Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.Il cherchait le pardon, il prétend tenter d'améliorer la vie de ses enfants-soldats.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.그는 용서를 구하며, 어린 군인들의 삶을 개선시키기 위해 노력하겠다고 말했습니다.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.Megbocsátást keresett, és azt mondja, hogy próbál javítani gyerek-katonái életén.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.Ông tìm sự tha thứ, và ông tuyên bố sẽ cố gắng cải thiện cuộc sống của những chú lính thiếu nhi.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.Szukał tam przebaczenia twierdząc, że dąży do zmiany bytu jego dziecięcych żołnierzy
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.Он ищет прощения, и утверждает, что старается улучшить жизни своих несовершеннолетних солдат.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.Той търсеше опрощение и твърди, че се старае да подобри живота на своите деца-войници.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.היא חיפש כפרה, והוא טוען שהוא מתאמץ לשפר את חייהם של הילדים-לוחמים שלו.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.يبحث عن الغفران، ويدعي أنه يسعى إلى تحسين حياة جنودة الأطفال.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.元少年兵の生活改善に向け 努力すると誓いました この遠征中に彼は殺されることを-
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.A nové nebesia a novú zem podľa jeho zasľúbenia čakáme, v ktorých prebýva spravedlivosť.
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.Dar noi, după făgăduinţa Lui, aşteptăm ceruri noi şi un pămînt nou, în care va locui neprihănirea.
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.De új eget és új földet várunk az õ ígérete szerint, a melyekben igazság lakozik.
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.우리는 그의 약속대로 의의 거하는바 새 하늘과 새 땅을 바라보도다
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.Lecz nowych niebios i nowej ziemi według obietnicy jego oczekujemy, w których sprawiedliwość mieszka.
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.Mais nous attendons, selon sa promesse, de nouveaux cieux et une nouvelle terre, où la justice habitera.
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.Men »nya himlar och en ny jord», där rättfärdighet bor, förbida vi efter hans löfte.
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.Men vi forvente efter hans Forjættelse nye Himle og en ny Jord, i hvilke Retfærdighed bor.
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.Men vi venter efter hans løfte nye himler og en ny jord, hvor rettferdighet bor.
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.Mutta hänen lupauksensa mukaan me odotamme uusia taivaita ja uutta maata, joissa vanhurskaus asuu.
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.Nós, porém, segundo a sua promessa, aguardamos novos céus e uma nova terra, nos quais habita a justiça.
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.Nového pak nebe a nové země podle zaslíbení jeho čekáme, v kterýchžto spravedlnost přebývá.
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.Novih pa nebes in nove zemlje pričakujemo po obljubi njegovi, v katerih prebiva pravičnost.
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.Según las promesas de Dios esperamos cielos nuevos y tierra nueva en los cuales mora la justicia
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.Vả , theo lời hứa của Chúa , chúng_ta chờ_đợi trời mới đất mới , là nơi sự công_bình ăn_ở .
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.Vả, theo lời hứa của Chúa, chúng ta chờ đợi trời mới đất mới, là nơi sự công bình ăn ở.
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.Κατα δε την υποσχεσιν αυτου νεους ουρανους και νεαν γην προσμενομεν, εν οις δικαιοσυνη κατοικει.
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.Впрочем мы, по обетованию Его, ожидаем нового неба иновой земли, на которых обитает правда.
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.Нових же небес і землї нової по обітницї дожидаємось, в котрих правда домує.
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.ואנחנו כפי הבטחתו מחכים לשמים חדשים ולארץ חדשה אשר צדק ילין בם׃
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.ولكننا بحسب وعده ننتظر سموات جديدة وارضا جديدة يسكن فيها البر
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.但 我 們 照 他 的 應 許 、 盼 望 新 天 新 地 、 有 義 居 在 其 中
Ama biz Tanrının vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz.但 我 們照 他 的 應許 、 盼望 新 天 新地 、 有 義居 在 其中
Amerikan hükümeti, çölde sürücüsüz yol alabilen bir araç üretilmesi için ödül vaadinde bulunmuştu.미국 정부가 사막을 스스로 주행하는 자동차에 상금을 걸었습니다.
