Burada savaşırken vücuduna beş kurşun isabet etti.Five bullets hit his body.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Anaphylaxis can occur in response to almost any foreign substance.
Hastalık davranışının bileşenleri canlı vücudu tarafından klasik koşullanma yoluyla öğrenilebilir.The components of sickness behavior can be learned by conditional association.
Giyim kuşam, vücudun bir kısmını veya tamamını kapsayan her türlü kıyafet ve aksesuar.Parading ornaments, fine clothes, or splendid cattle were all part of it.
Huayangosaurus'un ince ve uzun vücudu vardır.Huayangosaurus had relatively long and slender arms.
Vücudu, temeli Konrad tarafından atılan ve halen inşa halinde olan Speyer Katedrali'ne gömülür.His body is buried at Speyer Cathedral, which was still under construction at this time.
Daha sonra kendi vücudunu kendi aracı olarak kullanarak performans sanatına odaklandı.She soon focused on performance art—using her own body as her medium.
Halife'nin vücudunda 20 kadar derin hançer yarası bulunmaktaydı ve burnu ve kulakları kesilmişti.The body now had more than 20 bullet wounds in the face and neck.
Vücudunu ateşe çevirebilir.He can transform into a fire truck.
Bu kuşun küçük, güvercin-gibi bir baş ve boynu ama kuvvetli sıkı vücudu vardır.This sandgrouse has a small, pigeon like head and neck, but a stocky compact body.
Vücudun yan tarafları küçük benekli ya da noktalı olur.One of the positions of the body or épaulement.
Normal sıcaklığındaki insan vücudu 10 mikrometre civarında ışıma yapar.Humans at normal body temperature radiate chiefly at wavelengths around 10 μm (micrometers).
2.000 volt elektrik vücudunda iki dakikadan kısa bir süre gezdi.He logged almost 2000 hours of glider flight time.
Vücudu çok dayanıklıdır.The body is very stout.
Hikâye insan vücudu içinde geçmektedir.The story of the human body.
İki insanın vücudu filmde kullanılmıştır.Two of his books were used for a film.
Şarkı Arktika'da ölen ve vücudu donan bir kâşif ile ilgilidir.So the song is about them and killing the Butcher of Prague.
2010 yılında Muscle Men tarafından dünyanın en iyi 75 güreş vücudundan biri olarak seçildi.In 2010 Campbell was named one of the 75 Most Powerful Women in Business by Black Enterprise.
Güneş Ra'nın sembolüdür; tüm vücudunu ya da gözünü temsil eder.The sun disk was seen as either the body or the eye of Ra.
İnsan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenir.The starving people cut pieces from the body and fed themselves.
Hemolenf vücudun içini (hemosöl) tamamen kapsar ve tüm hücreleri sarar.Hemolymph fills all of the interior hemocoel of the body and surrounds all cells.
Ağır sorumluluklarla vücudumu terbiye ettim.Her marriage brought with it heavy responsibilities.
Tom kovayla su içer, sadece bunun için vücudundaki küçük deliklerden su sızar.Tom drinks a bucket of water, but more pecking causes the water to seep out through his body.
Tabaka zırhlar, bütün bir vücudu kaplayan şekliyle kullanılmıyordu.All the bodies were thrown into an unused well.
Sinir sisteminin asıl işlevi, vücudu kontrol etmesidir.At a more integrative level, the primary function of the nervous system is to control the body.
Aslında testere Büyük Büyük Anne'nin vücuduna yapışıktır.Ultimately he is attached to the archetype of The Great Mother.
Şehrin ismi Latince İsa'nın Vücudu anlamına gelir ve bir Hristiyan yortu günüdür.The city's name means Body of Christ in Latin.
Mekanik vücudundan başını ayırır ve vücuduna onları öldürmesini emreder.Being a cyborg, he detaches his head from his mechanical body for safety and orders it to kill them.
Böbrekler insan vücudundaki en karmaşık organlardan biridir ve çok sayıda işlevleri bulunmaktadır.Skin disorders are among the most common health problems in dogs, and have many causes.
Böylece, vücudun ilk savunma hattı bu sebeple inhibe olmuş olur.As a result of this, the enemy units in the first line of defence suffered heavy casualties.
Oğlunun vücudu, karısını öldürmüştür.The body was found by his wife.
Döndüğü zaman, vücudunun tamamı dönerdi.When he returned the body was gone.
Vücudun diğer bölümleri de çeşitli büyüklükteki örtü tüyleri ile kaplıdır.The remaining bodies range down to the size of a dust particle.
Vücudunu terk edebilirsin ama onurunu korumalısın.They are shouting, but you keep your dignity.
Yves kanadı yönlendirmek için vücudunu kullanmaktadır.Yves uses his body to steer the wing.
Progestinler doğal olarak vücudun ürettiği progesteronlara benzeyen sentetik hormonlardır.Progestins are synthetic hormones similar to naturally occurring progesterone.
Bilmiyorum! vücudu tamamen işe yaramaz!I don't know! His body build is completely useless!
Gerçek zamanlı olarak vücudumun çeşitli kısımlarının ne yaptığını algılayabilir.It can recognize what my various body parts are doing in real time.
Kollarınız vücudunuza yakın olsun ve hareketin bu bölümünde sırtınızı sıkıştırınKeep your arms close to your torso and squeeze your back at the top of the movement.
Tüm bu saydıklarım, eğer vücudunuza girselerdi, bir tür hastalığa sebep olabilirlerdi.So all sorts of things that if they were to enter your body, they would cause some form of disease.
Midenizdeki asit gibi vücudunuzda asidik ortamlar bile var.And then you even have acidic environments like your stomach acid.
Aslında vücudunuzun her parçasından hayalet olabilir.In fact, you can get a phantom with almost any part of the body.
Bakteriler, aslında büyük bir çoğunluğu temsil eder. Vücudunuzda hücre.Bacteria actually represents a majority of the cells on your body.
Vücudu doğramaktansa klinik olarak daha anlamlı diseksiyon yapmak istiyorum.So instead of just butchering the body, I'd like to do more clinically meaningful dissections.
İşiniz bittiğinde vücudu geri getirebilirsiniz ve bir dahaki seansa hazır olur.So when you are done, just bring back the body and then it's ready for another session.
Vücudunun büyük bir bölümünde derisi çıplaktır Böylece sudaki sürtünmeyi azaltır.It's actually got a naked skin for most of its body, so it reduces friction with the water.
Ama vücudunuzdaki her hücre bir noktada yenileniyor.But every cell in your body is replaced at some point.
Vücudumuz, organik hücre kolonilerinden oluşuyor.our bodies are built from organized colonies of cells.
İnsan vücudunun oluşmaya başladığı andan beri ölüm, hayatın ayrılmaz bir parçası.From the very beginning of the humans body's journey death becomes an essential part of life.
Bu program süresince vücudunuzdaki hücrelerden bir milyarı ölecek.During the course of this program around a billion cells in your body will die.
İnsan vücudunun ölüm süreci hayret verici.The processes of death in the human body are remarkable.
İnsan vücudunun 24 saat içinde soğuması işte buna benziyor.This is what it would look like if you could see the human body cool down over 24 hours.
Herbie'nin vücudundaki tümör, karaciğer ve böbrek gibi hayati organlara baskı yapıyor.[Narrator] The tumor in Herbie's body presses against vital organs, such as the liver and kidneys.
Vücudunun bir tarafı kaldırdı.One side of his body was lifted up.
Aslında, Gregor vücudu tamamen düz ve kuru oldu.In fact, Gregor's body was completely flat and dry.
Dünyası seyahatte. Vücudunun her karışında görebilirsiniz, baştan aşağı.His world travels can be seen on every inch of his body, from head..to toe.
En küçük damarlara "kılcal damar" deniyor; vücudumuzda bunlardan 19 milyar tane var.The smallest blood vessels are called capillaries. We've got 19 billion of them in our bodies.
Aslında, bu mikroskopik kanserlerin vücudumuzda sürekli oluştuğunu tahmin ediyoruz.In fact, we're probably forming these microscopic cancers all the time in our body.
Bir vücudun taşımak için nazik bir 'vahşi şeyler üzereyken az konuşun. "A body 'as to move gentle an' speak low when wild things is about."
Size vücudun parçalarını öğreteceğim.I want to teach you parts of the body.