uzun ile cümle
uzun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Şifre çok kısa. Beş harften uzun olmak zorunda.The password is too short. It has to be longer than 5 letters.
O mavi gözlü, uzun boylu, heykel gibi sarışın.She's a tall, statuesque blonde with blue eyes.
O, uzun boylu, esmer ve yakışıklı.He's tall, dark, and handsome.
Uzun süredir yalnızım.I've been alone so long.
Uzun bir süredir yalnızım.I've been alone for a long time.
Tom çok uzun süredir tek başına.Tom has been alone far too long.
Sanırım çok uzun süredir yalnız yaşıyorum.I think I've been living alone too long.
Çok uzunsun.You're so tall.
Saçlarım fazla uzun.My hair is too long.
Saçım çok uzun.My hair's too long.
Onlar en uzun öpücük için yeni bir rekor kırdı.They set a new record for the longest kiss.
O uzun boylu ve şişman ve o her zaman meşgul.He's tall and fat, and he's always busy.
Tom Mary'den daha uzun yaşadı.Tom outlived Mary.
Keşke daha uzun kalabilsem.I wish I could stay longer.
Bu kadar uzun süreceğini düşünmedim.I didn't think it would take this long.
Oldukça uzunum.I'm pretty tall.
Uzun değildi.It wasn't long.
Uzun süre oldu.It's been ages.
Oldukça uzun.It's pretty long.
Uzun bir tartışmadan sonra, ben nihayet boyun eğdim.After a long argument, I finally gave in.
O oldukça uzun boylu.He is quite tall.
O erken yatıyor ama uyuması uzun zaman alıyor.He goes to bed early but it takes him a long time to get to sleep.
Onlar teyzelerinin hastalığından üzüntü duyuyorlardı.They were grieved by the illness of their aunt.
Bu, benim gezimi uzun bir süre geciktirecek.This'll delay my trip a long time.
Biz uzun yıllar kırsalda yaşadık.We lived in the country for many years.
Üzüntü olmadan mutluluğun tadı yoktur.Happiness has no taste without sadness.
Eşin uzun mu?Is your wife tall?
Benim kadar uzun musun?Are you as tall as me?
Beni uzun süre bekletme.Don't make me wait long.
Uzun bir boynu var.He has a long neck.
Başkanın ölümü büyük üzüntüye neden oldu.The president's death caused great sorrow.
Uzun bir bekleyişten sonra içeri girdik.We got in after a long wait.
Buraya gelmek uzun zamanını almadı, değil mi?It didn't take you long to get here, did it?
Bir duş almak Tom'un uzun zamanını almaz.It doesn't take Tom long to take a shower.
Çok uzun süre olma.Don't be too long.
Çok uzun süreli alma.Don't take too long.
Uzun zamanım yok.I don't have long.
Tom uzun süre kalmadı.Tom didn't stay long.
Tom uzun süre beklemeyecek.Tom won't wait long.
Uzun süre kalmayacağız.We won't be long.
Uzun süre konuşmadık.We didn't talk long.
İnce bağırsak yaklaşık yedi metre uzunluğundadır.The small intestine is about seven meters long.
Tom çok uzun bir çocuk.Tom's a very tall boy.
Uzun süre gitmeyeceğim.I won't be gone long.
Seni uzun tutmayacağım.I won't keep you long.
Uzun sürmeyecek.It won't be for long.
Şimdi uzun sürmeyecek.It won't be long now.
O, daha fazla uzun olmayacak.It won't be much longer.
Sadece çok uzun süre bekleme.Just don't wait too long.
Bu onların uzun zamanını almadı.That didn't take them long.
Onlar uzun süre burada olmayacaklar.They won't be here long.
Onlar o kadar uzun sürmeyecek.They won't last that long.
Ben şimdi neredeyse babam kadar uzunum.I'm now about as tall as my father.
Uzun zaman beklemeyecekler.They won't wait long.
Şehrin uzun bir sahil şeridi var.The city has a long coastline.
Kentin uzun kıyı şeridi kum ve çakıl içerir.The long coastline of the city contains sand and gravel.
Tom uzun süre burada olmayacak.Tom won't be here long.
Tom çok daha uzun yaşamayacak.Tom won't survive much longer.
Uzun sürmeyeceğine söz veriyorum.I promise it won't take long.
O benden daha uzun boylu olmalı.He has to be taller than me.