Ana içeriğe geç
Sözlük

vücudu ile cümle

vücudu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu damarlar geliyor. vücudun oksijen kullanılır.Płynie żyłami. Komórki ciała zużyły tlen, który niosła.
Bu damarlar geliyor. vücudun oksijen kullanılır.Pochází ze žil. Tělo kyslík použilo.
Bu damarlar geliyor. vücudun oksijen kullanılır.Viene de las venas. el cuerpo utiliza el oxígeno.
Bu damarlar geliyor. vücudun oksijen kullanılır.Vine de la vene. Corpul a folosit oxigenul.
Bu damarlar geliyor. vücudun oksijen kullanılır.Вона йде з вен. Організм використав весь кисень.
Bu damarlar geliyor. vücudun oksijen kullanılır.Идва по вени. Тялото е използвало кислорода.
Bu damarlar geliyor. vücudun oksijen kullanılır.Она поступает из вен. Организм использовал весь кислород.
Bu damarlar geliyor. vücudun oksijen kullanılır.ומכל חלקי הגוף התחתון האחרים.
Bu damarlar geliyor. vücudun oksijen kullanılır.أنه قادم من الأوردة. يستخدم الجسم الأكسجين.
Bu demek oluyordu ki vücudun başka bir bölümünden aksetmiş.Asta însemna că era vorba de metastază de undeva.
Bu demek oluyordu ki vücudun başka bir bölümünden aksetmiş.Ca voulait dire que c'était des métastases de quelque part.
Bu demek oluyordu ki vücudun başka bir bölümünden aksetmiş.Dat betekende dat het van elders was uitgezaaid.
Bu demek oluyordu ki vücudun başka bir bölümünden aksetmiş.Det betydde att det hade spridits från någon annanstans.
Bu demek oluyordu ki vücudun başka bir bölümünden aksetmiş.Era metástasis de alguna otra parte.
Bu demek oluyordu ki vücudun başka bir bölümünden aksetmiş.Il che voleva dire che le metastasi avevano un'altra origine.
Bu demek oluyordu ki vücudun başka bir bölümünden aksetmiş.Isso significava que eram mestástases de outro lado.
Bu demek oluyordu ki vücudun başka bir bölümünden aksetmiş.Itu berarti kanker itu menyebar dari suatu tempat.
Bu demek oluyordu ki vücudun başka bir bölümünden aksetmiş.결국, 다른 곳에서 전이되었다는 결과가 나왔습니다.
Bu demek oluyordu ki vücudun başka bir bölümünden aksetmiş.Otázkou bylo odkud.
Bu demek oluyordu ki vücudun başka bir bölümünden aksetmiş.To oznaczało, że skądś były przerzuty.
Bu demek oluyordu ki vücudun başka bir bölümünden aksetmiş.Was bedeutete, dass es sich um Metastasen handelte.
Bu demek oluyordu ki vücudun başka bir bölümünden aksetmiş.Αυτό σήμαινε ότι είχε κάνει μετάσταση από κάπου αλλού.
Bu demek oluyordu ki vücudun başka bir bölümünden aksetmiş.Това означаваше, че се е разнесъл от другаде.
Bu demek oluyordu ki vücudun başka bir bölümünden aksetmiş.Это значило, что откуда-то идут метастазы.
Bu demek oluyordu ki vücudun başka bir bölümünden aksetmiş.זה אמר שזה גרורות ממקום אחר.
Bu demek oluyordu ki vücudun başka bir bölümünden aksetmiş.معنى ذلك أنه قادم من مكان آخر من الجسد .
Bu demek oluyordu ki vücudun başka bir bölümünden aksetmiş.一体どこから?
Bu devrimin adı da "anjiogenez," ve vücudumuzun damar geliştirmek üzere kullandığı süreçle ilgili.Cuộc cách mạng đó mang tên sự tạo mạch, và nó dựa trên quá trình cơ thể dùng để sản sinh ra mạch máu.
Bu devrimin adı da "anjiogenez," ve vücudumuzun damar geliştirmek üzere kullandığı süreçle ilgili.이 혁명은 "혈관신생"이라고 불립니다. 이것은 우리의 몸이 혈관의 성장을 사용하는 과정에 기초합니다.
Bu devrimin adı da "anjiogenez," ve vücudumuzun damar geliştirmek üzere kullandığı süreçle ilgili.Sen nimi on angiogeneesi. Se perustuu prosessiin, jota kehomme käyttää kasvattaakseen verisuonia.
Bu devrimin adı da "anjiogenez," ve vücudumuzun damar geliştirmek üzere kullandığı süreçle ilgili.Tato revoluce se nazývá angiogeneze, a vychází z procesu, kterým si naše tělo vytváří nové cévy.
Bu devrimin adı da "anjiogenez," ve vücudumuzun damar geliştirmek üzere kullandığı süreçle ilgili.Temelji na procesu, s katerim naše telo razrašča krvne žile.
Bu devrimin adı da "anjiogenez," ve vücudumuzun damar geliştirmek üzere kullandığı süreçle ilgili.למהפכה הזאת קוראים אנגיוגנזה, והיא מתבססת על תהליך צמיחת כלי דם, המשמש את הגוף.
Bu devrimin adı da "anjiogenez," ve vücudumuzun damar geliştirmek üzere kullandığı süreçle ilgili.体内で血管が増える- プロセスが基盤となっています 血管に重点を置くのは
Bu durumda vücudunuzda biraz kışkırtılmış hissederseniz şaşırmayın.몸과 마음이 좀 불안하고 동요되어도 놀라지 마십시오.
Bu durumda vücudunuzda biraz kışkırtılmış hissederseniz şaşırmayın.Ваш розум відчуває те саме.
Bu durumda vücudunuzda biraz kışkırtılmış hissederseniz şaşırmayın.כשאתם יושבים ולא עושים דבר והמוח שלכם מרגיש כך.
Bu durumda vücudunuzda biraz kışkırtılmış hissederseniz şaşırmayın.حين تجلس و لا تقوم بأي شيء وكذلك عقلك
Bu durumda vücudunuzda biraz kışkırtılmış hissederseniz şaşırmayın.鈍くて 退屈な心に 気づくかもしれません
Bu durumda, yemeğin kusmaya neden olmadığını biliriz, ama vücudumuz bunu bilmezDans ce cas, nous savons que la nourriture n'a pas causé le vomissement, mais notre corps ne le sait pas.
Bu durumda, yemeğin kusmaya neden olmadığını biliriz, ama vücudumuz bunu bilmezEn este caso, sabemos que el alimento no provocó el vómito, pero nuestro cuerpo no lo sabe.
Bu durumda, yemeğin kusmaya neden olmadığını biliriz, ama vücudumuz bunu bilmezIn dat geval weet jij wel dat het eten niet de oorzaak is van het overgeven, maar je lichaam weet dat niet.
Bu durumda, yemeğin kusmaya neden olmadığını biliriz, ama vücudumuz bunu bilmezIn questo caso, sappiamo che tale cibo non ci ha causato il vomito, ma i nostri corpi non lo sanno.
Bu durumda, yemeğin kusmaya neden olmadığını biliriz, ama vücudumuz bunu bilmez이 경우, 우리는 그 음식이 구토를 일으키지 않았다는 것을 알고 있지만, 우리의 몸은 그 사실을 알지 못합니다.
Bu durumda, yemeğin kusmaya neden olmadığını biliriz, ama vücudumuz bunu bilmezNeste caso, sabemos que a comida não causou o vómito, mas os nossos corpos não sabem isso.
Bu durumda, yemeğin kusmaya neden olmadığını biliriz, ama vücudumuz bunu bilmezWiemy, że to nie jedzenie wywołało wymioty, ale nasz organizm tego nie wie.
Bu durumda, yemeğin kusmaya neden olmadığını biliriz, ama vücudumuz bunu bilmezВ този случай знаем, че храната не е предизвикала повръщането, но нашето тяло не го знае.
Bu durumda, yemeğin kusmaya neden olmadığını biliriz, ama vücudumuz bunu bilmezМы знаем, что эта еда не была причиной рвоты, но наше тело этого не знает.
Bu durumda, yemeğin kusmaya neden olmadığını biliriz, ama vücudumuz bunu bilmezבמקרה כזה, אנו יודעים כי האוכל לא גרם לנו להקיא, אבל הגוף שלנו לא יודע את זה.
Bu durumda, yemeğin kusmaya neden olmadığını biliriz, ama vücudumuz bunu bilmezفي هذه الحالة، نحن نعلم أن الطعام لم يسبب التقيؤ، ولكن أجسادنا لا تعلم ذلك.
Bu gücü neden gerçek vücudunu geri almak için kullanmıyorsun?Dlaczego go nie użyjesz do odzyskania swojego ciała?
Bu gücü neden gerçek vücudunu geri almak için kullanmıyorsun?Hvorfor bruger du ikke Stenen til at få din krop tilbage?
Bu gücü neden gerçek vücudunu geri almak için kullanmıyorsun?-miksi et käytä voimaa saadaksesi oman ruumiisi takaisin.
Bu gücü neden gerçek vücudunu geri almak için kullanmıyorsun?Perché non avete usato quel potere per riavere i vostri corpi?
Bu gücü neden gerçek vücudunu geri almak için kullanmıyorsun?¿Por qué no has usado ese poder para recuperar tu cuerpo original?
Bu gücü neden gerçek vücudunu geri almak için kullanmıyorsun?Por que razão não usas esse poder para recuperares o teu próprio corpo?
Bu gücü neden gerçek vücudunu geri almak için kullanmıyorsun?Varför använder du inte Stenen för att återfå din kropp?
Bu gücü neden gerçek vücudunu geri almak için kullanmıyorsun?Γιατί δεν την εκμεταλλεύεσαι για να πάρεις πάλι το σώμα σου;
Bu gücü neden gerçek vücudunu geri almak için kullanmıyorsun?Почему ты не воспользуешься этой силой, чтобы вернуть своё тело?
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Aceasta conduce la slăbirea memoriei cunoașterii și a abilității de menținere a posturii și a agilității.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod