher.
Vaiz güzel bir vaaz verdi.The preacher gave a beautiful sermon.
Bir vaizin oğlu olmaktan nefret ediyorum.I hate being a preacher's son.
O, genç vaizin vaazını dinledi.She listened to the young preacher's sermon.
Tom bir vaiz.Tom is a preacher.
Ben, Vaiz, Kudüs'te İsrail Kralı oldum.I, the Preacher, was king over Israel in Jerusalem.
Her şey boş, bomboş, bomboş!” diyor Vaiz.Vanity of vanities, saith the Preacher, vanity of vanities; all is vanity.
Tom vaizin kızına aşık oldu.Tom fell in love with the preacher's daughter.
Tom bir vaiz oldu.Tom became a preacher.
Tom'un arkadaşlarının çoğu onun muhtemelen bir gezici vaiz olacağını düşünüyor.Many of Tom's friends think he'll likely become an evangelist.
Ben vaizin konuşamadığına inanıyorum "Amin."I believe that the preacher could not speak "Amen."
Ben bir vaizim.I'm a preacher.
Tom'un babası bir vaizdi.Tom's father was a preacher.
Babam bir vaizdi.My father was a preacher.
Tom bir vaiz, değil mi?Tom is a preacher, isn't he?
Ailesinin her iki tarafındaki büyükannesi ve büyükbabası Metodist vaiz idi.His grandparents on both sides of his family were Methodist lay preachers.
İyi bir vaiz ve saygı duyulan bir öğretmen olarak saygı gördü.He was regarded as a fine preacher and respected tutor.
1502'de Canterbury Başpiskoposu Henry Deane'in Vaizi oldu, Başpiskopos bir sonraki yıl öldü.In 1502, he became a chaplain to Henry Deane, archbishop of Canterbury, who died the following year.
1663’te saraya baş vaiz olarak atandı ve bu görevi ölümüne dek sürdürdü.In 1664 he was sworn in as a Master of Requests, serving until his death.
Doktorlar, vaizler ve sıradan kişiler, epideminin sonbaharın gelmesiyle biteceğini ümit etti.Doctors, preachers, and laymen all looked to the coming of autumn to end the epidemic.
Karar teorisi Varoluşçuluk Oyun kuramı Vaiz (Zebur) Tanrı'nın Varlığı ^ Portalı)'비정상회담' 조승연 작가 재출연, 이번에도 신의 한수(종합).
1770) 5 Ekim – Jonathan Edwards, Amerikalı vaiz (ö.1770) October 5 – Jonathan Edwards, American preacher (d.
1216 yılında Dominikanlar (Vaizler Düzeni) papadan tarikat olarak icazet aldılar.It was then adopted by the Order of Preachers in 1216 when their order received papal recognition.
Burada ve köşedeyse Evangelistler (gezici vaiz ya da İncil yazarı) var.And I see the Evangelists, in the corner as well...
Tahtlara hayır...Fanteziler yayan vaizlere hayır!No thrones No preachers spreading fantasies
Bunlar Yeruşalimde krallık yapan Davut oğlu Vaizin sözleridir:The words of the Preacher, the son of David, king in Jerusalem:
‹‹Her şey boş, bomboş, bomboş!›› diyor Vaiz."Vanity of vanities," says the Preacher; "Vanity of vanities, all is vanity."
Ben Vaiz, Yeruşalimde İsrail kralıykenI, the Preacher, was king over Israel in Jerusalem.
Vaiz diyor ki, ‹‹Şunu gördüm: Bir çözüm bulmak için Bir şeyi öbürüne eklerken"Behold, I have found this," says the Preacher, "one to another, to find out the scheme;
‹‹Her şey boş›› diyor Vaiz, ‹‹Bomboş!››"Vanity of vanities," says the Preacher. "All is vanity!"
Ne var ki bir adam vaiz'in sözlerinin "güzel ve gerçek İslamcı düşünceyi yansıttığını" söyledi.One man, however, said that the cleric's words "are beautiful and represent true Islamic thinking."
Viyana'nın Yahudi cemaatinden vaiz Adolf Jellinek'in oğluydu.He was the son of Adolf Jellinek, a famous preacher in Vienna's Jewish community.
Napela, adalardaki LDS Kilisesi için güçlü bir vaizdi.Napela was a vigorous preacher for the LDS Church in the islands.
Sonra annem bir Mormon vaiz aldı, dua etti ve mucizevi bir şekilde iyileştim."Then my mother got a Mormon preacher, he prayed, and I was miraculously cured".
