Reoch suçlu bulundu ve idam edildi, boğuldu ve aynı gün vücudu yakıldı.Теон заборонив йому робити це і спалив тіла дітей в той же день.
Bu enfeksiyonla baş edecek kişi onun vücudunun içindeki akyuvar polis Osmosis Jones'dur (Chris Rock).Роль Капоте в ньому виконав Тобі Джонс (англ. Toby Jones).
Ölümünden sonra vücudu dondurularak Cryonics yapılan ilk kişidir.Планує заморозити своє тіло після смерті із використанням кріогенних технологій.
Ağır sorumluluklarla vücudumu terbiye ettim.Вони невтомною, тяжкою працею розбудовували господарство.
Vücudumuzdaki diğer organlar ve sistemler de zaman zaman etkilenebilmektedir.Можуть послідовно уражатися різні органи і системи.
Vücudu gri deriyle kaplanmış bir iskeletti sadece.Звук посилюється лише дерев'яним корпусом гітари.
Bu saldırıda düşmana tüm vücuduyla saldırır.Тим самим підняв усю роту на бій з ворогом.
Vücudun her bir yanında yuvarlak siyah leke bulunur.Мають контрасні темні плями по всьому тілу.
Öldüğü sırada vücudunda uyuşturucu ağrı kesici vardı.Однак перед смертю він жахливо страждав від болю в животі.
Bu kemik, insan vücudunun en uzun ve en güçlü kemiğidir.Найбільша і найдовша трубчаста кістка в організмі людини.
Vücudunda mavi çizgiler vardır.Вздовж тіла проходять блакитні хвилясті лінії.
Gonsalvus tüm vücudu kıllar ile kaplı olduğundan dolayı diğer insanlardan farklıydı.Капела відрізнялася від інших тим що склад був мішаний.
Vücudu yılanlarla kaplıdır.Тіло покрите переважно голками.
Sırt yüzgeci vücudun arka tarafındadır.Звичайно, жало розташоване на задньому кінці тіла.
Kılınçı başrahipin vücuduna sokmak için ilerledi.Це змусило прем'єр-міністра вносити корективи до свого внутрішнього курсу.
Vücudumuzda üç çeşit kas bulunmaktadır.У грі є 3 різні кінцівки.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.K anafylaktickému šoku může dojít v reakci na téměř jakoukoli cizí látku.
Öldükten sonra da vücudu nergis çiçeklerine dönüşür.Po smrti se proměnil v květinu narcis.
II. Sınıfta, kişinin cildinde ve vücudun diğer bölümlerinde kanama olur.Stupeň II − člověk krvácí do kůže a dalších částí těla.
Spor ile birlikte vücudun vitamin ihtiyacının da karşılanması gerekiyor.Zeptejte se doktora, potřebujete-li vitaminové doplňky.
İnsan, vücuduyla maddi dünyaya, ruhu ile de manevi dünyaya bağlıdır.Člověk přijde na svět tělem, duší a srdcem.
İnsan vücûdundaki kalsiyumun % 99’u kemiklerde ve dişte bulunur.V kostech a zubech je uloženo 99 % vápníku.
İnsan vücudunda deaminasyon başlıca karaciğerde olur, ancak glutamat ayrıca böbrekler de deamine olur.V lidském těle deaminace probíhá primárně v játrech, i když glutamát se deaminuje také v ledvinách.
Dış çevre ile vücudu ayırır ve vücudu dış çevreye karşı korur.Pokrývá tělo a odděluje tak vnitřní prostředí organismu od vnějšího prostředí.
Ayrıca vücudun diğer bölümlerine yayılabilir.Lze jej odbíjet jakoukoli částí těla.
Her hangisin bakarsan bir vücudu görürsün.Při pohledu na kteroukoli z nich člověk zkamení.
Nadiren, dang vücudun diğer sistemlerini etkileyebilir.Virus dengue může někdy zasáhnout i další tělesné systémy.
Vasiyetine göre vücudu iki parçaya bölünmüştür.Tělo bylo rozděleno na dvě části.
Diğer bir test, kanda vücudun dang virüsü ile savaşmak için ürettiği antikorları bulmaya çalışır.Další test určuje protilátky v krvi, které tělo pro boj s virem dengue vytváří.
Karada yatarken vücudun iriliği ve tombul görünümü göze çarpar.Při spánku si tělo přikrývá svým dlouhým a huňatým ocasem.
