Ana içeriğe geç
Sözlük

uzun ile cümle

uzun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Çok uzun süredir buradayım.I've been here way too long.
Çok uzun zaman görmezden gelindim.I've been ignored for too long.
Uzun süre iş arıyorum.I've been looking for a job a long time.
Uzun zamandır evliyim.I've been married too long.
Uzun zamandır bunu bekliyorum.I've been waiting a long time for this.
Uzun zamandır bekliyorum.I've been waiting a long time.
Çok uzun zamandır bekliyorum.I've been waiting for such a long time.
Seni görmek için çok uzun yoldan geldim.I've come a long way to see you.
Uzun süre içinde bir yere gitmedim.I haven't gone anywhere in a long time.
Tom'un sahip olduklarından daha uzun bacaklarım var.I've got longer legs than Tom.
Çok uzun bir gün geçirdim.I've had a very long day.
Uzun süre içinde o şarkıyı duymadım.I haven't heard that song in a long time.
Uzun zamandır o espriyi duymadım.I haven't heard that joke in ages.
Uzun süredir Tom'u tanıyorum.I've known Tom a long time.
Gerçekten uzun bir süredir Tom'u tanıyorum.I've known Tom a real long time.
Uzun zamandır seni tanıyorum.I've known you for a long time.
Ben uzun bir süre yaşadım.I've lived a long time.
Tom'u yeterince uzun süre beklettim.I've made Tom wait long enough.
Benden daha uzun biriyle hiç çıkmadım.I've never dated anyone taller than me.
Bunun için uzun zaman bekledim.I've waited a long time for this.
Mümkün olduğunca uzun süre bekledim.I've waited as long as possible.
Yeterince uzun bekledim.I've waited long enough.
Bunun için çok uzun süre bekledim.I've waited so long for this.
Çok uzun zaman bekledim.I've waited so long.
Daha şimdiden çok uzun bekledim.I've waited too long already.
Uzun süre Tom'la çalışıyorum.I've worked with Tom a long time.
Onu uzun süre önce yaptım.I did that ages ago.
Tom'un uzun kalacağını sanmam.I don't suppose Tom will be long.
Onun uzun süreceğini sanmıyorum.I don't think it'll take long.
O kadar uzun süre burada olmayacağım.I won't be here that long.
Burada uzun süre çalışmayacağım.I won't be working here long.
Zaten çok uzun zamandır uzak durdum.I've been away too long already.
Kadınlar genellikle kocalarından daha uzun yaşarlar.Women generally outlive their husbands.
Tom'u uzun zamandır tanıyordum.I knew Tom a long time.
Biraz daha uzun kalmam gerektiğini biliyorum.I know I should stay a little bit longer.
Uzun süre burada kalmayı planlamadığını biliyorum.I know you're not planning on staying here for a long time.
Uzun süre önce Boston'dan ayrıldım.I left Boston a long time ago.
Sürprizlerle biten uzun hikayeleri seviyorum.I like long stories with surprise endings.
Tom'u uzun saçlı olarak daha çok seviyordum.I liked Tom better with longer hair.
Uzun bir süre burada olabilirim.I might be here quite a while.
Bu kadar uzun yaşayacağımı gerçekten hiç düşünmedim.I never really thought I'd live this long.
Bir zamanlar Tom diye birini tanırdım; ama bu çok uzun zaman önceydi.I once knew somebody named Tom, but that was a long time ago.
Uzun zaman önce bıraktım.I quit a long time ago.
Tom'u senin tanıdığından çok daha uzun süre tanıyorum.I've known Tom a lot longer than you have.
Bu kadar garip bir ilişki uzun bir süre tekrar olmayacak.An affair this strange will not happen again for a long time.
Böylesine garip bir ilişki uzun süre tekrar olmayacak.Such a strange affair will not occur again for a long time.
O uzun zaman önceydi.That was a long time ago.
Tom Mary'den birkaç inç daha uzun.Tom is a few inches taller than Mary.
Tom Mary'den o kadar çok daha uzun değil.Tom isn't that much taller than Mary.
Çok uzun bakmadık.We didn't look very long.
Onu uzun süre önce yapmalıydım.I should've done that a long time ago.
Uzun süre önce eve gitmeliydim.I should've gone home a long time ago.
Çok daha uzun olmamalıyım.I shouldn't be too much longer.
Başka yerde o kadar uzun kalmamalıydım.I shouldn't have stayed away so long.
Uzun zaman önce sana kızmayı bıraktım.I stopped being mad at you a long time ago.
Tom'un uzun zaman önce düşündüğünü umursamayı bıraktım.I stopped caring about what Tom thinks a long time ago.
Sanırım yeterince uzun gördük.I think we've seen enough.
Sanırım yeterince uzun bekledik.I think we've waited long enough.
Sanrı kısa ömürlüdür ama pişmanlık uzun bir zaman sürer.Delusion is short-lived, but remorse lasts a long time.
Uzun bir süre Fransızca konuşmadım.I haven't spoken French in a long time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
uzun ile cümle - Sayfa 25 - uzun kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App