Ana içeriğe geç
Sözlük

vücudu ile cümle

vücudu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Teşhir edilen vücudu, halk tarafından tekmelendi ve tükürüldü.Ciało zostało poćwiartowane i wystawione na widok publiczny.
Guançe inacına göre yapılan tahnit ölünün vücudunu korumak içindir.Zawarta w nich oliwa przeznaczona była do namaszczania ciała zmarłego.
Bir ördek gagasının, kunduz benzeri bir hayvanın vücuduna dikildiği sanılıyordu.Sądzono, że ktoś przyszył kaczy dziób do ciała zwierzęcia przypominającego bobra.
Leonidas savaş sırasında öldürüldü ve Spartalılar ölü vücudunu alabilmek için çabaladılar.Spartakus zginął w walce, a jego ciało nie zostało odnalezione.
Vücudunun her tarafındaki teni cok beyazdı ama yüzünün beyazlığı biraz kırmızı karıştırılmış gibiydi.Skórę na całym ciele miał mlecznobiałą, jedynie biel twarzy zabarwiała się rumieńcami.
Vücudunun geri kalan kısmı ise beyaz renklidir.Pozostała część ciała biała.
Vücudun ihtiyaç duyduğu diğer yağlar bunlardan sentezlenebilir.Pancerze zrzucane przez nie mogą być wykorzystane przez innych.
Arkasından vücudunda yaralar oluşur.Rana powinna zagoić się wtórnie.
Vücudu yoktur sadece kafası vardır.Ciało pozbawione było głowy.
Başı, vücudu, kolları ve elleri bulunuyor.Najpierw głowa, ramiona, potem reszta ciała.
İç iskelet: Vücudun iç kısmında bulunur.Rdzeń kręgowy leży w grzbietowej części ciała.
Bu eklemler aracılığı ile, vücudun tüm ağırlığını ayağa aktarır.Ze względu na połączenia pomiędzy tymi kośćmi kość skokowa przekazuje całą wagę ciała na stopę.
Kadın vücudunun uzay uçuşuna tepkileriyle ilgili veri toplandı.Prasa spekulowała na temat lotu kosmicznego kobiety.
Kuyruk, hayvanların vücudunun arka bölgesinde bulunan bir organdır.Regeneracja przebiega sprawniej w tylnej części ciała zwierzęcia.
Her bölümün insan vücudunu keşfetmekle ilgili bir ana başlığı vardı.Problem polegał na tym, iż w każdym z nich głównym składnikiem jest ludzkie ciało.
Ama vücudunun öbür bölümleri erişkinlere çok benzer.Spód ciała jest bardzo podobny do wierzchu.
Patlamanın ardından Heydrich'in vücuduna şarapnel parçaları isabet etti.Wówczas z pomocą dźwigu wydobyto ciało Heemeyera.
Egzersiz vücudunu kuvvetli yapar.Ćwiczenia wzmacniają twoje ciało.
O sırada uçak birden patlar ve Sam'ın vücudu patlama sırasında alev alır, Sam yanarak ölür.Planet exploderar och Sam blir bränd till döds.
Hemiplejik ataklar vücudun bir ya da iki tarafına etki edebilir.Asomatognosi kan påverka den ena eller båda sidorna av kroppen.
Orta Çağ bilginleri insan vücudunda sindirimin, yemeğin pişmesi gibi bir süreç olduğunu düşünmüşlerdir.Den medeltida vetenskapen ansåg att matsmältning var en process som liknade matlagning.
Kendisini özellikle büyüleyen, kadın vücududur.Och det är det som är hennes speciella magi.
İnsan vücudunda yaklaşık 639 iskelet kası bulunmaktadır.Det finns runt 640 skelettmuskler i människokroppen.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Anafylaxi kan orsakas till följd av ett immunologiskt svar på så gott som alla främmande ämnen.
Vücudu devamlı kuvvetli tutmalı, yeme-içmeye çok dikkat etmelidir.Man bör dricka mycket och tugga maten noga.
Sağlıklı bir insanın vücudundaki her hücrede 46 tane kromozom vardır.Varje kroppscell hos en människa har 46 stycken kromosomer.
İnsan vücudunda 43 sinir segmenti vardır.I människans kropp finns 33 ryggkotor.
Vücudum ben istesem de uyuşturucu almama izin vermiyor, çünkü çok zayıfım.Jag bad pojken lämna mig eftersom jag mådde illa och inte hade styrka nog att fortsätta.
İnsan vücudundaki en büyük hücrelerden biridir.Den är en av kroppens största muskler.
