uzun ile cümle
uzun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O asla uzun süre kalmaz.He never stays long.
Uzun süre bekledik ama gelmedin.We waited for a long time, but you didn't arrive.
Uzun süre konuşmadım.I didn't speak for long.
Yaşlı adamın uzun gri sakalı var.An old man has a long gray beard.
Hikaye uzun bir süre önce başlar.The story begins a long time ago.
Polis onu uzun bir süre kovalayacak.The police will pursue her for a long time.
Onlar uzun yıllardır o filmi izliyorlar.They’ve been watching that film for ages.
Deniz martıları genellikle uzun ömürlü çiftler oluştururlar.Usually, seagulls make long-lasting couples.
Bu beklediğimden daha uzun süre aldı.That took longer than I expected.
Bir mekanda uzun süre kalma korkum var.I have cabin fever.
Oyun çok uzun sürdü.The game lasted too much.
Ben uzun zamandır burada yaşıyorum.I have been living here for a long time.
O, uzun süredir burada bekliyor.He's been waiting here for a long time.
O uzun bir süre burada bekliyor.He's been waiting here for quite a while.
Uzun zaman önce ben gençken, ben her gün günlüğüme yazardım.A long time ago when I was young, I used to write in my diary every day.
Plastik kutular daha uzun dayanırlar.Plastic boxes last longer.
O uzun bir hikaye.It's a long story.
Seni bu kadar uzun süre beklettiğim için üzgünüm.I'm sorry to have kept you waiting for so long.
Taro hariç, Jiro en uzundur.Except for Taro, Jiro is the tallest.
Ken ikisinden daha uzundur.Ken is the taller of the two.
Onların ikisinin arasında, Ken daha uzundur.Between the two of them, Ken is taller.
O, uzun bir süre orada durdu.He stood over there for a long time.
O çok uzun boylu!He's so tall!
Mary onun kadar uzun değildir.Mary is not as tall as he is.
Mary'den bahsetmişken, uzun zamandır onu görmedim.Speaking of Mary, I haven't seen her for a long time.
Pinokyo'nun uzun bir burnu vardı.Pinocchio had a long nose.
Uzun zamandır burada yaşıyorum.I have lived here a long time.
Hâlâ gidecek uzun bir yol var.There's still a long way to go.
Uzun mesajları kimse okumaz.Nobody reads long messages.
Genel olarak, kadınlar erkeklerden on yıl daha uzun yaşamak eğilimindedir.In general, women tend to live ten years longer than men.
Aslında, seni gördüğümden beri uzun zaman oldu.In fact, it had been a long time since I'd seen you.
Sen en uzun olansın.You're the tallest one.
Benim tüm akrabalarım benden daha uzundur.All of my relatives are taller than me.
Kardeşlerimin hepsi benden daha uzundurlar.All of my siblings are taller than me.
Tavşanların uzun kulakları ve kısa kuyrukları vardır.Rabbits have long ears and short tails.
Uzun süre önce Kanada'yı ziyaret ettim.I visited Canada a long time ago.
Burç Halife şimdilik dünyanın en uzun gökdelenidir.Burj Khalifa is currently the tallest skyscraper in the world.
Uzun süre önce Kyoto'yu ziyaret ettim.I visited Kyoto a long time ago.
Uzun süre önce Paris'i ziyaret ettim.I visited Paris a long time ago.
Tom sınıfımızda en uzundur.Tom is the tallest boy in our class.
Tom sınıfımızın en uzunudur.Tom is the tallest in our class.
O, sınıfımızda en uzun boyludur.He's the tallest in our class.
O, sınıfta en uzun boyludur.He's the tallest in the class.
Elena sınıftaki en uzun kız.Elena is the tallest girl in the class.
Uzun süredir onunla tanışmak istiyorum.I've wanted to meet him for a long time.
Kral uzun yıllar boyunca ülke çapında saltanat sürdü.The king has reigned over the country for many years.
Onların ne kadar uzun olduğuna bak.Look at how long they are!
Ağabeyim gerçekten uzun boyludur. Yaklaşık 180 santimetredir.My older brother is really tall. He's about 180 centimeters.
Bu konuda ne yapacağımız hakkında uzun bir tartışma yaptık.We had a long discussion about what to do about it.
Böyle güzel bir hava yaşadığımızdan beri uzun zaman oldu.It's been a long time since we've had such nice weather.
Uzun süre düşündükten sonra, o, evi satın aldı.After long thinking, she bought the house.
Dün neden gelmedin? Uzun süre seni bekledim.Why didn't you come yesterday? I waited a long time for you.
Keşke babam daha uzun yaşasaydı.I wish my father had lived longer.
O, onun kadar uzun boylu değildir.She's not as tall as he is.
O, açık ara farkla en uzun kızdır.She's by far the tallest girl.
Son karşılaştığımızdan beri uzun süre oldu.It's been ages since we last met.
Son karşılaştığımızdan beri uzun süre geçti.It's been a long time since we last met.
Keisuke benden daha uzundur.Keisuke is taller than I am.
O uzun boylu adam Bay Smith'dir.That tall man is Mr. Smith.
Sen benden daha uzun boylusun.You're taller than I am.