O vızıltıyı duyuyor musun?Do you hear that buzzing?
Stefan tuhaf bir vızıltı sesi duydu.Stefan heard a strange buzzing sound.
Derin, düşük vızıltı.A deep, low buzz.
(Sivrisinek vızıltısı)(Mosquito buzzing)
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.You know, I've been buzzed in the water.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Abstract ideas are pale things compared to those first bees and blossoms.
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!Ah, the land of the rustling of wings, which is beyond the rivers of Ethiopia;
Bir yarışmacı vızıltı olmadan cevap verirse, cevapları kabul edilmez.If a contestant responds without buzzing-in, their answer is not accepted.
Temmuz 1874'te önce anormal bir ses, sonra da sürekli bir vızıltı duymaya başlamıştı.In July 1874 he began hearing anomalous noise and then a permanent buzzing.
Nektar çekimini tipik kolibri tarzı olan vızıltılı uçuş ile yapmaz, aksine genelde durarak yapar.Nektar saugt er nicht im Kolibri-typischen Schwirrflug, sondern meist im Sitzen.
Vızıltı geri döndü.Le silence revient.
Vızıltı geri döndü.Después volvió el alboroto.
Vızıltı geri döndü.Porém, a dor voltou.
Vızıltı geri döndü.De pijn keerde terug.
Vızıltı geri döndü.Trasăturile s-au întors !
Vızıltı geri döndü.Så kom skjelvingen tilbake.
Vızıltı geri döndü.Tapi hambatan kembali muncul.
Sinek ve arı vızıltısına benzetenler de olmuştur.同じように草間悠里もエンディングで文哉に問いかける。
Vızıltı geri döndü.災害復旧。
Vızıltı geri döndü.伏望收回成命。
Vızıltı geri döndü.이에 난서는 돌아왔다.
Vızıltı geri döndü.הטרמה על ידי חזרה.
Ayırca bu tıkırtıları aralık vermeden çıkartarak, vızıltı paketleri olarak sosyal amaçlı kullanabilirler.A můžou je také pevně spojit dohromady do bzučení a užít jich sociálně.
Ayırca bu tıkırtıları aralık vermeden çıkartarak, vızıltı paketleri olarak sosyal amaçlı kullanabilirler.Dar pot comasa aceste sunete foarte repede, transformându-le în zbârnâiri de comunicare socială.
Ayırca bu tıkırtıları aralık vermeden çıkartarak, vızıltı paketleri olarak sosyal amaçlı kullanabilirler.하지만 이 딸깍거리는 소리를 아주 빠르게 반복하면 진동이 되어서 돌고래간 사교에도 쓰일 수 있습니다.
Ayırca bu tıkırtıları aralık vermeden çıkartarak, vızıltı paketleri olarak sosyal amaçlı kullanabilirler.Ma possono trasformare le sequenze di click in ronzii e usarli per socializzare.
Ayırca bu tıkırtıları aralık vermeden çıkartarak, vızıltı paketleri olarak sosyal amaçlı kullanabilirler.Mas também podem comprimir estes estalidos em assobios que usam socialmente.
Ayırca bu tıkırtıları aralık vermeden çıkartarak, vızıltı paketleri olarak sosyal amaçlı kullanabilirler.Men de kan også pakke disse klik meget tæt på hinanden til brum og bruge dem socialt.
Ayırca bu tıkırtıları aralık vermeden çıkartarak, vızıltı paketleri olarak sosyal amaçlı kullanabilirler.Ngoài ra chúng cũng kết hợp các âm thanh này với nhau lồng vào trong chuỗi âm ồn ào và giao tiếp.
Ayırca bu tıkırtıları aralık vermeden çıkartarak, vızıltı paketleri olarak sosyal amaçlı kullanabilirler.No dokážu tieto zvuky aj úzko zoskupiť do vibrácií a používať ich na spoločenský kontakt.
Ayırca bu tıkırtıları aralık vermeden çıkartarak, vızıltı paketleri olarak sosyal amaçlı kullanabilirler.Pero también, bien pueden juntar estos clics en zumbidos y usarlos socialmente.
Ayırca bu tıkırtıları aralık vermeden çıkartarak, vızıltı paketleri olarak sosyal amaçlı kullanabilirler.Potrafią także zbić te kliki razem w brzęczenie i używają ich towarzysko.
Ayırca bu tıkırtıları aralık vermeden çıkartarak, vızıltı paketleri olarak sosyal amaçlı kullanabilirler.Sie können diese Klicks auch als Schnarren dicht aufeinanderfolgen lassen und dadurch sozial kommunizieren.
Ayırca bu tıkırtıları aralık vermeden çıkartarak, vızıltı paketleri olarak sosyal amaçlı kullanabilirler.А ще вони можуть клацати усі гуртом і використовувати ці звуки з соціальною метою.
Ayırca bu tıkırtıları aralık vermeden çıkartarak, vızıltı paketleri olarak sosyal amaçlı kullanabilirler.Они также могут скомпановать потрескивания в щелчки и употреблять их с целью общения.
Ayırca bu tıkırtıları aralık vermeden çıkartarak, vızıltı paketleri olarak sosyal amaçlı kullanabilirler.אבל הם גם יכולים לדחוס תיקתוקים וליצור מין זמזומים המשמשים למטרות חברתיות.
Ayırca bu tıkırtıları aralık vermeden çıkartarak, vızıltı paketleri olarak sosyal amaçlı kullanabilirler.ولكن يمكنها حزم هذه النقرات معاً بإحكام لتصبح طنيناً تستخدمه في التواصل
Ayırca bu tıkırtıları aralık vermeden çıkartarak, vızıltı paketleri olarak sosyal amaçlı kullanabilirler.社交の際の音としても使います たとえば 求愛の追尾行動では
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Hanno ronzato anche per me in acqua.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Ich bin im Wasser schon angeschnarrt worden.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Ik ben zelf ook wel eens 'gebuzzed' in het water. (Gelach)
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.I ved, jeg er blevet brummet under vandet.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.사실은 저도 물 속에서 진동을 받아본 적이 있답니다.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.On m'a déjà tourné autour sous l'eau, vous savez.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Sabem, já fui assobiada dentro de água.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Știți, și eu am fost zbârnâită în apă.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Také to na mě zkoušeli ve vodě.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Tak między nami, zostałam "wybrzęczona" w wodzie.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Thú vị là, tôi cũng bị tán tỉnh khi ở dưới nước đấy.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Viete, aj mňa sa takto vo vode pomocou vibrácií dotkli.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Ξέρετε, με έχουν βομβίσει στο νερό.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Ви знаєте, самці клацали мені у воді.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Мне даже удалось испытать это на себе.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.שתדעו, קיבלתי זמזומים במים.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.أتعلمون, كنت أصدر طنيناً في المياه
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.(笑)
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Abstracte ideeën verbleken bij die eerste bloemetjes en bijtjes.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Abstrakte Ideen sind fade Gedanken im Vergleich zu diesen ersten Bienen und Blumen.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Absztrakt elképzeléseink csak fakó dolgok ezekhez az első zümmögésekhez képest.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Ideile abstracte sunt lucruri palide în comparaţie cu acele prime albine şi înfloriri.