Ana içeriğe geç
Sözlük

vücudu ile cümle

vücudu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu organlar vücudun dışında ve pelvisin içinde bulunur.تتواجد هذه الأعضاء خارج الجسم وفي تجويف الحوض.
Bu vücudun sıvı miktarını ve dolayısıyla kan basıncını artırır.يؤدي ذلك إلى زيادة حجم السائل في الجسم، وأيضاً زيادة ضغط الدم.
Vücudunun yarısı tam bir kadındı.المرأة نصف المجتمع.
Vücuduna fazladan ağırlıklar eklenebilir.ويستطيع حمل فريسة تماثل وزن جسمه.
Elbiseler bütün vücudu örtmektedir.الشرش وهو الثوب الذي يغطي كامل الجسم.
Alyuvarlara yerleşen virüs tüm vücudu sarar.أما البلاعم فتوجد في كل أنحاء الجسم.
Orta Çağ bilginleri insan vücudunda sindirimin, yemeğin pişmesi gibi bir süreç olduğunu düşünmüşlerdir.يعتبر علماء القرون الوسطى عملية هضم الإنسان للطعام أن تكون عملية مماثلة إلى الطبخ.
Döllenme olayı dişi bireyin vücudunun içinde olur.وهذا يسمح للإخصاب أن يتم داخل جسم المرأة.
Balarısı'nın ürettiği bal kosher sayılır çünkü bal arıların vücudundan oluşan bir ürün değildir.عسل النحل المنتج من النحل يعتبر موافقا للشريعة اليهودية لأن العسل ليس مصنوعا من النحل.
Vücudu soğuktan korumak için de yenir.تساعد السوائل المبردة أيضا على تبريد جسمك.
Body insan vücudunun anatomik modeli.Anatomy of the Human Body (باللغة الإنجليزية).
Ninhursag tarafından Enki'nin vücudunu iyileştirmek için yaratılan sekiz tanrıçadan biridir.وهي أيضاً واحدة من ثمانية أطفال تم إنشاؤها من أجل شفاء إحدى الجروح الثمانية التي يتلقاها إنكي.
Kafası büyüktü ve vücudunun büyüklüğüne benziyordu.له رأس كبير بحجم كرة القدم وشكله يشبه رأس الحصان.
Vücudumuzu hastalıklardan korur.تداعي الجسد للإصابة بالمرض.
İnsan bacağı İnsan vücudunun alt uzuvlarına verilen isimdir.(نقاش) ساق الإنسان بالمغزى العام هي الطرف الأسفل لجسم الإنسان.
Oğlunun vücudu, karısını öldürmüştür.هو الذي وجد جثة الضحية.
Biyolojik tehlikeler: İnsan vücuduna zarar verebilir biyolojik ajanlardır.تمييز الوكلاء عن الكائنات: الوكلاء أكثر استقلالاً من الكائنات.
Demi Lovato bunu şöyle anlatır: "'Bu benim vücudumdan utanmamın ifade yoluydu.تقول روضة: "كانت هذه بمثابة الكارثة بالنسبة لي.
Vücudunun üst kısmı alt kısmından daha koyu renklidir.النصف الأدنى لجسمه كان أقصر من الجزء الأعلى.
Vücudunu terk edebilirsin ama onurunu korumalısın.Ainda que abandone sua vida, preserve a sua honra.
Mekanik vücudundan başını ayırır ve vücuduna onları öldürmesini emreder.Ele tira a cabeça de seu corpo mecânico e dá ordens para matá-los.
Bir ördek gagasının, kunduz benzeri bir hayvanın vücuduna dikildiği sanılıyordu.Pensou-se que alguém tinha costurado um bico de pato sobre o corpo de um animal semelhante a um castor.
Body insan vücudunun anatomik modeli.Anatomia do corpo humano.
Proteinler insan vücudu için gerekli besin maddeleridir.As proteínas são nutrientes essenciais ao corpo humano.
Genellikle vücudun ikiye bölünmesiyle gerçekleşir.Geralmente afeta os dois lados do corpo.
Yara izleri de vücudun görünüşünden rahatsızlık duymaya yol açabilir.A cicatrização pode também provocar alterações na aparência do corpo.
O dönemde vücudu boyama hem bir çeşit süslenme hem de sihirlerden korunma şekli idi.O segredo reside, precisamente, na maneira de o amassar (à mão) e do seu cozimento (em forno de lenha).
Böylece ruhtaşını kendi vücuduna yerleştirir.Significa quebrar a própria alma.
Fiziksel bedenini (ölüm durumundaki vücudunu) ve diğer insanları görme.Over Her Dead Body (Nem Por Cima do Meu Cadáver BRA ou Com outra?...
