Vasiyetine göre vücudu iki parçaya bölünmüştür.L'armée est divisée en deux corps.
Hormonlar vücudun kendi mesaj taşıyıcılarıdır.Les Nécromanciens leur Art est celui du Corps.
Vibratörler veya seks oyuncakları vücudun çeşitli yerlerini uyarmak için kullanılır.Il est donc conseillé d'utiliser plusieurs gants de toilettes pour les différentes parties du corps.
Demi Lovato bunu şöyle anlatır: "'Bu benim vücudumdan utanmamın ifade yoluydu.Labiche confiera plus tard : « Je suis vraiment honteux de la simplicité de mon début.
Kaba yapılı vücudunun sanki yarısı eksikmiş gibi görünmektedir.Le relèvement de la partie écroulée lui parait une demi-mesure inacceptable.
Kuyrukları vücudun 2/3'ü kadar olur.Ses antennes atteignent le 2/3 du corps.
Tüm vücudu demir bir zırhla kaplıdır.Le tablier est bordé par un garde-corps en fer.
Hastalık ilerledkçe,vücudun diğer kısımlarına yayılır.Cette infection peut parfois s'étendre à d'autres parties du corps.
Ama vücudu kuvvetli ve sıkıdır.Le corps est solide et compact.
Kontakt yangı: Vücudun bir bölümündeki yangı sık sık yakın dokulara sirayet eder.Un violent incendie éclate brusquement au milieu de nos ouvrages.
Vücudu yakılmıştır ve külleri kızı Vivian’a verilmiştir.La dépouille de Carson fut incinérée et les cendres données à sa veuve.
Bu bahsedilen hastalıklar doğuştan olan ve vücudun çeşitli yerlerinde bozukluklarla seyreden durumlardır.De nombreux sujets se plaignent de douleurs semblables partout dans le corps.
Vücudu yakılmak yerine, baharatlarla dolduruldu, mumyalandı ve Augustus'un Mozole'sine konuldu.Le corps de Poppée n'est pas brûlé, il est embaumé avec des épices et placé dans le mausolée d'Auguste.
Yeni doğmuş bir bebeğin vücudunu bir dondurucunun içinde buldular.Ellos encontraron el cuerpo de un recién nacido en un congelador.
Vücudunu terk edebilirsin ama onurunu korumalısın.Puedes abandonar tu cuerpo pero debes perseverar en el honor.
Lenin'in beyni, vücudu mumyalanmadan önce çıkarılmıştı.El cerebro de Lenin fue extraído antes de embalsamar su cuerpo.
Vücudunun yarısı tam bir kadındı.La mitad del hombre es la mujer.
Üst yüzeyleri ile vücudun bir iç boşluğuna ya da dış yüzeyine bakarlar.Cierras los ojos; eres capaz de ver un lugar o algo que sucede».
Gövde: insan vücudunun bir bölümüdür.Grupo D: partes del cuerpo humano.
Sonuç olarak, her vücudun diğer tarafa doğru bir hareket bileşeni vardır.Debido a esto, hay un componente del movimiento de cada cuerpo hacia el otro.
Nefridyum, metabolik atıkları hayvanın vücudundan dışarı atar.Eliminan los desechos metabólicos del cuerpo del animal.
Her bölümün insan vücudunu keşfetmekle ilgili bir ana başlığı vardı.Cada episodio tiene un tema principal para explorar sobre el cuerpo humano.
Ninhursag tarafından Enki'nin vücudunu iyileştirmek için yaratılan sekiz tanrıçadan biridir.Este dios fue creado para sanar a Enki de una de sus ocho heridas.
Pazuzu genellikle bir erkeğin vücudu ve bir köpek veya aslan'ın kafasıyla tasvir edilmiştir.Pazuzu es descrito como una figura con cuerpo de un humano, la cabeza de un león o un águila.
En büyük korkusu (gümüş maymuna dönüştükten sonra) tamamen robotik olan vücudunun kontrolünü kaybetmektir.Su mayor miedo es perder el control de su nuevo cuerpo mecánico.
Body insan vücudunun anatomik modeli.Anatomía del cuerpo humano.
Bu kemik, insan vücudunun en uzun ve en güçlü kemiğidir.Es uno de los músculos más voluminosos y fuertes del cuerpo humano.
İnsan vücûdundaki kalsiyumun % 99’u kemiklerde ve dişte bulunur.El 99% del calcio del cuerpo es almacenado en los huesos y en los dientes.
Her hangisin bakarsan bir vücudu görürsün.Todo lo que usted puede ver es mi cuerpo.
