uzun ile cümle

uzun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çok uzun zaman önce ben bir denizciydim.Many moons ago, I was a seaman.
Son kez Fransızca konuştuğumdan beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I last spoke French.
Gerçek bir tatil yaptığımdan beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've had a real vacation.
Tom'un bariton saksafonunu çaldığını duyduğumdan beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've heard Tom play his baritone sax.
Bu bölgede herhangi bir yusufçuk gördüğümden beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've seen any dragonflies in this area.
Senin gülümsediğini göreli uzun zaman oldu.It's been a long time since I've seen you smile.
Senin gülümsediğini gördüğümden beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've seen you smile.
Bir kravat taktığımdan beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've worn a tie.
Bir şey yazdığımdan beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've written anything.
Başbakan uzun uzun mali kriz hakkında konuştu.The prime minister spoke about the financial crisis at length.
Onun yüzünde kalan üzüntü işaretini gördüm.I saw the mark of sadness that had remained on her face.
Uzun lafın kısası ben kovuldum.Long story short, I was fired.
Uzun zaman önce, Yunanlılar sık ​​sık büyük atletik olaylar düzenlerdi.Long ago, the Greeks would frequently hold great athletic events.
Üzüntüsü onun yüzünün her yerine yazılmıştı.His sorrow was written all over his face.
Uzun bir süredir bekliyordum.I was waiting for a long time.
Biz uzun süre bekledik ama o görünmedi.We waited a long time, but she didn't show up.
Keşke daha uzun kalabilseydim.I wish I could've stayed longer.
Uzun bir süre, ben senin yaptığın aynı şeye inandım.For a long time, I used to believe the same thing you do.
Tom uzun boylu ve yakışıklı idi.Tom was tall and handsome.
Tom'un ne kadar uzun olduğunu düşünüyorsun?How tall do you think Tom is?
Çok uzun zaman oldu.It has been too long.
Uzun tatillere maddi gücüm yetmez.I cannot afford long vacations.
Tom, oldukça uzun bir zaman Boston yakınında küçük bir bar işletti.Tom managed a small bar near Boston for quite a long time.
Erken yatan ve erken kalkan insanlar uzun süre yaşarlar.People who go to bed early and get up early live a long time.
O, uzun süredir onlara yazmadı.He hasn't written to them in a long time.
Ben onu uzun bir süredir görmedim.I did not see her for a long time.
Onu son gördüğümden beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I last saw him.
Tom uzun zamandır Mary'yi tanıyor.Tom has known Mary a long time.
Tom vizesinden uzun kaldı.Tom has overstayed his visa.
Onu gördüğümden beri uzun zaman oldu.It has been a long time since I saw him.
Her zamankinden daha uzun çalıştığı için, o, yorgun hissetti.Since he had worked longer than usual, he felt tired.
Maria'nın saçı uzundur.Maria's hair is long.
Yakında sana uzun bir e-posta göndermem gerekiyor!I need to send you a long email soon!
Biraz daha uzun uyumak istiyorum.I want to sleep a little longer.
Alzheimer hastalığı ile uzun bir mücadeleden sonra Tom geçen kış vefat etti.Tom passed away last winter after a long battle with Alzheimer's disease.
Benden üç santimetre daha uzun boylusun.You are three centimetres taller than me.
Genellikle, erkekler kadınlardan daha uzundur.Generally, the men are taller than the women.
Kadınların genellikle erkeklerden daha uzun yaşadığı söylenir.It's often said that women live longer than men.
Yol kısa mı yoksa uzun mudur?Is the road short or long?
Uzun kolları ve bacakları olan, çok uzun boylu ve ince idi.He was very tall and slim, with long arms and legs.
O oğlanlar arasında en uzun boylu olanıydı.He's the tallest amongst the boys.
O uzun bir süre yaşadı.She lived for a long time.
Uzun saçın modası geçti.Long hair is out of fashion.
Bu kadar uzun beklemek istemiyorum.I don't want to wait so long.
Sınıftaki en uzun kişi benim.I'm the tallest one in the class.
Sınıfta en uzun boylu olan kişiyim.I'm the tallest one in the class.
Uzun zaman oldu!Long time no see!
Bu, gördüğüm en uzun adamdır.This is the tallest man I've ever seen.
Gidiyor olduğun yol uzun!The way you are going is long!
Ne uzun bir hafta!What a long week!
Uzun adam aceleyle terk etti.The tall man left in a hurry.
On yıl gerçekten uzun bir zaman aralığıdır.Ten years is a really long period of time.
O zaten uzun süredir tuvalette.He's already been in the toilet for quite a while.
Evlilik hayatına alışmak uzun zaman alır.It takes a lot of time getting used to married life.
Bu kalın bıyığı uzatmak uzun zamanımı aldı.Growing this thick mustache has taken me quite a while.
Sizi beklemek uzun zamanımızı aldı.It took us ages waiting for you.
Eşyaları paketlemek çok uzun sürdü.It took me ages to pack up my stuff.
Valizlerimi toplamak uzun zamanımı aldı.It took me ages to pack up my suitcases.
Bu uzun şifreyi ezberleyebilip ezberleyemeyeceğimi bilmiyorum.I don't know if I can memorize this long password.
Onun evine gitmek uzun sürmez.It doesn't take long to get to his house.

İlgili Sayfalar