uzun ile cümle
uzun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom ve Mary kırlarda uzun bir yürüyüş yaptılar.Tom and Mary took a long walk through the countryside.
Tom ve Mary'nin uzun bir süredir araları açıktır.Tom and Mary have been at odds with each other for a long time.
Tom'un yanında duran o uzun kız Mary'dir.That tall girl standing next to Tom is Mary.
Bizimle istediğiniz kadar uzun süre kalabilirsiniz.You're welcome to stay with us as long as you want.
Ben uzun süre kalamam. Planlarım var.I can't stay long. I have plans.
Uzun zamandır onlara mektup yazmadı.He hasn't written them a letter in a long time.
Tom uzun bir zaman gibi görünen şeyi bekledi.Tom waited for what seemed like a long time.
Tom uzun zamandır bir mektup yazmadı.Tom hasn't written a letter in a long time.
Tom uzun süre yüzmeye gitmedi.Tom hasn't gone swimming in a long time.
Tom uzun süre silahını temizlemedi.Tom hasn't cleaned his gun in a long time.
Tom uzun süredir süpermarkete gitmedi.Tom hasn't been to the supermarket in a long time.
Tom uzun süredir yalnız yaşıyor.Tom has been living alone for a long time.
Tom'un başını belaya sokmakla ilgili uzun bir geçmişi var.Tom has a long history of getting into trouble.
Tom, Mary'ye kötü haberi söylemeyi mümkün olduğu kadar uzun süre erteledi.Tom had put off telling Mary the bad news for as long as possible.
Tom, o hatırlayabildiği kadar uzun süre Mary'nin en yakın arkadaşı olmuştu.Tom had been Mary's best friend for as long as she could remember.
Mary'nin ölümünü hazmetmek Tom'un uzun zamanını aldı.It took Tom a long time to get over Mary's death.
Uzun süre İzlanda'da yaşadı.He lived in Iceland very long.
Uzun bir hastalıktan sonra öldü.He died after a long illness.
O, uçakla uzun mesafelere yolculuk eder.He travels long distances by plane.
Polis uzun süredir onun peşinde.The police have been after him for a long time.
Dinozorların çok uzun zaman önce nesilleri tükenmiştir.Dinosaurs became extinct a very long time ago.
Dinozorların çok uzun zaman önce nesli tükendi.Dinosaurs died out a very long time ago.
Dinozorların çok uzun zaman önce nesilleri tükendi.Dinosaurs died out a very long time ago.
Deniz kaplumbağalarının uzun bir ömrü vardır.Sea turtles have a long lifespan.
Uzun hafta sonu için ne planlıyorsun?What are you planning for the long weekend?
Bu uzun bir mektup oldu.This was a long letter.
Sekiz metre uzunluğundaydı.It was eight meters long.
Bu köprü, en uzun köprüdür.This bridge is the longest bridge.
Tom bahçede çalışırken uzun kollu giyer.Tom wears long sleeves when working in the garden.
Tom uzun süre uzaklarda bulunduktan sonra evde olmaktan mutluydu.Tom was happy to be home after being away for so long.
Tom onun daha uzun süreceğini düşündü.Tom thought it would take longer.
Tom uzun süre konuştu fakat aslında çok şey söylemedi.Tom talked for a long time, but didn't really say much.
Tom uzun süredir Mary'yi görmediğini söyledi.Tom said he hadn't seen Mary for a long time.
Tom uzun zamandır iyi bir ev yemeği yemediğini söyledi.Tom said he hadn't had a good home-cooked meal for a long time.
Tom Mary hakkında düşünürken uzun süre gözüne uyku girmedi.Tom lay awake for a long time thinking about Mary.
Tom Mary'den birkaç inç uzun.Tom is a couple of inches taller than Mary.
Tom uzun bir süre bilgisayarındaki antivirüs yazılımını güncellemedi.Tom hasn't updated the antivirus software on his computer in a long time.
Tom uzun süre çin dominosu oynamadı.Tom hasn't played mahjong in ages.
Tom uzun süredir evlenmedi.Tom hasn't been married long.
Tom uzun süredir burada yaşamıyor.Tom hasn't been living here long.
Tom Boston'da uzun süre bulunmadı.Tom hasn't been in Boston long.
Tom uzun süredir burada değil.Tom hasn't been here long.
Tom uzun süredir burada değildi.Tom hasn't been here long.
Tom uzun süredir barmenlik yapmıyor.Tom hasn't been bartending long.
Tom uzun zamandır bir öğretmen değil.Tom hasn't been a teacher long.
Tom uzun süredir yatakta hastadır.Tom has been sick in bed for a long time.
Tom çok uzun bir süredir yurt dışında yaşamaktadır.Tom has been living abroad for a very long time.
Tom'un önünde uzun bir sürücü kuyruğu var.Tom has a long drive ahead of him.
Tom yağmurun o kadar uzun süreceğini düşünmedi.Tom didn't think the rain would last so long.
Tom toplantının o kadar uzun süreceğini beklemiyordu.Tom didn't expect the meeting to last so long.
Tom konu üzerinde uzun süre düşündükten sonra fikrini değiştirdi.Tom changed his mind after thinking over the matter for a long time.
Tom işi yapabilir, eminim, fakat onun uzun zamanını alacaktır.Tom can do the job, I'm sure, but it'll take him a long time.
Tom ve Mary uzun bir süre mutlu değiller.Tom and Mary haven't been happy for a long time.
Tom ve Mary uzun süredir mutlu değiller.Tom and Mary haven't been happy for a long time.
Tom ve Mary uzun bir süredir arkadaşlar.Tom and Mary have been friends for a long time.
Tom'un orada sıcak karşılanmadığını farketmesi uzun zaman almadı.It didn't take Tom long to realize he wasn't welcome there.
Arabayı yıkamak beklediğimizden daha uzun zaman aldı.Washing the car took longer than we expected.
Bu üç metre uzunluğundadır.This is three meters long.
O, uzun süre önce şarkı söyledi.He sang a long time ago.
Devlet ceza evinden üç uzun dönem mahkum kaçtı.Three long-term inmates of the state penitentiary have just escaped.