Nersan, Bademus'u kafasını vücudundan ayırmak suretiyle öldürdü.Nersan tuvo que golpear cuatro veces a Bademio para separarle la cabeza de su cuerpo.
Fakat bu ruh vücudu terk ederse insan ölür.Debido a ello, cuando el cuerpo muere, el alma muere con él.
Ana madde: Aşırı duyarlılık Aşırı duyarlılık, vücudun kendi dokularına zarar veren bir bağışıklık yanıtıdır.La hipersensibilidad es una inmunorespuesta que daña los tejidos propios del cuerpo.
Nadiren, dang vücudun diğer sistemlerini etkileyebilir.La mutación del NDP puede afectar a otros sistemas del cuerpo también.
Vücudu soğuktan korumak için de yenir.También se emplea para refrigerar el cuerpo.
Ölü lekeleri vücudun yere dokunan kısımlarında husûle gelmez.El hombre que está comiendo no debe llevarse las manos a ninguna parte de su cuerpo.
Vücudumuzun bastonları, kemiklerimizdir.En nuestros cuerpos Nuestros corazones.
Vücudu, Arlington Ulusal Mezarlığı'nda bulunan kardeşi John'un yanına gömüldü.Su cuerpo fue enterrado cerca de su hermano John en el Cementerio Nacional de Arlington.
Vücudun arka kısmının hareketi ile kıpırdarlar.La parte posterior del cuerpo.
İnsan vücudunda milyarlarca akar yaşamaktadır.Por el camino, pasa por los cuerpos de miles de millones de organismos.
Tüm vücudu aralıklı kaskatı kesiliyor ve titriyordu.Su cuerpo entero temblaba.
Randy bir şey tarafından saldırıya uğrar ve vücudunda büyük bir çizik olduğunu görür.Randy es atacado dolorosamente y con la luz revelan un rasguño grande en un lado de su cuerpo.
Göğüs daha koyudur ve böğürler vücudun kalanından daha kırmızıdır.Su pecho es más oscuro y sus flancos más rojizos que el resto del cuerpo.
Suyu her döküşte elleriyle vücudunu iyice ovuşturur.Y beber todas juntas el agua con las manos.
Böylece ruhtaşını kendi vücuduna yerleştirir.De este modo el alma transmite su movimiento al cuerpo.
Mavi karıncalar metalik mavi-yeşil vücudu ile kırmızı bacaklı bir yapıya sahiptir.Las hormigas azules tiene un característico cuerpo de color verdeazulado metálico, con patas rojas.
Parlak bir zırh bütün vücudunu kaplamıştı.Sentí que un escalofrío me corría por todo el cuerpo.
Döndüğü zaman, vücudunun tamamı dönerdi.Cuando retornó a su cuerpo entendió.
Shinigami vücudunda iken, zaten etkileyici olan gücü daha da artar.Fuerza Aumentada: Cuando él está en su cuerpo Shinigami, la ya impresionante fuerza de Ichigo es mucho mayor.
Sağlıklı bir insanın vücudundaki her hücrede 46 tane kromozom vardır.Dentro de cada célula hay un núcleo que dentro tiene 46 cromosomas.
Tüm vücudu ameliyatla alınmıştır.Tratado Completo de Cirugía.
Vasiyetine göre vücudu iki parçaya bölünmüştür.En altura se divide en dos cuerpos.
Proteinler insan vücudu için gerekli besin maddeleridir.Las vitaminas son componentes orgánicos esenciales para el cuerpo.
Üzengi kemiği vücudumuzun en küçük kemiğidir.Es el hueso más pequeño del cuerpo humano.
Vücudunun üst kısmı gennellikle gri renklidir.La mayor parte del cuerpo es de color gris.
Burada kullanılan enerjinin vücudu geçebilecek kadar güçlü olması gerekir.El trabajo de la fuerza sobre ese cuerpo será equivalente a la energía necesaria para desplazarlo.
Yüzüne ve vücuduna aldığı darbelerle senato içinde öldü.Ella se le había entregado, en cuerpo y alma.
Antisepsi, dezenfektan maddelerin fazla sulandırılarak insan veya hayvan vücuduna uygulanmasına denir.El éter puede usarse para anestesiar garrapatas antes de eliminarlas de un cuerpo animal o humano.
Küçük bir kafası vardı ve beyni vücuduna oranla oldukça ufaktı.Su cráneo era corto y tenía una cavidad cerebral relativamente grande.
Antropometri, insan vücudunun boyutları ile ilgilenen özel bir bilim dalıdır.La somatometria es la parte de la antropología física que se ocupa de las mediciones del cuerpo humano.
Vücudunun geri kalan kısmı ise beyaz renklidir.La mayor parte del resto del cuerpo es de color blanco.