Amerikan hükümeti, çölde sürücüsüz yol alabilen bir araç üretilmesi için ödül vaadinde bulunmuştu.Ở cuộc thi này chính phủ Mỹ treo giải thưởng cho người nào dựng được một chiếc xe có thể tự lái qua sa mạc.
Amerikan hükümeti, çölde sürücüsüz yol alabilen bir araç üretilmesi için ödül vaadinde bulunmuştu.בו ממשלת ארה"ב הכריזה על פרס לבניית מכונית שתסע בעצמה ותנווט במדבר.
Amerikan hükümeti, çölde sürücüsüz yol alabilen bir araç üretilmesi için ödül vaadinde bulunmuştu.حيث عرضت حكومة الولايات المتحدة الامريكية جائزة لمن يستطيع ان يصنع سيارة ذاتية التحكم تستطيع السير في الصحراء
Amerikan hükümeti, çölde sürücüsüz yol alabilen bir araç üretilmesi için ödül vaadinde bulunmuştu.アメリカ政府が 賞金を出すことにしたのです 100以上のチームが参加したにもかかわらず
Amerikan hükümeti, çölde sürücüsüz yol alabilen bir araç üretilmesi için ödül vaadinde bulunmuştu.懸賞建造一輛 可以在沙漠入邊導航噶無人駕駛汽車。
Ancak Hindistanda, tek bir vaadedilen yer yoktur.Aber in Indien gibt es dieses eine gelobte Land nicht.
Ancak Hindistanda, tek bir vaadedilen yer yoktur.Ale w Indiach nie ma jednej ziemi obiecanej.
Ancak Hindistanda, tek bir vaadedilen yer yoktur.De Indiában nincsen olyan, hogy 'az' ígéret földje.
Ancak Hindistanda, tek bir vaadedilen yer yoktur.În schimb în India, nu există UN pământ sfânt.
Ancak Hindistanda, tek bir vaadedilen yer yoktur.하지만 인도에는 약속된 땅이 하나가 아닙니다.
Ancak Hindistanda, tek bir vaadedilen yer yoktur.Maar in India is er niet "het" beloofde land.
Ancak Hindistanda, tek bir vaadedilen yer yoktur.Ma in India non c'è "la" terra promessa.
Ancak Hindistanda, tek bir vaadedilen yer yoktur.Mais en Inde, " la " terre promise n'existe pas.
Ancak Hindistanda, tek bir vaadedilen yer yoktur.Namun di India tidak ada "sebuah" tanah yang dijanjikan.
Ancak Hindistanda, tek bir vaadedilen yer yoktur.Nhưng ở Ấn Độ không có cái gọi là miền đất hứa "cụ thể" nào cả.
Ancak Hindistanda, tek bir vaadedilen yer yoktur.Pero en la India no existe "la" tierra prometida.
Ancak Hindistanda, tek bir vaadedilen yer yoktur.Αλλά στην Ινδια δεν υπάρχει μία γη της επαγγελίας.
Ancak Hindistanda, tek bir vaadedilen yer yoktur.Но в Индии нет одной-единственной Земли обетованной.
Ancak Hindistanda, tek bir vaadedilen yer yoktur.Но в Индия я няма "обетованата" земя.
Ancak Hindistanda, tek bir vaadedilen yer yoktur.אבל בהודו אין ארץ מובטחת אחת.
Ancak Hindistanda, tek bir vaadedilen yer yoktur.ولكن في الهند لا يوجد أرض الميعاد
Ancak Hindistanda, tek bir vaadedilen yer yoktur.約束の地はいろいろあって
Araç-gereç, bilgi ve kaynağa sahibiz, HIV'i önleme vaadi de var.Abbiamo gli strumenti, le informazioni e il denaro e la volontà di voler prevenire l'HIV.
Araç-gereç, bilgi ve kaynağa sahibiz, HIV'i önleme vaadi de var.Avem instrumentele, cunoştinţele, banii şi hotărârea de a împiedica răspândirea HIV.
Araç-gereç, bilgi ve kaynağa sahibiz, HIV'i önleme vaadi de var.Chúng ta có công cụ, kiến thức và tiền và lời cam kết chống HIV nữa
Araç-gereç, bilgi ve kaynağa sahibiz, HIV'i önleme vaadi de var.Kita memiliki alat-alat, pengetahuan dan uang, dan janji untuk mencegah HIV juga.