Bunun gibi vizyona sahibiz.Sau asta.
Bunun gibi vizyona sahibiz.Vi har visioner som den här.
Bunun gibi vizyona sahibiz.Vize jako tahle.
Bunun gibi vizyona sahibiz.Έχουμε οράματα σαν κι αυτό.
Bunun gibi vizyona sahibiz.Имаме образи като този.
Bunun gibi vizyona sahibiz.И такие образы.
Bunun gibi vizyonlara sahibiz.Aanzichten als dit.
Bunun gibi vizyonlara sahibiz.Abbiamo visioni come questa.
Bunun gibi vizyonlara sahibiz. Bunun gibi vizyona sahibiz.Kita memiliki pandangan seperti ini.
Bunun gibi vizyonlara sahibiz. Bunun gibi vizyona sahibiz.저희에게는 이런 미래가 있습니다. 저희에게는 이런 미래가 있습니다
Bunun gibi vizyonlara sahibiz. Bunun gibi vizyona sahibiz.Tenemos visiones como ésta.
Bunun gibi vizyonlara sahibiz. Bunun gibi vizyona sahibiz.To, czy to.
Bunun gibi vizyonlara sahibiz. Bunun gibi vizyona sahibiz.І такі, і такі.
Bunun gibi vizyonlara sahibiz. Bunun gibi vizyona sahibiz.יש לנו חזונות כאלה. יש לנו חזונות כאלה.
Bunun gibi vizyonlara sahibiz. Bunun gibi vizyona sahibiz.كهذه .. وهذه .
Bunun gibi vizyonlara sahibiz. Bunun gibi vizyona sahibiz.これらは皆素晴らしいプロジェクトですが
Bunun gibi vizyonlara sahibiz.Comme celle-ci.
Bunun gibi vizyonlara sahibiz.Máme vize, jako je tato.
Bunun gibi vizyonlara sahibiz.Meg ilyenben.
Bunun gibi vizyonlara sahibiz.Như thế này.
Bunun gibi vizyonlara sahibiz.Oder so.
Bunun gibi vizyonlara sahibiz.Sau ca asta.
Bunun gibi vizyonlara sahibiz.Vi har visioner som den här.
Bunun gibi vizyonlara sahibiz.Vízie, ako je táto.
Bunun gibi vizyonlara sahibiz.Έχουμε οράματα σαν κι αυτό.
Bunun gibi vizyonlara sahibiz.Имаме образи като този.
Bunun gibi vizyonlara sahibiz.У нас возникают такие образы.
Bunun nedeni Steve Jobs'ın "V" kelimesini kullanması, geleceğin ne olacağına dair vizyonu olmasıydı.Es porque Steve Jobs, usando la palabra visionario, tuvo una visión de lo que sería el futuro.
Bunun nedeni Steve Jobs'ın "V" kelimesini kullanması, geleceğin ne olacağına dair vizyonu olmasıydı.Это потому, что Стив Джобс, используя слово на букву "В", имел видение того, каким станет будущее.
Bunun nedeni Steve Jobs'ın "V" kelimesini kullanması, geleceğin ne olacağına dair vizyonu olmasıydı.未来へのビジョンを持っていました 彼のビジョンはグラフィック・ ユーザー・インターフェイスでした
Bu onun vizyonuydu- grafik kullanıcı arayüzü.Esta es su visión: interfaz gráfica de usuario.
Bu onun vizyonuydu- grafik kullanıcı arayüzü.Это его видение — графический интерфейс пользователя.
Bu onun vizyonuydu- grafik kullanıcı arayüzü.次にスティーブから学んだことは
Burdaki vizyon her bir yerel topluluğu kendi doğal gücünde hidrojen üretebilmek için etkinleştirebilmektir.A visão aqui é ter cada comunidade local a jogar os seus trunfos na criação de hidrogénio.
Burdaki vizyon her bir yerel topluluğu kendi doğal gücünde hidrojen üretebilmek için etkinleştirebilmektir.De visie is om iedere lokale samenleving zijn natuurlijke krachten te laten gebruiken om waterstof te maken.
Burdaki vizyon her bir yerel topluluğu kendi doğal gücünde hidrojen üretebilmek için etkinleştirebilmektir.우리의 목표는 수소를 만들어 낼 수 있는 자생력을
Burdaki vizyon her bir yerel topluluğu kendi doğal gücünde hidrojen üretebilmek için etkinleştirebilmektir.La visión aqui es que cada comunidad local desempeñe su fuerza natural en la creación de Hidrogeno.
Burdaki vizyon her bir yerel topluluğu kendi doğal gücünde hidrojen üretebilmek için etkinleştirebilmektir.L'idea é che ogni comunità scelga la fonte di idrogeno per lei più conveniente.
Burdaki vizyon her bir yerel topluluğu kendi doğal gücünde hidrojen üretebilmek için etkinleştirebilmektir.Mục tiêu ở đây là mỗi cộng đồng địa phương sử dụng ưu điểm về tự nhiên để tạo ra khí hydro.
Burdaki vizyon her bir yerel topluluğu kendi doğal gücünde hidrojen üretebilmek için etkinleştirebilmektir.Visinya adalah membuat setiap komunitas lokal memerankan kekuatan alaminya untuk membuat Hidrogen.
Burdaki vizyon her bir yerel topluluğu kendi doğal gücünde hidrojen üretebilmek için etkinleştirebilmektir.Визията тук е всяка местна общност да използва естествените си предимства при създаването на водород.
Burdaki vizyon her bir yerel topluluğu kendi doğal gücünde hidrojen üretebilmek için etkinleştirebilmektir.Мета в тому, щоб кожна місцева спільнота обрала згідно її природніх ресурсів для отримання водню.
Burdaki vizyon her bir yerel topluluğu kendi doğal gücünde hidrojen üretebilmek için etkinleştirebilmektir.החזון פה הוא שכל קהילה מקומית תשתמש בחוזק הטבעי שלה
Burdaki vizyon her bir yerel topluluğu kendi doğal gücünde hidrojen üretebilmek için etkinleştirebilmektir.الرؤية هنا هي جعل كل مجتمع محلي يلعب دوراً مهماً
Burdaki vizyon her bir yerel topluluğu kendi doğal gücünde hidrojen üretebilmek için etkinleştirebilmektir.各地元のコミュニティが それぞれ独自の方法で 水素を作ることです
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Así los delfines pueden zumbar y hacerse cosquillas entre sí a la distancia.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Assim, os golfinhos conseguem fazer cócegas uns aos outros à distância.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Deci delfinii se pot gâdila și zbârnâi de la distanță.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Delfine können also schnarren und sich aus der Entfernung kitzeln.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Delfiner kan summe og kilde hinanden på afstand.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Donc les dauphins peuvent s'appeler et se chatouiller les uns les autres à distance.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.I delfini possono stuzzicarsi e farsi il solletico a distanza.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.그래서 돌고래들은 멀리서도 서로 진동을 보내거나 간지럼을 태울 수 있습니다.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Takže delfíni mohou hučet a lechtat se na dálku.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Takže delfíny môžu jeden druhého na diaľku štuchnúť a štekliť.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Vì thế cá heo có thể gây ồn và chọc lét lẫn nhau mặc dù ở khoảng cách xa.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Zatem delfiny mogą brzęczęć i łaskotać się nawzajem na odległość.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Ze kunnen elkaar op afstand 'buzzen' en kietelen.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Έτσι τα δελφίνια μπορούν να δημιουργούν βόμβους και να γαργαλούν το ένα το άλλο από απόσταση.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Тож дельфіни можуть гудіти один до одного на відстані.