Bir Güneydoğu Asya türü avına karşı vücüdunun 30 - 40 katı bir uzunluğa sıçrayabilir.Espécies de Aelurillus do sul da Ásia conseguem pular cerca de 30-40 vezes o comprimento do seu corpo.
Ancak artık vücudu yorulmaya başlamıştı.No entanto, ele logo se cansou.
Huayangosaurus'un ince ve uzun vücudu vardır.T. nigropapillosum tem um corpo com forma larga e longa.
Ninhursag tarafından Enki'nin vücudunu iyileştirmek için yaratılan sekiz tanrıçadan biridir.Ela também é uma das oito crianças criadas para curar uma das oito feridas que Enki sofreu.
İnsan vücudunda 43 sinir segmenti vardır.Possui 34 segmentos (anéis) no seu corpo.
İnsan, vücuduyla maddi dünyaya, ruhu ile de manevi dünyaya bağlıdır.O homem é composto de corpo, alma e espírito.
Buna karşılık tüm vücudu çürük içinde...Ou com ele espalhado por todo o corpo?
Hemiplejik ataklar vücudun bir ya da iki tarafına etki edebilir.O tumor pode ter início em um ou em ambos os olhos.
Vücudu uzun süre tok tutar.Seu corpo entrou em choque durante horas.
Tüm vücudu demir bir zırhla kaplıdır.BA Todo ferro é corpo.
Büyük Baba karakteri ise bu senaryoda ölü olup cansız vücudunu Otostopçu yanında taşıyordur.O personagem do Avô estava morto nessa versão e seu cadáver era carregado junto ao corpo do Caroneiro.
Vücudunuzu toksinlerden ve ölü hücrelerden terleme yoluyla arındırır.Eles também "limpam" o corpo destruindo células mortas e restos de tecidos.
Örneğin kan olarak, aktörlerin vücuduna Bosco marka çikolata şurubu sürülüyordu.O sangue, por exemplo, era Bosco Chocolate Syrup jogado sobre os corpos dos membros de elenco.
Ayrıca vücudundan ayrılmak istemeyen plusları tahliye etmek için de kullanılır.É também quem retira os corpos da água daqueles que não sobreviveram..
Kuyrukları vücudun 2/3'ü kadar olur.A sua cauda pode atingir dois terços do comprimento do corpo.
Çoğu durumda fekal kontaminasyon azdır ve vücudun savunma sistemleri bu durumla başa çıkar.No entanto, muitos conseguem penetrar, activando assim as defesas internas do organismo.
Beden toplum bilimi İnsan VücuduCiência - O Corpo Humano.
Vücudu yılanlarla kaplıdır.O corpo é coberto de escamas.
İnsan vücûdundaki kalsiyumun % 99’u kemiklerde ve dişte bulunur.Cerca de 98% do cálcio que existe no corpo humano se armazena nos ossos.
Vücudunun üst kısmı alt kısmından daha koyu renklidir.A cauda é mais escura em cima do que em baixo.
Buddha'ya göre aslında "gerçek zihin" beyinde yahut vücudun içinde de oluşmaz.O real é tido como aquilo que existe fora da mente ou dentro dela também.
Ymir'in vücudundan ilk devler çıkmıştır.Tenha cuidado com as primeiras aparições de Yela.
Amaç, ok hedefin vücuduna saplandığında çıkarılmasını engellemekti.O som parecia puxá-la para fora de seu corpo.
Medya beni sadece bir kadın vücudu olarak tanıttı.O país classificou apenas uma atleta do biatlo feminino.
Toraks hayvan ve insanlarda vücudun bir parçası, baş ve abdomen arasında yer alır.A virilha é uma região do corpo dos animais ou humanos que fica situado entre as coxas e o ventre.
Kan ise damarlardan geçerek vücudu besleyen bir sıvıydı.Contudo, o remédio na verdade era uma droga que apodrece o corpo de dentro para fora.
Vücudu yakılmak yerine, baharatlarla dolduruldu, mumyalandı ve Augustus'un Mozole'sine konuldu.Seu corpo não foi cremado, mas foi preenchido com especiarias, embalsamado e colocado no Mausoléu de Augusto.
Elbiseler bütün vücudu örtmektedir.Ele usa um uniforme vermelho cobrindo todo o corpo.
Kuru halde, insan vücudundaki statik deşarjdan kolaylıkla patlayabilir.Devido a isso, ele se acumula facilmente no tecido ósseo do corpo humano.
Kadının vücudu (sağına doğru dönük) resmin sol tarafına dönük, yüzü izleyene bakar şekildedir.De vrouw (moeder) rechts van hem, zit helemaal voorovergebogen met neergeslagen ogen.
O âlemde mahlukatın bir vücudu yoktur, mahluk o âlemde adeta erimiş gibidir.Men heeft er dus geen fysiek lichaam zoals de mens (op aarde) dat heeft.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod