Vücut büyüklüğüBody size
IGF-1R'nin köpeklerde vücut büyüklüğünü düzenlediği de gösterilmiştir.IGF-1R has also been shown to regulate body size in dogs.
Deoksiribonükleik asit, DNA, vücutta protein oluşması için talimat verme görevini görür.Deoxyribonucleic acid, DNA, acts as the instructions for making proteins throughout the body.
Geniş ve düz burunları, geniş ağızlı geniş yüzleri ve kıllı vücutları olduğu bildirildi.They reportedly had wide and flat noses, broad faces with large mouths and hairy bodies.
Bilimsel araştırmalar, kalıntılara ait vücutları geç Neolitik dönemlere tarihlendirdi.Scientific research dated their bodies back to late Neolithic times.
Ediyakaran fosillerinin hiçbirinde iskelet benzeri sert vücut bölümleri yoktu.None of the Ediacaran fossils had hard body parts like skeletons.
Yeni nişlerin kolonileştirilmesi, devasa vücut boyutlarını ortaya çıkmasına sebep oldu.The colonisation of new niches resulted in massive body sizes.
Başka bir amaç, kurbanın vücut kısımlarından kehanettir.Another purpose is divination from the body parts of the victim.
Toplam vücut demiri erkeklerde ortalama 3,8 gr, kadınlarda ise 2,3 gr'dır.Total body iron averages approximately 3.8 g in men and 2.3 g in women.
Bu atıkların vücutta belirli bir seviyenin üzerinde birikmesi vücuda zararlıdır.Accumulation of these wastes beyond a level inside the body is harmful to the body.
Metabolik atıkların vücuttan atılması işlemine atılım denir.This process of removal of metabolic waste from the body is known as excretion.
Metabolik atık daha sonra dışkı maddesi ile birlikte vücuttan atılır.The metabolic waste is then released from the body along with fecal matter.
Ek olarak, vücuttaki inflamatuar yanıtın ana bölgesi olarak hizmet eder.Additionally, it serves as the main site of inflammatory response within the body.
Bu duruma bir örnek, yunusların ve köpekbalıklarının aerodinamik vücut şeklidir.An example is the streamlined torpedo body shape of porpoises and sharks.
Örneğin Nusayrîler, Ali'yi Tanrı'nın vücut bulmuş hali olarak görüyorlardı.For example, the Nuṣayrīs considered Ali to be an incarnation of God.
Taliban yönetimi altında Afgan kadınları tüm vücutlarını örtmeye zorlandı. [1]Under Taliban rule, Afghan women were forced to cover their entire bodies.[50]
Kleiber'in çeşitli türler için vücut büyüklüğünü metabolizma hızıyla karşılaştıran planı. [1]Kleiber's plot comparing body size to metabolic rate for a variety of species.[1]
Tür adı, vücut boyutuna atıfta bulunarak Latince'de "büyük" anlamına gelir.[1]The specific name means "large" in Latin, in reference to the body size.[1]
Bu kombinasyona bazen Biyolojik Vücut Saati Testi denir.This combination is sometimes referred to as the Biological Body Clock Test.[citation needed]
Sosyal Medyanın Vücut Algısı Üzerindeki EtkileriEffects of Social Media on Body Image
Bu ilaçlar vücutların soğumaya tepkilerini durdurmasını sağlıyordu.These drugs made bodies stop their reactions to cooling.
Birincil ve ikincil dalgalar, Dünya içinde dolaşan vücut dalgalarıdır.Primary and secondary waves are body waves that travel within the Earth.
Christopher Adam Bumstead (2 Şubat 1995 doğumlu), Kanadalı IFBB profesyonel vücut geliştirmecidir.Christopher Adam Bumstead (born 2 February 1995) is a Canadian IFBB professional bodybuilder.
Thoraco-omphalopagus (vakaların %28'i): [1] İki vücut üst göğüsten alt göğse kaynaşmış durumdadır.Thoraco-omphalopagus (28% of cases):[1] Two bodies fused from the upper chest to the lower chest.
Wilhelm Reich, 1930'larda vücut psikoterapisini geliştirmeye başladı.Wilhelm Reich began to develop body psychotherapy in the 1930s.[citation needed]
Vücuttaki kükürt çözeltisi 4.Solution of bodily sulphur 4.
Vücut sıvısına benzeyen hızlı hareket eden elektronlara ve yavaş iyonlara dikkat edin.Note the fast moving electrons and slow ions, resembling a bodily fluid.
Önce göçmenler, sonra sen. Sosyal yamyamlığın çözümü tek vücut olmaktır.Zuerst die Immigranten, dann du. Unsere Solidarität ist die Antwort auf den sozialen Kannibalismus.
Vücutta sürekli serbest radikaller bulunur.Im Körper entstehen ständig freie Radikale.
Vücut yanarak tanınmaz hale gelmiş.Der Körper ist zur Unkenntlichkeit verbrannt.
Hayaller vücut bulduğunda ve arzu edilenler gerçekleştiğinde o zaman bir mucizeden bahsedilebilir.Wenn Träume Hand und Fuß bekommen und aus Wünschen Leben wird, dann kann man wohl von einem Wunder sprechen.
