Ana içeriğe geç
Sözlük

uzun ile cümle

uzun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, çok uzun zaman önce bir milyonerdi.He was a millionaire a long time ago.
Uzun süre konuştuk.We talked for a long time.
Annesi kadar uzundur.She is as tall as her mother.
Bu uzun boylu adam Bay Smith'tir.This tall man is Mr Smith.
Plajda uzun yürüyüşler yapmaktan keyif alırım.I enjoy long walks on the beach.
Baban çok uzun, değil mi?Your father is very tall, isn't he?
Avrupa uzun ve zengin bir tarihi olan eski bir kıtadır.Europe is an old continent with a long, rich history.
Bunu çok uzun zamandır yapmadım.I haven't done this in ages.
Onu uzun zamandır tanıyorum.I've known him a long time.
Uzun ömrün sırrı, anne ve babayı dikkatli bir biçimde seçmektir.The secret of longevity is to choose your parents carefully.
Uzun bir zaman önce Plüton hâlâ gezegenken, Tom adında bir oğlan vardı.A long time ago when Pluto was still a planet, there was a boy named Tom.
Tom ne yapması gerektiğini düşünürken uzun süre gözüne uyku girmedi.Tom lay awake for a long time thinking about what he should do.
Uzun bir kış olacak.It'll be a long winter.
Çok uzun bir yolculuktu.It was a very long trip.
Tom hakkında düşündüğümden beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've thought about Tom.
Tom'la konuştuğumdan beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've talked to Tom.
Tom uzun zaman uyumuş olmalı.Tom must've slept a long time.
Tom ve ben uzun süredir arkadaşız.Tom and I have been friends for a long time.
Uzun süredir bu sorun hakkında şikayet ediyorum.I've been complaining about this problem for a long time.
Tom uzun süredir burada.Tom has been here for a long time.
Uzun süre gitarıma yeni tel takmadım.I haven't put new strings on my guitar in a long time.
Tom uzun süre orada kaldı.Tom stayed there a long time.
Tom uzun süre burada yaşadı.Tom has lived here a long time.
Bu uzun zaman alacak.This is going to take a long time.
Senin kızın uzun boylu.Your daughter's tall.
Seni fark ettiğinden daha uzun süredir seviyorum.I've loved you for longer than you realize.
Bu uzun bir çile olacak.It'll be a long ordeal.
Daha ne kadar uzun süreye ihtiyacınız var?How much longer do you need?
Uzun bir toplantı olacak.It's going to be a long meeting.
Sen ve Tom biraz daha uzun süre kalamaz mısınız?Can't you and Tom stay a little longer?
Uzun süre bekledin mi?Did you wait long?
Neden çok uzun süre bekledin?Why did you wait so long?
Neden çok uzun süre beklemek zorunda kaldık?Why did we have to wait so long?
Uzun süre burada olacak mısınız?Are you going to be here long?
Tom çok uzun süre beklemek zorunda olmadığını söyledi.Tom said he didn't have to wait very long.
Tom Boston'da çok uzun süre kalmadı.Tom didn't stay in Boston very long.
O kadar uzun beklemedik.We didn't wait that long.
O kadar uzun görünmeyecek.It won't seem so long.
Bu çok uzun zamanını alacak.It'll take you too long.
Bu çok uzundu.It was too long.
Toplantı son derece uzundu.The meeting was too long.
Film çok uzundu.The movie was too long.
Makarnayı çok uzun pişirdim.I cooked the pasta too long.
Tom Mary'yi uzun bekletmedi.Tom didn't keep Mary waiting long.
Tom bizi uzun bekletmedi.Tom didn't keep us waiting long.
Tom beni uzun bekletmedi.Tom didn't keep me waiting long.
Burada uzun kalmayı planlamıyoruz.We don't plan to be here long.
Tom'un yaşamak için çok daha uzun zamanı yok.Tom doesn't have much longer to live.
Bu bisikleti istediğin kadar uzun süre kullanabilirsin.You may use this bicycle for as long as you like.
Biz hepimiz uzun saatler çalışırız.We all work long hours.
Umarım, bizimle uzun zaman kalacaksın.You're going to stay with us a long time, I hope.
Buraya geldiğimden beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've been here.
Gidecek uzun bir yolum var.I've got a long way to go.
Ne kadar uzun yaşarsam o kadar zeki olurum.The longer I live, the smarter I get.
Uzun bir gün olacak.It'll be a long day.
Tom'un Mary'ye cevabını vermeden önce çok uzun düşünmesine gerek yoktu.Tom didn't need to think very long before he gave Mary his answer.
Kolların benimkilerden uzun.Your arms are longer than mine.
Benim listem oldukça uzun.My list is quite long.
Önemsiz bir problem, uzun tefekküre ihtiyaç duymaz.A trivial problem doesn't require long contemplation.
Uzun süre böyle bir şey yapmadım.I haven't done anything like this in a long time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod