uzun ile cümle
uzun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ama gece gerçekten uzun, değil mi?But the night is really long, isn't it?
Uzun lafın kısası, başaramadık.Long story short, we failed.
Uzun zaman önce, onlar dünya'nın evrenin merkezi olduğuna inanıyordu.Long ago, they believed that the Earth was the center of the universe.
Tom'un çok uzun olduğunu hatırlamıyordum.I didn't remember Tom being so tall.
Bunu ben uzun zaman önce kabullendim.I accepted that a long time ago.
Tom'un beni daha uzun yaşatacağını her zaman düşündüm.I always thought Tom would outlive me.
Tom'un ömrü benden uzun olur diye düşünüyordum hep.I always thought Tom would outlive me.
Seni orada uzun boylu bir adamla gördüm. Kim o?I saw you there with a tall guy. Who is he?
Ben daha çok uzun tutamam.I can't hold on much longer.
Ben daha uzun beklemek için etrafta oturamam.I can't sit around waiting any longer.
Tom'un cevabı için uzun süre beklemek zorunda kaldım fakat o buna değdi.I had to wait for Tom's reply for a long time, but it was worth it.
Ben yeterince uzun uyumadım.I didn't sleep long enough.
Listenin ne kadar uzun olduğu umurumda değil.I don't care how long the list is.
Uzun süre kalmaya niyetim yok.I don't intend to be staying long.
Neden o kadar uzun sürüyor bilmiyorum.I don't know why it's taking so long.
O kadar uzun süre burada olmayı planlamıyorum.I don't plan on being here that long.
Burada o kadar uzun süre olmayı planlamıyorum.I don't plan to be here that long.
Ben bu kadar uzun süre bekleyebileceğimi sanmıyorum.I don't think I can wait that long.
Önemsiz bir sorun uzun bir düşünme gerektirmez.A trivial problem does not require a long cogitation.
Sanırım o kadar uzun bekleyebilirim.I guess I can wait that long.
Sanırım çok uzun bekledim.I guess I waited too long.
Tom'la uzun bir görüşme yaptım.I had a long talk with Tom.
Bu kadar uzun kalmaya niyet etmemştim.I hadn't intended to stay this long.
Bu şirkette bu kadar uzun çalışmayı istememiştim.I hadn't intended to work at this company this long.
Uzun vedalaşmalardan nefret ederim.I hate long goodbyes.
Uzun sürüşlerde, bir sedan bir kamyonetten daha rahattır.For long drives, a sedan is more comfortable than a pickup truck.
Hatta kim olduğumu bilmeden uzun süre önce Mary'ye aşık oldum.I fell in love with Mary long before she even knew who I was.
Sen bile benden daha uzunsun.You're even taller than I am.
Önümde uzun bir yol var.I have a long drive ahead of me.
Uzun süre bir öğretmenim.I've been a teacher a long time.
Ben çok daha uzun etraftayım.I've been around a lot longer.
Ben çok uzun zamandır uzaktayım.I've been away far too long.
Çok uzun süredir uzaktaydım.I've been away too long.
Bunu uzun süredir yapıyorum.I've been doing it a long time.
Uzun süredir bunu yapıyorum.I've been doing this a long time.
Çok uzun süredir bunu yapıyorum.I haven't been doing this for very long.
Bunu senden daha uzun süredir yapıyorum.I've been doing this longer than you.
Çok uzun zamandır yoktum.I've been gone too long.
Uzun zamandır buraya gelmemiştim.I haven't been here in a long time.
Senden daha uzun süredir buradayım.I've been here longer than you.
Burada en uzun süre ben bulundum.I've been here the longest.
Çok uzun süredir buradayım.I've been here way too long.
Çok uzun zaman görmezden gelindim.I've been ignored for too long.
Uzun süre iş arıyorum.I've been looking for a job a long time.
Uzun zamandır evliyim.I've been married too long.
Uzun zamandır bunu bekliyorum.I've been waiting a long time for this.
Uzun zamandır bekliyorum.I've been waiting a long time.
Çok uzun zamandır bekliyorum.I've been waiting for such a long time.
Seni görmek için çok uzun yoldan geldim.I've come a long way to see you.
Uzun süre içinde bir yere gitmedim.I haven't gone anywhere in a long time.
Tom'un sahip olduklarından daha uzun bacaklarım var.I've got longer legs than Tom.
Çok uzun bir gün geçirdim.I've had a very long day.
Uzun süre içinde o şarkıyı duymadım.I haven't heard that song in a long time.
Uzun zamandır o espriyi duymadım.I haven't heard that joke in ages.
Uzun süredir Tom'u tanıyorum.I've known Tom a long time.
Gerçekten uzun bir süredir Tom'u tanıyorum.I've known Tom a real long time.
Uzun zamandır seni tanıyorum.I've known you for a long time.
Ben uzun bir süre yaşadım.I've lived a long time.
Tom'u yeterince uzun süre beklettim.I've made Tom wait long enough.
Benden daha uzun biriyle hiç çıkmadım.I've never dated anyone taller than me.