Diğer bir test, kanda vücudun dang virüsü ile savaşmak için ürettiği antikorları bulmaya çalışır.Med ett annat test söker man i blodet efter antikroppar som kroppen tillverkar för att bekämpa dengueviruset.
Vücudun ön tarafları oldukça düzdür.Deras kroppshållning är ganska upprätt.
Vücudu yılanlarla kaplıdır.Stora arealer täcks av myrar.
Smith'in vücudu yakıldı ve topluma açık bir anıt yeri belirlenmedi.Hans kropp kremerades och det var ingen offentlig begravning.
Buna shinshin ridatsu, "kaminin vücudundan ayrılması" denir.Namnet goshindō ska tydas ungefär som "vägen att skydda sin kropp".
Hormonun temel görevi vücudun biyolojik saatini koruyup ritmini ayarlamaktır.Kroppen kan ställa om den biologiska klockan för att rätta till problemet.
Bir ördek gagasının, kunduz benzeri bir hayvanın vücuduna dikildiği sanılıyordu.Ankan tycks ha haft en särställning som symbol för den avlidnes själ.
Ötzi'nin vücudunun çeşitli yerlerinde toplam 61 dövme bulunmaktadır.Under hela sjukhusets verksamhet förlorade man 61 patienter.
Burada savaşırken vücuduna beş kurşun isabet etti.Det här gjorde hon trots att hon sköt hela fem bom totalt.
Stalin'in karısı Nadezhda 1932'de intihar ettikten sonra, GUM, onun vücudunu sergilemek için kullanıldı.1932 låg Stalins fru Nadezjda på lit-de-parade i byggnaden efter sitt självmord.
Bazı modeller insan vücudundan daha büyük benzerlik etkisi yaratmak için sıcak su ile doldurulabilir.Деякі моделі можуть наповнюватися теплою водою, для створення більшого ефекту подоби людського тіла.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Анафілаксія може бути реакцією у відповідь на майже будь-яку чужорідну речовину.
Orta Çağ bilginleri insan vücudunda sindirimin, yemeğin pişmesi gibi bir süreç olduğunu düşünmüşlerdir.Середньовічні вчені вважали, що травлення людини схоже на процес приготування їжі.
Başı, vücudu, kolları ve elleri bulunuyor.З серцем, ротом і руками.
Diğer taraftan, insan vücudunu taklit etmeye çalışmak onu daha iyi anlamayı sağlamaktadır.З іншого боку, спроба імітувати людський організм приводить до кращого розуміння вказаних задач.
Görünümü bir çocuk vücudunun içinde bir kafa gibidir.Наприклад, дитина з маскою у вигляді голови коня.
Aslında vücudu iyi durumdaydı.Але насправді він був здоровий.
Vücudu dinç tutar.Тіло валькувате.
Vücudu küçüktü.Тілом молодшим.
Çoğu omurgasız hayvan, vücudunun tamamını yenileyebilir.Так, навіть сота частинка їх тіла здатна відновлюватись в цілу тварину.
Vücudunu kendisi yapmıştır hatta 100'e yakın vücudu vardır.У нього мозок в 100 разів менше тіла.
Vücudun kapalı yerlerinde nadirdir.Рідше в інші частини тіла.
Elbiseler bütün vücudu örtmektedir.Одяг щільно обгортав його тіло.
İnsan Vücudu Bir Varmış Bir Yokmuş...Тут не проходила жодна людська душа.
Çünkü adet düzensizliği tamamlana kadar vücudun ürettiği her yumurta döllenmeye daha uygundur.У матки скорочується яйцекладка до повного її припинення.
Çoğu türlerde kuyruk aynı vücudun uzunluğundadır, sadece İndri'nin neredeyse kuyruğu yok sayılır.Хвіст становить майже половину довжини тіла, проте практично не відрізняється від тулуба.
Vücudunu terk edebilirsin ama onurunu korumalısın.Дайте нам піддержку і тим спасете своє право.
Vücudunda 9 ila 11 adet dorsal diken bulunmaktadır.По тілу проходить 10 або 11 мінливих чорних смуг.
Vücudundan ameliyat malzemesi çıkarabilir.Може діставати свої внутрішні органи з тіла.
Vücudu parçalandı ve Tiber nehri'ne atıldı.Його тіло було розірвано на шматки і кинуто в Тибр.
Kendisini tehdit eden veya uyarılırsa, bütün vücudu ve korkunç dişlerini ortaya çıkarır.Коли йому загрожували, він показав своє велике тіло і страшні зуби.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod