Ana içeriğe geç
Sözlük

vaaz ile cümle

vaaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
47
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Vaazla bizim modern, laik yayma biçimimiz ders arasında ne fark var?מה ההבדל בין דרשה ודרך העברת המידע החילונית, המודרנית, שלנו, ההרצאה?
Vaazla bizim modern, laik yayma biçimimiz ders arasında ne fark var?مالفرق بين الموعظة وطريقتنا العلمانية الحديثة في ايصال المعلومة وهي المحاضرة؟
Vaazla bizim modern, laik yayma biçimimiz ders arasında ne fark var?伝達方法である 講演の違いは何でしょう? 説教は人の人生を変えようとし
Vaazlarınızı kısaltırsanız... Cemaat sıkılmayacaktır.Якщо ви її трохи скоротите збори стануть цікавіші.
Vaazlarınızı kısaltırsanız...Jika kau buat khotbahmu lebih singkat...
Vaazlarınızı kısaltırsanız...목사님이 설교를 조금만 더 줄여 주신다면...
Vaazlarınızı kısaltırsanız...목사님이 설교 시간을 조금만 더 줄여 주신다면
Vaazlarınızı kısaltırsanız...Se você fizer seus sermões mais curtos...
Vaazlarınızı kısaltırsanız...Se você fizer seus sermões menores...
Vaazlarınızı kısaltırsanız...Si acortara los sermones...
Vaazlarınızı kısaltırsanız...Якщо ви трохи скоротите...
Vaazlarınızı kısaltırsanız......إذا قمت بجعل محاضرتك أقصر
Vaazlarınızı kısaltırsanız...لو قمت بجعل خطبك ...أقصر
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.De predikant gaf een extra lange preek, zodat ze nog buiten gevaar waren toen de golven toesloegen.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.El predicador dio un sermón extra largo, así estuvieron fuera de peligro cuando la ola rompio.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.Il predicatore fece un sermone "troppo" lungo, e così si salvarono quando arrivarono le onde.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.Kazatel přednesl neobvykle dlouhé kázání, takže v době, kdy vlna zasáhla pobřeží, byli mimo nebezpečí.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.그 설교자는 여분의 긴 설교를 해서, 그 파도가 쳤을때도 여전히 그들은 피해가 닿지않는 곳에 있었다구요.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.Nhà thuyết giáo đưa ra một bài diễn thuyết dài, vì vậy họ đã không gặp nguy hiểm khi con sóng ập đến.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.Preotul a ținut o predică foarte lungă, așa că ei erau încă în afara pericolului atunci când a lovit valul.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.Η ομιλία του ιερέα διάρκεσε πολύ και έτσι όλοι ήταν ακόμα σε ασφαλές μέρος όταν χτύπησε το κύμα.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.Проповедникът, провел необичайно дълга служба така че, хората били далеч от опасната зона в момента на удара.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.המטיף נתן דרשה ארוכה במיוחד, כך שהם היו מוגנים עדיין כשהגל פגע.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.وألقى الخطيب عظة طويلة للغاية, وبالتالي كانوا بعيدين عن الضرر عندما عتت الأمواج.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.波が襲う危険から信徒を守った説教師 神は彼らを加護しているに違いないと 誰かが言いました
Ve shipmates, bu da neydi? Hakikat karşısında vaazAnd 뱃친구를, 그게 뭐야? 의 얼굴을 진실을 설교
Ve shipmates, bu da neydi? Hakikat karşısında vaazΚαι αυτό ήταν ότι, συνναύτες; Να κηρύξουν την αλήθεια στο πρόσωπο του
Ve shipmates, bu da neydi? Hakikat karşısında vaazומה היה, כי המלחים? כדי להטיף את האמת על פני
Ve shipmates, bu da neydi? Hakikat karşısında vaazوماذا كان ذلك ، زملاء الملاح؟ للتبشير الحقيقة لوجه
Ve shipmates, bu da neydi? Hakikat karşısında vaaz偽り!それはそれでした!
Yani, bu insanlar hep "Hayat Şahane" anlayışını vaaz ettiler, değil mi?Certamente costoro predicano "La vita e' meravigliosa", no?
Yani, bu insanlar hep "Hayat Şahane" anlayışını vaaz ettiler, değil mi?Diese Leute müssen doch sicherlich nur "Das Leben ist toll" gepredigt haben, oder?
Yani, bu insanlar hep "Hayat Şahane" anlayışını vaaz ettiler, değil mi?Dit moeten toch wel mensen geweest zijn die "Het leven is geweldig" predikten?
Yani, bu insanlar hep "Hayat Şahane" anlayışını vaaz ettiler, değil mi?Fără îndoială, sunt doar oameni care au predicat că "viața e minunată". Corect?
Yani, bu insanlar hep "Hayat Şahane" anlayışını vaaz ettiler, değil mi?Foram pessoas que pregaram que "A vida é excelente".
Yani, bu insanlar hep "Hayat Şahane" anlayışını vaaz ettiler, değil mi?Je veux dire voilà des gens qui prêchaient "La vie est super", non?
Yani, bu insanlar hep "Hayat Şahane" anlayışını vaaz ettiler, değil mi?제가 이 분들이 단지 "인생은 위대합니다"라고만 가르쳤다고 말하는 건가요?
Yani, bu insanlar hep "Hayat Şahane" anlayışını vaaz ettiler, değil mi?Na pewno głosili, że "Życie jest super"?
Yani, bu insanlar hep "Hayat Şahane" anlayışını vaaz ettiler, değil mi?Seguramente está fue gente que predicaba, "La Vida es Excelente. verdad?
Yani, bu insanlar hep "Hayat Şahane" anlayışını vaaz ettiler, değil mi?Určitě mluvili jen ve fázi pět "Život je skvělý", ne?
Yani, bu insanlar hep "Hayat Şahane" anlayışını vaaz ettiler, değil mi?Ý tôi là, chắc chắn đây chỉ là những người đi rao giảng rằng, "Đời thật tuyệt," đúng không?
Yani, bu insanlar hep "Hayat Şahane" anlayışını vaaz ettiler, değil mi?Ήταν απλώς άνθρωποι που κήρυτταν, "Η ζωή είναι μεγαλειώδης" σωστά;
Yani, bu insanlar hep "Hayat Şahane" anlayışını vaaz ettiler, değil mi?Нали точно това са хората, който проповядват "Живота е чудесен"?
Yani, bu insanlar hep "Hayat Şahane" anlayışını vaaz ettiler, değil mi?Это же несомненно были люди, исповедовавшие философию "Жизнь прекрасна". Верно?
Yani, bu insanlar hep "Hayat Şahane" anlayışını vaaz ettiler, değil mi?הם ודאי הטיפו "החיים נהדרים", נכון?
Yani, bu insanlar hep "Hayat Şahane" anlayışını vaaz ettiler, değil mi?أعني بالتأكيد أن هؤلاء هم فقط الناس الذين وصلوا، "الحياة عظيمة". أليس كذلك؟
Yani, bu insanlar hep "Hayat Şahane" anlayışını vaaz ettiler, değil mi?ささやかな幸せと喜びです
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod