uzun süreli ile cümle

uzun süreli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak uzun süreli steroid kullanımının yan etkileri bilinmektedir.Det er forsket meget på langtidsvirkningene av ecstasy.
İmparatorun Almanya'ya en çok uzun süreli katkısı onun kuzey ve doğudaki hareketlerinden geldi.Sumbangan kaisar yang paling tahan lama untuk Jerman datang dari tindakan-tindakannya di utara dan timur.
Bazı insanlar, uzun süreli oksijen terapisi veya akciğer nakliyle belirgin iyileşmeler gösterebilir.Sebagian orang ada yang merasakan perbaikan karena terapi oksigen jangka panjang atau pencangkokan paru.
Nükseden enfeksiyon sahibi kişiler için, uzun süreli günlük antibiyotik kullanımı etkilidir.Bagi orang dengan infeksi berulang, antibiotik harian jangka panjang cukup efektif.
Migrenli insanlarda uzun süreli prognoz değişkenlik gösterir.Prognosis jangka panjang pada orang-orang dengan migrain bervariasi.
Uzun süreli açlık.Kadang tahan lapar.
Zehirli etkiler uzun süreli yüksek alımlarla ortaya çıkar.Efek toksik terjadi dengan asupan tinggi berkepanjangan.
Ancak bu dergiler uzun süreli olamadı.Media baru tidak akan muncul begitu lama.
Aynı sene Kadınlar Uzun Süreli Uçuş ta Dünya rekoru kırdı.Tiga tahun kemudian, ia memecahkan rekor dunia dengan terbang keliling dunia selama empat hari.
Uzun süreli steroid tabletleri kullanımının da kayda değer zararları bulunur.Pengobatan kerja panjang dengan tablet steroid dikaitkan dengan efek samping yang penting.
Uzun süreli açlık.Nạn đói lan rộng.
Michael McNeil'ın da uzun süreli arkadaşıdır.Trung tá Chandra Là người bạn lâu năm của Michael McNeil.
Bazı insanlar, uzun süreli oksijen terapisi veya akciğer nakliyle belirgin iyileşmeler gösterebilir.Một số trường hợp có thể cải thiện bằng trị liệu oxy dài hạn hay ghép phổi.
Uzun süreli hastalığı sonrasında Segar karaciğer hastalığından 43 yaşında öldü.Tuy nhiên không bao lâu sau đó, Lã Mông đột nhiên lâm bệnh nặng qua đời, hưởng thọ 43 tuổi.
Sistem, bir patojen karşısında uzun süreli bağışıklık kazandırmaz.Hệ thống này cũng không tạo ra miễn dịch lâu dài đối với mầm bệnh.
Öldüğünde en uzun süreli hizmet veren üyeydi.Sau khi ông từ chức, ông là thành viên phục vụ lâu nhất.
Ele geçirilen muhalifler, uzun süreli hapis cezalarına çarptırılıyordu.Đa số các thành viên của họ bị kết án tù dài hạn.
Han Solo'nun uzun süreli arkadaşıdır ve Millenium Falcon'un eski kaptanıdır.Han là một phi công đến từ hành tinh Corellia, và thuyền trưởng của tàu Millennium Falcon.
Buna karşılık Kontes uzun süreli ebedi aşk peşindedir.Biện Hạ chính là lỵ sở của huyện Vĩnh Lộc trong nhiều thời kì.
Ancak 9. haftadaki Antalyaspor maçından sonra uzun süreli bir suskunluk dönemi geçirdi.Krosa tan trong ngày mùng 9 sau khi nó bị một rãnh áp thấp hấp thụ.
