Ana içeriğe geç
Sözlük

uzun ile cümle

uzun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben bunu gizli tutabilirdim ama çok uzun süre için değil.I could keep it a secret, but not for too long.
"2009'dan beri birbirimizi görmedik." "O kadar uzun zaman oldu mu?""We haven't seen each other since 2009." "Has it been that long?"
Tom ucuz bir ayakkabı aldı ama o çok uzun dayanmadı.Tom bought a pair of cheap shoes, but they didn't last very long.
Uzun süre uyumayın.Don't sleep long.
Tom uzun bir zaman için Fransızca konuşmayı öğrenmeyi deniyordu.Tom has been trying to learn to speak French for a long time.
Biraz daha uzun bekleyebilir miyiz?Can we wait a little bit longer?
Ne bu kadar uzun zaman alıyor?What's taking so long?
Tom'un daha uzun kalmasını istedim ama o gitmek zorundaydı.I wanted Tom to stay longer, but he had to leave.
Mümkün olduğu kadar uzun süre kalmak istiyorum.I'd like to stay as long as possible.
Ben karar vermeden önce onun hakkında biraz daha uzun düşünmek istiyorum.I'd like to think about it a little longer before I make a decision.
Mümkün olduğunca uzun bir süre senin için çalışmak isterim.I'd like to work for you as long as possible.
O kulenin 330 metre uzunluğunda olduğundan çok eminim.I'm pretty sure that tower is 330 meters tall.
Yorgunum. Uzun bir gündü.I'm tired. It's been a long day.
Biz birbirimizi uzun zamandır tanırız.We've known each other for a long time.
Çocukken uzun araba gezilerine çıkardık.We used to take long car trips when I was a kid.
Biz bunun uzun süreceğini beklemiyorduk.We didn't expect it to take this long.
Geçen sene saçları uzundu.His hair was long last year.
Ben ona daha uzun dayanamadım.I couldn't stand it any longer.
Sen hayal ettiğimden daha uzun boylusun.You're taller than I imagined you'd be.
Bunu biraz daha uzun pişirmen gerekiyor gibi görünüyor.It looks like you need to cook this a bit longer.
Uzun sürmez.It won't take long.
O uzun sürmedi.That didn't take long.
Gidilecek uzun bir yolumuz var.We have a long ways to go.
Mary genellikle uzun saçını iki örgü yapar.Mary usually wears her long hair in pigtails.
Neden bu kadar uzun sürdü?Why did it take so long?
Tom gerçekten uzun bir süredir orada oturuyor.Tom has been sitting there for a really long time.
Ben onu daha uzun alamam.I can't take it any longer.
Onun hakkında biraz daha uzun düşünmek istiyorum.I'd like to think about it a little bit longer.
Ben biraz daha uzun kalmak istiyorum.I'd like to stay a little bit longer.
Tom'un biraz daha uzun süre kalacağını düşündüm.I thought Tom would stay a little longer.
Tom'un daha uzun boylu olacağını düşündüm.I thought Tom would be taller.
Bu cümleyi çeviremem. O çok uzun.I can't translate this sentence. It's too long.
O hem uzun hem de şişman.He's both tall and fat.
O uzun ve zayıf.He's tall and slim.
O uzun boylu ve güzel.She's tall and beautiful.
O, uzun boylu ve yakışıklı.He's tall and handsome.
Burada daha uzun kalmayı göze alamayız.We can't afford to stay here any longer.
Ben karımdan bu kadar uzun süre uzakta kalamam.I can't be away from my wife for that long.
Ne kadar uzun olduğumu değiştiremem.I can't change how tall I am.
Çok daha uzun süre bunu yapamam.I can't do this for much longer.
Bunu daha uzun süre devam ettiremeyiz.We can't keep this up for much longer.
Bu sıcakta uzun süre dayanamayız.We can't last long in this heat.
Burada uzun süre kalamam.We can't stay here long.
Ben çok daha uzun kalamam.I can't stay much longer.
O kadar uzun bekleyemem.I can't wait that long.
Çok uzun süre bekleyemem.I can't wait too much longer.
Tom'un John'unkinden daha uzun sakalı var.Tom has a longer beard than John does.
Biraz daha uzun kalacağımı söyledim.I thought I'd stay a little longer.
Ben senin daha uzun olacağını düşündüm.I thought you'd be taller.
Bu uzun bir gece olacak.It will be a long night.
Arkadaş edinmek için herhangi bir yerde asla yeterince uzun kalmam.I never stay anywhere long enough to make friends.
Bu evlerimiz arasında uzun bir yol.It's a long way between our houses.
Seni gördüğümden bu yana uzun zaman geçti.It's been a long time since I've seen you.
Seni gördüğümden bu yana uzun zaman oldu.It's been a long time since I've seen you.
Bilet ofisinde sıra çok uzun.The queue is too long at the ticket office.
Uzun bir süredir barbekü yapmadım.I haven't had a barbecue for a long time.
İngilizce konuşan o çocuk benden daha uzun.That boy speaking English is taller than me.
Keisuke benden daha uzun.Keisuke is taller than me.
Parola uzun.The password is long.
Zorunda olduğumuzdan daha uzun kalmayalım.Let's not stay any longer than we have to.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod