Uzun süredir buna sahibim.I've had this for a long time.
Uzun mesafe telefon görüşmeleri o zaman pahalı idi.Long distance phone calls were expensive at the time.
Bunu uzun zamandır biliyorum.I've known that a long time.
Tom uzun süre dışarıda kalmadı.Tom didn't stay out for long.
Tom uzun süre beklemek zorunda değildi.Tom didn't have to wait long.
Tom'un uzun süre beklemesine gerek kalmadı.Tom didn't have long to wait.
Tom uzun süredir Mary ile arkadaş.Tom has been friends with Mary for a long time.
Ben bunu uzun zamandır yapmaktayım.I've done this a long time.
Yeterince uzun süredir buradayım.I've been here long enough.
Uzun bir süredir burada bulunuyorum.I've been here a long time.
Tom güzel uzun bir hayat yaşadı.Tom lived a good long life.
Tom uzun süre bekledi.Tom has waited a long time.
Tom yeterince uzun bekledi.Tom has waited long enough.
Tom'un çok uzun bir sakalı var.Tom has a very long beard.
Tom migrenden uzun zamandır çeken biri.Tom is a longtime sufferer of migraines.
Tom Mary'den en az bir ayak daha uzun.Tom is at least a foot taller than Mary.
Tom çok uzun boylu değil.Tom isn't very tall.
Ağaçlar uzun.The trees are tall.
Tik, Asya'dan uzun boylu bir ağaçtır.Teak is a tall tree from Asia.
Uzun süre için karımdan uzak kalmam olanaksız.It's impossible for me to be away from my wife for long.
Bu seyahat etmek zorunda olduğumuz uzun zorlu bir yol.This is a long tough road we have to travel.
Ben uzun bir süre herhangi bir yeni şiir yazmadım.I haven't written any new poems in a long time.
Ben o kitabı uzun zaman önce okudum.I read that book a long time ago.
İlk uzay yürüyüşü 10 dakika uzunluğundaydı.The first spacewalk was 10 minutes long.
Venüsteki bir gün, Venüsteki bir yıldan biraz daha uzundur.A day on Venus is a little longer than a year on Venus.
Tilkinin uzun bir kuyruğu ve sivri kulakları vardır.The fox has a long tail and pointed ears.
Tilkilerin uzun kuyrukları ve sivri kulakları vardır.Foxes have long tails and pointed ears.
Kısa cümleler, uzun olanlardan çoğu kez daha iyidir.Short sentences are often better than long ones.
Birçok kitap gereğinden uzun tutulmuştur.For many books, the covers are too far apart.
Mary'nin uzun kirpikleri vardır.Mary has long eyelashes.
Tom ve Mary uzun bir süre boyunca birbirlerine baktılar.Tom and Mary looked at each other for a long time.
Pamuk kurdu uzun zamandır pamuklu bitkilerin başına bela olmuş durumda.The boll weevil has long plagued cotton crops.
Derin bir nefes al elinden ve onu geldiğince uzun süre tut.Take a deep breath and hold it for as long as you can.
Sen çok uzun zamandır Boston'da yaşıyorsun.You've been living in Boston too long.
Öldüğünden uzun süre önce kendisi için bir kefen satın aldı.She bought a shroud for herself long before she died.
Tom uzun iç çamaşırı giydi.Tom wore long underwear.
Hiç uzun iç çamaşırı giydin mi?Have you ever worn long underwear?
Tom uzun paçalı don giydi.Tom wore long johns.
Uzun yıllar Boston'da yaşadım.I lived in Boston for many, many years.
Senden çok daha uzun süredir Boston'dayım.I've been in Boston way longer than you have.
O benden çok daha uzun boyludur.He is much taller than me.
O, neredeyse benim kadar uzun.She’s almost as tall as I am.
O uzun boylu ve yakışıklıydı.He was tall and handsome.
Erkek cücelerin uzun sakalları var ve uzun kırmızı bir şapka giyerler.Male gnomes have long beards and wear a tall red hat.
Ben çok uzun süre boyunca ailemden ayrı kaldım.I've been separated from my family for so long.
O bir haftadan daha uzun bir süredir işsiz.She's been out of work for over a week.
Merhumu uzun süredir tanırdım.I knew the deceased for a long time.
Mary uzun süreli erkek arkadaşı ile evlendi.Mary married her long-time boyfriend.
O konuda hiçbir şüphe yok. O uzun boyludur.There's no doubt about it. He's tall.
Fransızcadaki en uzun sözcük "anticonstitutionnellement"dır.The longest word in the French language is "anticonstitutionnellement".
Uzun zamandır Tom'a yazmadım.I haven't written to Tom in a long time.
Yapılması gereken her şeyi yapmak uzun zaman alacak.It'll take a long time to do everything that needs to be done.
Çok uzun sürüyor mu?Is it taking too long?
Çocukların Lisa'yı bulması uzun bir zaman aldı.It took a long time for the children to find Lisa.
Tom'u bulmamız uzun bir zaman aldı.It took us a long time to find Tom.
Mary'yi bulması Tom'un uzun bir zamanını aldı.It took Tom a long time to find Mary.
Mary'nin evini bulması Tom'un uzun bir zamanını aldı.It took Tom a long time to find Mary's house.
Onun ev ödevini bitirmesi Tom'un uzun zamanını aldı.It took Tom a long time to finish his homework.
Boston'a gitmemiz uzun zamanımızı aldı.It took us a long time to get to Boston.
Bunu yapmayı öğrenmem uzun sürdü.It took me a long time to learn how to do this.