Vakum etkisiyle yüzeye yapışıp vücudu çekerek hareket sağlar.Nutno rozlišovat pohyb bodu a pohyb tělesa.
Fakat bu ruh vücudu terk ederse insan ölür.Ale když zemře tělo, zemřu já?
Kuyruk, hayvanların vücudunun arka bölgesinde bulunan bir organdır.Žihadlo se nachází typicky na zadní části těla živočicha.
Bu hastalık vücudun bağışıklık direncini azaltır.Tím se snižuje odolnost organismu vůči infekcím.
Bu kemik, insan vücudunun en uzun ve en güçlü kemiğidir.Kůže je největší a nejvíce viditelný lidský orgán.
Vücudun dik durmasını sağlar.Závěr: neporušenost těla trvá.
Vücudu ısı ve soğuktan korur.Dobře chrání tělo před vodou i chladem.
Nem ise yok denecek kadar az olduğu için insan vücudunda terleme olmaz.Někdy mi chybí tak moc, že sotva můžu dýchat.
Karaciğer vücudun kan arzının yaklaşık %75 teminini sağlar.Tvoří asi 7 % krevní plazmy.
Eroin diğer opioidler,gibi vücudun dört endojen nörotransmiterlerine agonisttir.Heroin je, spolu s dalšími opioidy, agonistou čtyř endogenních neurotransmiterů.
Böylece ruhtaşını kendi vücuduna yerleştirir.Tak řežou do vlastního těla.
Böylece, vücudun ilk savunma hattı bu sebeple inhibe olmuş olur.Lebka jako první obranná linie je velmi náchylná k poranění.
Çoğu omurgasız hayvan, vücudunun tamamını yenileyebilir.V závažných případech může olupující se pokožka pokrývat téměř celé tělo.
Patlamanın ardından Heydrich'in vücuduna şarapnel parçaları isabet etti.Výbuch roztrhal Cevertovo tělo na kusy.
İnsan vücudunun da, birçok nesnenin de içinden geçebilir.Pronikají i do lidského těla a mohou se v něm hromadit.
Meganyan, vücudundaki mantarı çıkarmasını istiyor - enerjisini baskılayan mantar.Rohanovi má pomoci kovová síťka na hlavě, která bude tlumit elektrické vlny.
Vücudun yan taraflarında da bir benek sırası bulunur.Na břišní straně těla se nachází ústa.
16. yüzyılda ilk örnekleri Fransa'da ortaya çıkan bu çalgının şekli kadın vücudunu andırır.Od 16. století se tak objevují první vojenské uniformy v dnešním slova smyslu.
Vücudunda altı dövme bulunuyor.Na svém těle má tři tetování.
Arkasından vücudunda yaralar oluşur.Důvodem bylo poranění zad.
Ötzi'nin vücudunun çeşitli yerlerinde toplam 61 dövme bulunmaktadır.V celkovém pořadí mezi všemi souhvězdími mu patří patnácté místo.
Schneemann'ın ailesi onun vücuduyla olan doğallığını ve rahatlığını genel olarak desteklediler.Schönbrunn jim poskytl pohodlí a radostné chvíle s rodinou.
Şehrin ismi Latince İsa'nın Vücudu anlamına gelir ve bir Hristiyan yortu günüdür.Jméno, které město dostalo od Španělů, pochází z latiny a znamená Tělo Kristovo.
Erkeklerde testisler vücudun içinde saklıdır.Mužům se penis uložil dovnitř těla.
Mekanik vücudundan başını ayırır ve vücuduna onları öldürmesini emreder.Odstraním z vašeho těla srdce kamenné a dám vám srdce z masa.
Bu şehirde boşluktaki insan vücudunu keşfetmeye yönelik performans gösterileri sergiledi.V rámci této expozice navrhl pohyblivou strukturu Město v prostoru.
Böylece, içine alanın vücudunda ruhlar oluşur.Vyplňuje prostory v našem těle.
Lenin'in beyni, vücudu mumyalanmadan önce çıkarılmıştı.Creierul lui Lenin a fost scos înainte de îmbălsămarea trupului său.
(Akyuvarların, enfeksiyonlar gibi tehditlere karşı savaşarak vücudun korunmasına yardımcı olmaları gerekir.)(Leucocitele sunt cele care ajută organismul să lupte împotriva pericolelor, precum infecțiile).
Normal sıcaklığındaki insan vücudu 10 mikrometre civarında ışıma yapar.Omul, la temperatura normală a corpului, radiază pe lungimea de undă de 10 micrometri.