Bu karara varmam uzun sürdü.It took me a long time to reach this decision.
Eminim bunu yapman uzun sürmüştür.It sure took you a long time to do that.
Tom'un araba lastiğini değiştirmesi uzun sürdü.It took Tom a long time to change the tire.
Onu anlamak uzun zamanımı aldı.It took me a long time to figure that out.
Buraya varmamız beklediğimizden uzun sürdü.It took us longer to get here than we expected.
Buraya gelmemiz uzun zaman aldı.It took us a long time to get here.
Sorunun ne olduğunu anlamam uzun zaman aldı.It took me a long time to figure out what the problem was.
Yanlış yaptığımı fark etmem uzun zaman aldı.It took me a long time to realize I was doing it wrong.
Onu yanlış şekilde yaptığımı fark etmem uzun zamanımı aldı.It took me a long time to realize I was doing it the wrong way.
Nerede yemek yiyeceğimize karar vermek uzun zamanımızı aldı.It took us a long time to decide where to eat.
Nereye gideceğimize karar vermemiz uzun zaman aldı.It took us a long time to decide where to go.
Ne yapacağımıza karar vermemiz uzun sürdü.It took us a long time to decide what to do.
Gözlerimin karanlığa alışması uzun zaman aldı.It took my eyes a long time to adjust to the dark.
Yeni bir gözlük seçmek uzun zamanımı aldı.It took me a long time to pick out a new pair of glasses.
Gerçekten ne yapmak istediğimize karar vermemiz uzun sürdü.It took us a long time to decide what we really wanted to do.
Gerçekten neye ihtiyacımız olduğuna karar vermemiz uzun sürdü.It took us a long time to decide what we really wanted.
Hangisini alacağımıza karar vermemiz uzun sürdü.It took us a long time to decide which one to buy.
Aslında çok uzun bir zaman sürmedi.It didn't take a really long time.
Gerçekten çok uzun bir zaman almadı.It didn't take a really long time.
Aslında uzun zaman almadı.It didn't really take a long time.
Tom muhtemelen kızının evlendiğini görecek kadar uzun yaşamayacak.Tom probably won't live long enough to see his daughter get married.
Tom muhtemelen kızının evlendiğini görmek için yeterince uzun yaşamayacak.Tom probably won't live long enough to see his daughter get married.
Tom otuz dakika boyunca bekledi. Mary daha da uzun bekledi.Tom waited for thirty minutes. Mary waited even longer.
Tom, Mary'den sadece birkaç santimetre daha uzundur.Tom is only a few centimeters taller than Mary.
Tom benden bir baş uzundur.Tom is a head taller than me.
Tom benden yaklaşık bir baş uzundur.Tom is about a head taller than me.
Tom benden en az bir baş uzundur.Tom is at least a head taller than me.
Biz çok uzun süre bekledik.We waited too long.
O, uzun botlar giyiyordu.He was wearing long boots.
Rio Grande ne kadar uzun?How long is Rio Grande ?
Teksas'ta en uzun nehir hangi eyaletlerin içinden akar.Through which states does the longest river in Texas run ?
Kavga uzun sürmedi.The fight didn't last long.
Tom'un uzun, kıvırcık saçları vardır.Tom has long, curly hair.
O duygu uzun sürmeyecek.That feeling won't last long.
Tom uzun boylu ve adaleli.Tom is tall and muscular.
Endonezya dili uzun süre yerel köprü dili olarak kabul edilmiştir.Indonesian has long been regarded as the local bridge language.
Ben uzun süredir ağlamıyorum.I haven't cried in a long time.
Tom'un uzun bir boynu var.Tom has a long neck.
Uzun zamandır Tom'u görmedik.We haven't seen Tom in a long time.
Tom uzun bir hayat yaşayabilirdi.Tom could've had a long life.
Tom uzun yaşamayacak.Tom won't live long.
Biz uzun süredir oradaydık.We were there a long time.
Tom Mary'den sadece bir kaç inç daha uzundur.Tom is only a few inches taller than Mary.
Tom uzun boylu ve sırık gibi.Tom is tall and lanky.
Tom sadece Mary'den biraz daha uzun boyludur.Tom is just a little taller than Mary.
Uzun bir gece olacak.It'll be a long night.
Tom'un uzun saçı var ve gözlük takar.Tom has long hair and wears glasses.
Bu umduğumdan biraz daha uzun sürüyor.It's taking a little longer than I expected.
Bu umduğumdan biraz daha uzun sürdü.It took a little longer than I expected.
Tom geri kalanımızdan daha uzun boyludur.Tom is taller than the rest of us.
Boston Şikago'dan uzun bir yol.Boston is a long way from Chicago.
Tom uzun boylu bir çocuk.Tom is a tall boy.
Tom'un uzun kahverengi saçı var.Tom has long brown hair.
Uzun bir zaman önce devler dünyayı yönettiler.A long time ago, giants ruled the world.
Biraz daha uzun çalamaz mıyız?Can't we play a little longer?
Bunu yapmak uzun bir zaman sürecek.It'll take a long time to do that.
Tom'un saçı çok uzundur.Tom's hair is very long.
Tom'un saçı çok uzun.Tom's hair is very long.
Bu kararı vermek uzun zamanımızı aldı.It took us a long time to make this decision.
Tom onu yapmanın onun çok uzun zamanını almadığını söyledi.Tom said that it didn't take him so long to do that.