Genellikle, erkekler kadınlardan daha uzundur.Generally, the men are taller than the women.
Kadınların genellikle erkeklerden daha uzun yaşadığı söylenir.It's often said that women live longer than men.
Yol kısa mı yoksa uzun mudur?Is the road short or long?
Uzun kolları ve bacakları olan, çok uzun boylu ve ince idi.He was very tall and slim, with long arms and legs.
O oğlanlar arasında en uzun boylu olanıydı.He's the tallest amongst the boys.
O uzun bir süre yaşadı.She lived for a long time.
Uzun saçın modası geçti.Long hair is out of fashion.
Bu kadar uzun beklemek istemiyorum.I don't want to wait so long.
Sınıftaki en uzun kişi benim.I'm the tallest one in the class.
Sınıfta en uzun boylu olan kişiyim.I'm the tallest one in the class.
Uzun zaman oldu!Long time no see!
Bu, gördüğüm en uzun adamdır.This is the tallest man I've ever seen.
Gidiyor olduğun yol uzun!The way you are going is long!
Ne uzun bir hafta!What a long week!
Uzun adam aceleyle terk etti.The tall man left in a hurry.
On yıl gerçekten uzun bir zaman aralığıdır.Ten years is a really long period of time.
O zaten uzun süredir tuvalette.He's already been in the toilet for quite a while.
Evlilik hayatına alışmak uzun zaman alır.It takes a lot of time getting used to married life.
Bu kalın bıyığı uzatmak uzun zamanımı aldı.Growing this thick mustache has taken me quite a while.
Sizi beklemek uzun zamanımızı aldı.It took us ages waiting for you.
Eşyaları paketlemek çok uzun sürdü.It took me ages to pack up my stuff.
Valizlerimi toplamak uzun zamanımı aldı.It took me ages to pack up my suitcases.
Bu uzun şifreyi ezberleyebilip ezberleyemeyeceğimi bilmiyorum.I don't know if I can memorize this long password.
Onun evine gitmek uzun sürmez.It doesn't take long to get to his house.
O asla uzun süre kalmaz.He never stays long.
Uzun süre bekledik ama gelmedin.We waited for a long time, but you didn't arrive.
Uzun süre konuşmadım.I didn't speak for long.
Yaşlı adamın uzun gri sakalı var.An old man has a long gray beard.
Hikaye uzun bir süre önce başlar.The story begins a long time ago.
Polis onu uzun bir süre kovalayacak.The police will pursue her for a long time.
Onlar uzun yıllardır o filmi izliyorlar.They’ve been watching that film for ages.
Deniz martıları genellikle uzun ömürlü çiftler oluştururlar.Usually, seagulls make long-lasting couples.
Bu beklediğimden daha uzun süre aldı.That took longer than I expected.
Bir mekanda uzun süre kalma korkum var.I have cabin fever.
Oyun çok uzun sürdü.The game lasted too much.
Ben uzun zamandır burada yaşıyorum.I have been living here for a long time.
O, uzun süredir burada bekliyor.He's been waiting here for a long time.
O uzun bir süre burada bekliyor.He's been waiting here for quite a while.
Uzun zaman önce ben gençken, ben her gün günlüğüme yazardım.A long time ago when I was young, I used to write in my diary every day.
Plastik kutular daha uzun dayanırlar.Plastic boxes last longer.
O uzun bir hikaye.It's a long story.
Seni bu kadar uzun süre beklettiğim için üzgünüm.I'm sorry to have kept you waiting for so long.
Taro hariç, Jiro en uzundur.Except for Taro, Jiro is the tallest.
Ken ikisinden daha uzundur.Ken is the taller of the two.
Onların ikisinin arasında, Ken daha uzundur.Between the two of them, Ken is taller.
O, uzun bir süre orada durdu.He stood over there for a long time.
O çok uzun boylu!He's so tall!
Mary onun kadar uzun değildir.Mary is not as tall as he is.
Mary'den bahsetmişken, uzun zamandır onu görmedim.Speaking of Mary, I haven't seen her for a long time.
Pinokyo'nun uzun bir burnu vardı.Pinocchio had a long nose.
Uzun zamandır burada yaşıyorum.I have lived here a long time.
Hâlâ gidecek uzun bir yol var.There's still a long way to go.
Uzun mesajları kimse okumaz.Nobody reads long messages.
Genel olarak, kadınlar erkeklerden on yıl daha uzun yaşamak eğilimindedir.In general, women tend to live ten years longer than men.
Aslında, seni gördüğümden beri uzun zaman oldu.In fact, it had been a long time since I'd seen you.
Sen en uzun olansın.You're the tallest one.
Benim tüm akrabalarım benden daha uzundur.All of my relatives are taller than me.
Kardeşlerimin hepsi benden daha uzundurlar.All of my siblings are taller than me.
Tavşanların uzun kulakları ve kısa kuyrukları vardır.Rabbits have long ears and short tails.
Uzun süre önce Kanada'yı ziyaret ettim.I visited Canada a long time ago.