Bazıları İsveç Doğu Hindistan Şirketi gemisinde vaiz veya doktor olarak görev yaptı.Some would act as chaplains or doctors aboard a Swedish East India Company ship.
Piotr Skarga (1536-1612) bir vaiz ve polemikçiydi .Piotr Skarga (1536-1612) was a preacher and polemicist.
Çağdaş Vaiz ve ulema arasında destekSupport among contemporary Preachers and scholars
Orada Ebû’l-Abbâs Abdullâh mimbere çıkarak hâlife olarak ilk vaizini verdi.Hier begann er Gleichgesinnte um sich zu scharen.
İyi bir vaiz ve saygı duyulan bir öğretmen olarak saygı gördü.Er erwarb sich einen hervorragenden Ruf als Prediger und Lehrer.
4 yıllık devir İncil'i yazan 4 vaizle ilişkilendirilmiştir.Il leur demande de travailler pour quatre ans sur l'enluminure d'une Bible.
Orada Ebû’l-Abbâs Abdullâh mimbere çıkarak hâlife olarak ilk vaizini verdi.À son origine antérieure, il délimite le pôle temporal (en bas) du lobe frontal (au-dessus).
1968 yılında Diyanet tarafından İstanbul merkez vaizliği'ne atandı.Dès 1968 c'est dans l'agence de style Mafia qu'elle s'illustre.
1943 yılında vaizlik yetkisi elinden alındı.En 1943, il obtient même des pouvoirs constituants.
İyi bir vaiz ve saygı duyulan bir öğretmen olarak saygı gördü.Il y fut un professeur remarqué puis un directeur apprécié.
İyi bir vaiz ve saygı duyulan bir öğretmen olarak saygı gördü.Fue considerado como un agudo predicador y un respetado tutor.
Hermann Michel (yardım·bilgi), Bazen Vaiz olarak anılır (d.869. ^ Il padre è stato citato talvolta come solicitor (Cfr.
Talmud'da yazıldığına göre kitapların yazılış sırası şöyledir: Özdeyişler, Vaiz, Ezgiler Ezgisi.Inizialmente tutto si svolge come voluto dalla Carriol: libro, conferenze, notorietà.
Ama bu vaiz insanlığı gözeten Tanrı'nın yollarını anlamada güçlük çekti.Неисповедимы пути, которыми Бог находит человека».
İyi bir vaiz ve saygı duyulan bir öğretmen olarak saygı gördü.وأحرز سمعة معلم جيد وراع مخلص.
Ailesinin her iki tarafındaki büyükannesi ve büyükbabası Metodist vaiz idi.Seus avós de ambos os lados de sua família eram Pregadores metodistas laico.
1379 yılında diyakoz oldu ve Utrecht diyakozluk bölgesinde misyoner vaiz olarak görev yapmaya başladı.Em 1379, tendo sido ordenado diácono, tornou-se um pregador missionário em toda a diocese de Utrecht.
Bir süre imam hatiplik ve vaizlik yapmıştır.Tentei fazê-lo em som e imagem.
Neticede, yeni nesil Baptist vaizler topluma varlıklarını kabul ettirdiler.A geração seguinte de pregadores Batistas se acomodaram à sociedade.
1875'te Manchester'da yeni kurulan Sefarad Sinagogunun hazanı ve vaizi oldu.Houve novo e final acordo fronteiriço em 1975 pelo Tratado de Osimo.
Kasımpaşa Camii vâizliğini yaptı.Zo hield Camillus dus zijn veldtochten.
İyi bir vaiz ve saygı duyulan bir öğretmen olarak saygı gördü.Hij stond bekend als een goed spreker en geletterd man.
Aynı zamanda hapishanelerde ve kırsal bölgelerde vaizlik yapmaktaydı.Odbywały się również w budynku więzienia oraz w okolicznych wsiach.
Ailesinin her iki tarafındaki büyükannesi ve büyükbabası Metodist vaiz idi.Dziadkowie z obu stron jego rodziny byli świeckimi kaznodziejami Kościoła Metodystycznego.
4 yıllık devir İncil'i yazan 4 vaizle ilişkilendirilmiştir.Część kończy się 4 minutowym odczytaniem fragmentu Biblii przez wyznaczonego wcześniej mężczyznę.
Kasımpaşa Camii vâizliğini yaptı.Kamieńską pochłaniały sprawy wiary.

İlgili Sayfalar