Bunlardan başka, vücutta binlerce ortak sinir vardır.Zu den Nganasanen (oder Tawgg- und Awam-Samojeden) gehören nur etwa tausend Menschen.
Bu aktivite ile uğraşan kişiye vücut geliştirici (Bodybuilder) denir.Jemand, der sich dieser Aktivität widmet, wird Bodybuilder genannt.
Raja Gaj'ın omuz yüksekliği 3,4 m. idi ve vücut ağırlığı çok fazlaydı.Raja Gaj hatte eine Schulterhöhe von 3,4 m und war äußerst schwer.
Vücut uzunlukları 1.6 cm.den (Lestidiops pacificus) 2.15 metreye (Alepisaurus ferox) kadar uzanır.Sie erreichen Körperlängen zwischen 1,6 cm (Lestidiops pacificus) und 2,15 Metern (Alepisaurus ferox).
Deneme sırasında ayaklar hariç hiçbir vücut uzvu yere temas etmemelidir.Während des Versuches darf außer den Füßen kein anderer Körperteil den Boden berühren.
Ken Wheeler (Flex) (23 Ağustos 1965, Fresno, ABD'de), Amerikalı bir vücutçudur.Kenneth Wheeler (genannt Flex) (* 23. August 1965 in Fresno, USA) ist ein US-amerikanischer Bodybuilder.
Vücut yüzeylerinde sil ya da kamçılar bulunur.Die Augen stehen entweder auf oder oberhalb der Körperachse.
Aynı zamanda tüm zamanların en uzun boylu vücut geliştirme şampiyonudur (1,97).Insgesamt war es die Weltmeisterschaft mit den besten Turnierdurchschnitt(1,289) aller Zeiten.
Hint tavuskuşunla ve Kongo tavuskuşunun ortalama vücut büyüklüğü Asya'daki tavuskuşulardan küçüktür.Die durchschnittliche Körpergröße des Kongopfaus ist kleiner als die der asiatischen Pfauen.
Vücut dorso-ventral olarak (alt-üst yönünde) yassılaşmıştır.Der Körper ist dorsoventral (von oben nach unten) etwas abgeplattet.
Sonunda Bay Belçika vücut geliştirme unvanını aldı.Im Finale konnte er sich gegen den Belgier Eddy Leppens durchsetzen.
Vücutları silahlarıydı.Seine Waffen sind Pistolen.
Vücutlarında ekstra kıl oluşumları (sakal, yele) bulunur.Diese sind in ihrem körpernahen Abschnitt ungegliedert.
Vücut ısısı normalin çok altına düşer.Die Körpertemperatur ist fast immer normal.
Bacağı bütün vücuttaki kanını çekmektedir.Seine Haut ist auf seinem ganzen Körper rein.
Vücut uzun silindir şeklinde olup, yılana benzer.Sein Kopf ist langgezogen und ähnelt dem einer Schlange.
Bunun için de ruh, günahından temizlenmek üzere, birçok vücutlarda dolaşır.Dennoch gibt es für ihn einen Teil der Seele, der über den Körper hinausweist.
Kan bağışı, 18-65 yaş arasında ve vücut ağırlığı 50 kg’ın üzerinde olan sağlıklı kişiler kan verebilir.Spender müssen zwischen 18 und 68 Jahre alt sein und ein Körpergewicht von mehr als 50 Kilogramm haben.
İkizler kendi tarafındaki vücut yarılarını kontrol etmektedirler.Zweier bis Zehner zählen entsprechend ihren Augen.
Görüşleri belki de en güzel biçimde Encyclopédie (1751-1772) isimli eserde vücut bulmuştur.Die mit Abstand berühmteste Enzyklopädie der Geschichte ist die große französische Encyclopédie (1751–1772).
Kyosuke ve Kazuya birbirlerine kafa attıkları zaman vücut değiştirebilirler.Taki und Mitsuha stellen fest, dass sie beide in die Körper des anderen gewechselt haben.
Vücutları dorso-ventral yassıdır.Ihr Körper ist dorso-ventral abgeflacht.
Dial sabun ve vücut yıkama markasıdır.In Al-Minya werden Parfüm und Seife hergestellt.
Vücut yapısı güçlüdür.Ihr Körperbau ist kräftig.
Ve Lucifer, vücuttaki şeytan benim.Uwe Wolff: Der Teufel ist in mir.
İkisi de uyuşturucu kullanıp vücutlarını satmaktadır.Die beiden tanzen und konsumieren Drogen.
Virus, enfekte hayvanların tüm vücut salgılarıyla çevreye yayılır.Das Virus wird über Sekrete von infizierten Tieren ausgeschieden.
Sıçan kangurusugillerin vücut yapısı Kangurugiller'e benzer.Rattenkängurus ähneln in ihrem Körperbau den eigentlichen Kängurus.
Kurbanların kafa ve vücutlarından yara aldığı belirlendi.Die Leiche wurde mit Verletzungen an den Händen und am Kopf aufgefunden.