uzun ile cümle

uzun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Gidilecek uzun bir yolumuz var.We have a long ways to go.
Mary genellikle uzun saçını iki örgü yapar.Mary usually wears her long hair in pigtails.
Neden bu kadar uzun sürdü?Why did it take so long?
Tom gerçekten uzun bir süredir orada oturuyor.Tom has been sitting there for a really long time.
Ben onu daha uzun alamam.I can't take it any longer.
Onun hakkında biraz daha uzun düşünmek istiyorum.I'd like to think about it a little bit longer.
Ben biraz daha uzun kalmak istiyorum.I'd like to stay a little bit longer.
Tom'un biraz daha uzun süre kalacağını düşündüm.I thought Tom would stay a little longer.
Tom'un daha uzun boylu olacağını düşündüm.I thought Tom would be taller.
Bu cümleyi çeviremem. O çok uzun.I can't translate this sentence. It's too long.
O hem uzun hem de şişman.He's both tall and fat.
O uzun ve zayıf.He's tall and slim.
O uzun boylu ve güzel.She's tall and beautiful.
O, uzun boylu ve yakışıklı.He's tall and handsome.
Burada daha uzun kalmayı göze alamayız.We can't afford to stay here any longer.
Ben karımdan bu kadar uzun süre uzakta kalamam.I can't be away from my wife for that long.
Ne kadar uzun olduğumu değiştiremem.I can't change how tall I am.
Çok daha uzun süre bunu yapamam.I can't do this for much longer.
Bunu daha uzun süre devam ettiremeyiz.We can't keep this up for much longer.
Bu sıcakta uzun süre dayanamayız.We can't last long in this heat.
Burada uzun süre kalamam.We can't stay here long.
Ben çok daha uzun kalamam.I can't stay much longer.
O kadar uzun bekleyemem.I can't wait that long.
Çok uzun süre bekleyemem.I can't wait too much longer.
Tom'un John'unkinden daha uzun sakalı var.Tom has a longer beard than John does.
Biraz daha uzun kalacağımı söyledim.I thought I'd stay a little longer.
Ben senin daha uzun olacağını düşündüm.I thought you'd be taller.
Bu uzun bir gece olacak.It will be a long night.
Arkadaş edinmek için herhangi bir yerde asla yeterince uzun kalmam.I never stay anywhere long enough to make friends.
Bu evlerimiz arasında uzun bir yol.It's a long way between our houses.
Seni gördüğümden bu yana uzun zaman geçti.It's been a long time since I've seen you.
Seni gördüğümden bu yana uzun zaman oldu.It's been a long time since I've seen you.
Bilet ofisinde sıra çok uzun.The queue is too long at the ticket office.
Uzun bir süredir barbekü yapmadım.I haven't had a barbecue for a long time.
İngilizce konuşan o çocuk benden daha uzun.That boy speaking English is taller than me.
Keisuke benden daha uzun.Keisuke is taller than me.
Parola uzun.The password is long.
Zorunda olduğumuzdan daha uzun kalmayalım.Let's not stay any longer than we have to.
Çok uzun süre beklemeyelim.Let's not wait too long.
Güzel uzun bir tatil yapmak istiyorum.I want to take a nice long vacation.
Gürültüye alışmak uzun zamanımı aldı.It took me a long time to get used to the noise.
Tom kadar uzun olmak istiyorum.I want to be as tall as Tom.
Yapmak istediğim her şeyi yapmak uzun zamanımı alacak.It'll take me a long time to do all the things I want to do.
Bak, uzun bir gün geçirdim ve şu anda yatağa gitmek istiyorum.Look, I've had a long day and I want to go to bed right now.
Tom benim onu uzun zaman içinde gördüğümden daha mutlu.Tom is happier than I've seen him in a long time.
Mary'nin uzun güzel saçları var.Mary has beautiful long hair.
Uzun boylu, uzun siyah saçlı güzel kadınları severim.I like tall, beautiful women with long black hair.
Uzun zamandır gitar çalmadım.I haven't played guitar in ages.
Of, ne uzun cümleydi bu!Phew, that was a long sentence!
Uzun lafın kısası: o kazandı ve ben kaybettim.To cut a long story short - she won and I lost.
6380 km.lik Yangtze, Asya'nın en uzun nehridir.The Yangtze at 6,380 km is Asia's longest river.
Türkler Eğri Kalesi'ni uzun süre kuşattılar.The Turks held siege over the Castle of Eger for a long time.
Uzun süredir aradığım nadir baskıyı buldum.I found the rare edition that I've been looking so long for.
Marcus, Marius kadar uzun boylu değil.Marcus isn't as tall as Marius.
Uzun süre oturdum.I sit down for so long.
O kadar uzun oturdum ki.I sit down for so long.
Biz uzun zamandır Paul'ü tanıyoruz.We have known Paul for a long time.
Üzgünüm, uzun süre kalamam.Sorry, I can't stay for long.
Bu çok daha uzun olmamalı.It shouldn't be much longer.
Avrupa için uzun dönemli bir vizyon eksikliği var.There is a lack of long-term vision for Europe.

İlgili Sayfalar