Compostela Vadisiphilippines. kgmphilippines. kgm
Compostela Vadisiphilippines. kgmphilippines. kgm
Compostela Vadisiphilippines. kgmphilippines. kgm
Compostela Vadisiphilippines. kgmphilippines. kgm
Compostela Vadisiphilippines. kgmphilippines. kgm
Compostela Vadisiphilippines. kgmphilippines. kgm
Compostela Vadisiphilippines. kgmphilippines. kgm
Compostela Vadisiphilippines. kgmValle de Compostelaphilippines. kgm
Compostela Vadisiphilippines. kgmΚοιλάδα Κομποστέλαphilippines. kgm
Compostela Vadisiphilippines. kgmДолина Компостелаphilippines. kgm
Compostela Vadisiphilippines. kgmوادى كومبوستيلاphilippines. kgm
Compostela Vadisiphilippines. kgmコンポステラ・バレー州philippines.kgm
Dağların, volkanların, etki kraterlerin üstünden uçabiliyoruz. Vadilerin üstünde uçuyoruz.Przeleci nad górami, wulkanami, kraterami, nad dolinami.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.Apoi am poziţionat acești munți pe insulă, împrejurul acestui soi de vale centrală înverzită.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.Colocamos estas montañas en la isla, alrededor de este verde valle central.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.Diese "Berge" platzieren wir dann auf der Insel, wo sie ein zentrales grünes "Tal" umgeben.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.녹지계곡을 중심으로 섬의 곳곳에 산들을 배치하는 것이 였습니다.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.Následne sme tieto vrchy umiestnili na ostrov, aby obklopovali akési hlavné zelené údolie.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.Poi abbiamo piazzato queste montagne sull'isola, intorno a questa vallata verde centrale.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.Và chúng tôi đặt những ngọn núi này trên ngôi đảo, bao quanh một cái thung lũng xanh trung tâm.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.We zetten die bergen dan op het eiland, met in het midden een groene vallei.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.Έπειτα, τοποθετήσαμε τα βουνά στο νησί, όπου πλαισιώνουν μία μεγάλη πράσινη κοιλάδα.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.Затем расположить эти "горы" на острове, окружив ими подобие зелёной долины прямо по центру.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.После да поставим тези планини на острова, около този вид централна зелена долина.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.אז אנחנו ממקמים את ההרים האלה על האי, מקיפים סוג של עמק ירוק מרכזי.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.ومن ثم وضعنا هذي الجبال على الجزيرة تحيط بهذا النوع من الوادي الأخضر المركزي
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.中央の緑の谷を囲むように それらの山を島に配置します
Davut Tuz Vadisinde on sekiz bin Edomlu öldürüp dönünce üne kavuştu.ونصب داود تذكارا عند رجوعه من ضربه ثمانية عشر الفا من ارام في وادي الملح.
Davut Tuz Vadisinde on sekiz bin Edomlu öldürüp dönünce üne kavuştu.Assim Davi ganhou nome para si. E quando voltou, matou no Vale do Sal a dezoito mil edomitas.
Davut Tuz Vadisinde on sekiz bin Edomlu öldürüp dönünce üne kavuştu.David adquirió renombre cuando regresó de derrotar a 18.000 hombres de Edom en el Valle de la Sal
Davut Tuz Vadisinde on sekiz bin Edomlu öldürüp dönünce üne kavuştu.In David si je pridobil ime, ko se je vrnil, porazivši Sirce v Solni dolini, osemnajst tisoč mož.
Davut Tuz Vadisinde on sekiz bin Edomlu öldürüp dönünce üne kavuştu.다윗이 염곡에서 에돔 사람 일만 팔천을 쳐 죽이고 돌아와서 명예를 얻으니라
Davut Tuz Vadisinde on sekiz bin Edomlu öldürüp dönünce üne kavuştu.Nama Daud menjadi lebih termasyhur lagi ketika ia kembali setelah menewaskan 18.000 orang Edom di Lembah Asin
Davut Tuz Vadisinde on sekiz bin Edomlu öldürüp dönünce üne kavuştu.Na zijn terugkeer van een overwinning op 18.000 Edomieten in het Zoutdal, werd David een beroemd man.
Davut Tuz Vadisinde on sekiz bin Edomlu öldürüp dönünce üne kavuştu.Zvelebil také David své jméno, když se navracoval od pobití osmnácti tisíců Syrských v údolí solnatém.
Davut Tuz Vadisinde on sekiz bin Edomlu öldürüp dönünce üne kavuştu.И Давид си придоби име, когато се върна от поражението на осемнадесет хиляди сирийци в долината на солта.
Davut Tuz Vadisinde on sekiz bin Edomlu öldürüp dönünce üne kavuştu.И сделал Давид себе имя, возвращаясь с поражения восемнадцати тысяч Сирийцев в долине Соленой.
