Birincisi vücut kanalı.悲しんでいる人と話すと
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.Az egyik az, hogy a szervezetünkben soha semmi nem történik elszigetelten.
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.Ensimmäinen on, että kehossa ei tapahdu mitään eristyksessä.
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.Én ting er, at intet i kroppen sker i isolation.
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.Erstens passiert im Körper nichts völlig isoliert.
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.Het eerste is dat in het lichaam niets geïsoleerd gebeurt.
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.Jedna je, že nič v tele sa nedeje v izolácii.
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.한가지는 신체에서 발생하는 그 무엇도 고립적인 상황에서 발생한게 아니라는 점입니다
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.La première est que rien dans le corps n'arrive seul
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.Một là không có thứ gì trong cơ thể lại có thể đơn độc xảy ra cả.
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.Pertama tidak ada hal dalam tubuh yang terjadi karena satu hal.
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.Uma é que nada no corpo acontece de forma isolada.
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.Una è che niente nel corpo umano accade in maniera isolata.
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.Una es que en el cuerpo nada sucede de forma aislada.
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.Unu: toate reacțiile din corp sunt plurivalente.
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.Zaprvé to, že v těle se nic neděje izolovaně.
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.Το ένα είναι πως τίποτα στο σώμα δεν συμβαίνει απομονωμένο.
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.Первая — ничего в нашем организме не происходит само по себе.
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.Перша полягає в тому, що нічого в нашому організмі не відбувається просто так.
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.Първо: нищо в тялото не се случва изолирано.
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.אחד זה ששום דבר בגוף לא קורה לבדו.
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.الأول هو أنه لا يوجد شيء يحدث في الجسد بصورة منعزلة عن باقي الجسد
Birincisi, vücutta hiçbir şey diğerlerinden bağımsız şekilde olmaz.オキシトシンと相互作用する9つの 分子を測定しましたが
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Como si tuvieran su propia física, y se mueven estrepitosamente, como explorando el mundo de la vida.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Hanno una propria fisicità, e brulicano selvaggiamente come se esplorassero la vita.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.이리저리 흩어졌다 모였다 하면서 화면 속 세상을 돌아다닙니다.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Podlegają niejako własnym prawom fizyki, pędzą we wszystkie strony jak gdyby badając życie.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Sie haben ihre eigene Physik, und sie wimmeln wild umher, um die Welt des Lebens zu erforschen.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Têm a sua própria física. Criam enxames como loucos, como que a explorar o mundo da vida.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Ze zwermen wild in het rond en verkennen het leven.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Έχουν δικούς τους νόμους και καταρρέουν αγριεμένα παντού, σαν να εξερευνούν τη ζωή.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Словно обладая собственной физикой, они дико роятся вокруг, как будто исследуя мир жизни.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Те имат своя собствена физика, и те се роят необуздано наоколо, един вид проучвайки света на живота.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.והם רוחשים בטירוף מסביב, סוג של חוקרים את עולם החיים.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.أنهم ينسابون بتهور، نوع من استكشاف فضاءات الحياة.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.更にこの粒子は好奇心も表します
Bir sonraki vücut o kadar uzaktı ki, ona gitmek için yüzmek gerekiyordu.Distanţa până la celălalt corp era mare aşa că trebuia să înoate.
Bir sonraki vücut o kadar uzaktı ki, ona gitmek için yüzmek gerekiyordu.다음 몸까지 거리는 너무 멀어서 헤엄을 쳐야 했습니다.
Bir sonraki vücut o kadar uzaktı ki, ona gitmek için yüzmek gerekiyordu.La distance avec le corps suivant était tellement grande qu'il devait nager.
Bir sonraki vücut o kadar uzaktı ki, ona gitmek için yüzmek gerekiyordu.La distancia al siguiente cuerpo era tan vasto que tenían que nadar.
Bir sonraki vücut o kadar uzaktı ki, ona gitmek için yüzmek gerekiyordu.La distanza dagli altri corpi era grande, quindi hanno dovuto imparare a nuotare.
Bir sonraki vücut o kadar uzaktı ki, ona gitmek için yüzmek gerekiyordu.Odległość między nimi tak wielka, że nauczyły się ją przepływać.
Bir sonraki vücut o kadar uzaktı ki, ona gitmek için yüzmek gerekiyordu.Ближайшее тело было так далеко, что им приходилось плавать.
Bir sonraki vücut o kadar uzaktı ki, ona gitmek için yüzmek gerekiyordu.המרחק בין הגופים היה עצום אז הם היו צריכים לשחות.
Bir sonraki vücut o kadar uzaktı ki, ona gitmek için yüzmek gerekiyordu.وكانت المسافة إلى العضو المقبل كبيرة فاضطروا للسِّباحة.
Bir sürü "karın" ve "vücut" kası egzersizi.Beaucoup d'abdos et d'exercices de posture.
Bir sürü "karın" ve "vücut" kası egzersizi.Una marea di addominali e "core work" (centro corpo).
Bir sürü "karın" ve "vücut" kası egzersizi.Πολύ δουλειά.
Bir sürü "karın" ve "vücut" kası egzersizi.Работа над мышцами рук и груди.
-Bir vücut... -Bir vücudum var...- Ciało... - Dostałem ciało.
-Bir vücut... -Bir vücudum var...- En krop ... - Jeg har fået en krop ...
-Bir vücut... -Bir vücudum var...-En kropp... -Jag har en kropp...
-Bir vücut... -Bir vücudum var... Nihayet bir vücudum var...-Ruumis... -Sain vihdoin ruumiin.
-Bir vücut... -Bir vücudum var... Nihayet bir vücudum var...-Ένα σώμα... -Βρήκα σώμα...
-Bir vücut... -Bir vücudum var...- Um corpo... - Consegue um corpo...
-Bir vücut... -Bir vücudum var...- Un corpo. - Ho ricevuto un corpo.
-Bir vücut... -Bir vücudum var...- Un cuerpo... - Tengo un cuerpo...
-Bir vücut... -Bir vücudum var...- Тело... - Я обрёл тело...
Bir vücut mimarı olarak, insan vücudu beni büyülüyor ve onu nasıl değiştirebileceğimin yollarını arıyorum.Ako "body architect" ma ľudské telo fascinuje, a tak skúmam, ako by sa dalo pretvárať.
Bir vücut mimarı olarak, insan vücudu beni büyülüyor ve onu nasıl değiştirebileceğimin yollarını arıyorum.Come architetto del corpo, il corpo umano mi affascina ed esploro come posso trasformarlo.