Davut Tuz Vadisinde on sekiz bin Edomlu öldürüp dönünce üne kavuştu.ויעש דוד שם בשבו מהכותו את ארם בגיא מלח שמונה עשר אלף׃
Davut Tuz Vadisinde on sekiz bin Edomlu öldürüp dönünce üne kavuştu.大 衛 在 鹽 谷 擊 殺 了 亞 蘭 〔 或 作 以 東 見 詩 篇 六 十 篇 詩 題 〕 一 萬 八 千 人 回 來 、 就 得 了 大 名
Davut Tuz Vadisinde on sekiz bin Edomlu öldürüp dönünce üne kavuştu.大衛 在 鹽谷 擊殺 了 亞蘭 〔 或 作 以 東見詩 篇 六十 篇 詩題 〕 一 萬 八千 人 回來 、 就 得了 大名
Devlet üniversiteleriyle çok yakın çalışan, California'da orta vadide yeni bir üniversite.Este o nouă universitate în California, în Valea Centrală care lucrează îndeaproape cu liceele de stat.
Devlet üniversiteleriyle çok yakın çalışan, California'da orta vadide yeni bir üniversite.Jde o novou univerzitu v Kalifornii, v ústředním údolí, velmi úzce spolupracující s komunitními školami.
Devlet üniversiteleriyle çok yakın çalışan, California'da orta vadide yeni bir üniversite.Nó là một trường đại học ở California, ở thung lũng trung tâm, cách làm việc giống như các đại học cộng đồng.
Devlet üniversiteleriyle çok yakın çalışan, California'da orta vadide yeni bir üniversite.Це новий університет у Каліфорнії, в Центральній долині, який тісно співпрацює з місцевими коледжами.
Devlet üniversiteleriyle çok yakın çalışan, California'da orta vadide yeni bir üniversite.Это новый университет в Калифорнии, в центральной долине, тесно сотрудничающий с местными колледжами.
dokuz yüz demir arabasını ve yanındaki halkı Haroşet-Goyimden çıkarıp Kişon Vadisinde topladı.시스라가 모든 병거 곧 철병거 구백 승과 자기와 함께 있는 온 군사를 이방 하로셋에서부터 기손강으로 모은지라
dokuz yüz demir arabasını ve yanındaki halkı Haroşet-Goyimden çıkarıp Kişon Vadisinde topladı.ויזעק סיסרא את כל רכבו תשע מאות רכב ברזל ואת כל העם אשר אתו מחרשת הגוים אל נחל קישון׃
dokuz yüz demir arabasını ve yanındaki halkı Haroşet-Goyimden çıkarıp Kişon Vadisinde topladı.فدعا سيسرا جميع مركباته تسع مئة مركبة من حديد وجميع الشعب الذين معه من حروشة الامم الى نهر قيشون.
dokuz yüz demir arabasını ve yanındaki halkı Haroşet-Goyimden çıkarıp Kişon Vadisinde topladı.西 西 拉 就 聚 集 所 有 的 鐵 車 九 百 輛 、 和 跟 隨 他 的 全 軍 、 從 外 邦 人 的 夏 羅 設 出 來 、 到 了 基 順 河
dokuz yüz demir arabasını ve yanındaki halkı Haroşet-Goyimden çıkarıp Kişon Vadisinde topladı.西西 拉 就 聚集 所有 的 鐵車 九百 輛 、 和 跟隨 他 的 全軍 、 從外邦人 的 夏羅設 出來 、 到 了 基順河
Duvarlar arkasında, acıların vadilerinde, onlar da benim ailem.A falak mögött a szenvedések völgyében, ők is a családom.
Duvarlar arkasında, acıların vadilerinde, onlar da benim ailem.Au-delà des murailles, dans les vallées de souffrance, ils sont aussi ma famille.
Duvarlar arkasında, acıların vadilerinde, onlar da benim ailem.Đằng sau bức tường thành đó... ...thung lũng của sự đầy đoạ... ...họ cũng là gia đình tôi.
Duvarlar arkasında, acıların vadilerinde, onlar da benim ailem.Dincolo de aceste ziduri, in vaile suferintei, si acolo este familia mea.
Duvarlar arkasında, acıların vadilerinde, onlar da benim ailem.Jenseits der Stadtmauern, in den Tälern des Leidens, sind sie auch meine Familie.
Duvarlar arkasında, acıların vadilerinde, onlar da benim ailem.Oltre le mura, nelle valli della sofferenza, anche loro sono la mia famiglia.
Duvarlar arkasında, acıların vadilerinde, onlar da benim ailem.Za ścianami, w alejach cierpienia, to też jest moja rodzina.
Duvarlar arkasında, acıların vadilerinde, onlar da benim ailem.Za zdmi, v údolích utrpení, i oni jsou moje rodina.
Duvarlar arkasında, acıların vadilerinde, onlar da benim ailem.Πίσω από τους τοίχους, στις κοιλάδες των βασάνων, και εκείνοι είναι οικογένειά μου επίσης.
Duvarlar arkasında, acıların vadilerinde, onlar da benim ailem.За стенами, в долинах страдания, они тоже моя семья.