Uzun süreli aktif bellek enfeksiyon sonrası B ve T hücrelerinin etkinleştirilmesine gerek duyar.長期的な能動的な記憶は感染後B細胞およびT細胞の活性化によって獲得される。
Bu etkiler kısa süreli olsa da uzun süreli etkiler de ortaya çıkabilir.そのエピソードは短期もあれば、長期にもなりえる。
Ayrıca Zack'in uzun süreli ilk sevgilisidir.ちなみにジェイルの初恋の人である。
BDNF özellikle uzun süreli hafıza için önemli bir yer tutmaktadır.BDNFそれ自体は、長期記憶に重要である。
Uzun süreli bir planın parçası olarak, park geçici tesislere ve çeşitli performanslara ev sahipliği yapmıştır.長期の計画として、公園では一時的にさまざまなインスタレーションや展示を行っている。
(Bir bilginin uzun süreli bellekte olmasıyla geri getirilmesi farklı işlemlerdir.)(重大ニュースがある場合は休止。
Uzun süreli çalışmalarda HDLc seviyesi değişmemiştir.一つ目に、HZの範囲が長期にわたって変わらないこと。
Uzayda uzun süreli insan gelecekte ne olacağını kimse bilmiyor.機体がどれだけの時間宇宙空間に滞在できたかなどは知られていない。
Ele geçirilen muhalifler, uzun süreli hapis cezalarına çarptırılıyordu.今回の犯罪に関与した者たちは、刑務所で長い時間を過ごすことになります。
Uzun süreli yaşayan çok az sayıdadır.長命種の絶対数は少ない。
Çok uzun süreli ayakta duruş çalışması yapılır.非常に長い滞空時間を達成すること。
Bununla birlikte BDNF uzun süreli hafızanın kalıcılığı için önemlidir.長期間の記憶に適している。
Uzun süreli açlık.大飢饉。
Mayıs 2005'te uzun süreli bir sakatlık geçirdi.また、2005年5月にも病気で長期離脱している。
Genellikle uzun süreli tedavi gereklidir.治療は長期間を要することが多い。
Uzun süreli aktif bellek enfeksiyon sonrası B ve T hücrelerinin etkinleştirilmesine gerek duyar.长期主动记忆是通过感染而激活B细胞和T细胞来获得的。
Bazılarının uzun süreli kullanımı gerekebilir.也有些人可能需要忍受更长时间。
Bu hakimiyet 500 yıl kadar sürmüş ve Çanakkale'nin en uzun süreli sükunet dönemi sayılır.500年前就已開始侍奉水晶,成為路希的歷史最久。
Ancak uzun süreli steroid kullanımının yan etkileri bilinmektedir.然而,这事要评估类固醇长期应用的危险。
Ayrıca Zack'in uzun süreli ilk sevgilisidir.她也是慶次的初戀情人。
Dang, diyabet ve astım gibi kronik (uzun süreli) hastalığı olan kişilerde yaşamı tehdit edici olabilir.对于患有糖尿病和哮喘等慢性病的人群,登革熱具有生命威胁。
Uzun süreli işbirlikçisi RedOne, Giorgio Moroder, Mark Ronson ve Nile Rodgers gibi isimlerle görüntülendi.她开始了和 RedOne, Giorgio, Moroder, Mark Ronson 等老牌制作人合作。
Anaerobik egzersizin aksine Aerobik egzersizler düşük yoğunluklu ve uzun süreli egzersiz çeşididir.相比之下,有氧运动是长时间的低强度活动。
Çünkü yulafta vernelizasyon uzun sürelidir.JSFuck代码非常冗长。
Nedenleri arasında uzun süreli açlık, yetersiz beslenme gibi durumlar yer alabilir.長期的營養不良可能導致飢餓死亡。
Ancak bu başarı uzun süreli olamadı ve 2007 sezonunun sonunda küme düştüler.但他在2007赛季出场次数寥寥,并在赛季结束后被挂牌。
Bununla birlikte BDNF uzun süreli hafızanın kalıcılığı için önemlidir.该通路也于长期记忆有关。
1954 başlarında Aaron Klug ile yaptığı görüşme, uzun süreli başarılı ve başarılı bir işbirliğine yol açtı.1954년 프랭클린은 오래 지속되고 성공적이었던 아론 클러그와의 공동 연구를 시작했다.
21, ABD ve İngiltere albüm listelerinde en uzun süreli bir numarada kalan solo kadın albümdür.21은 미국과 영국 양국에서 여자 가수로는 가장 오랜 기간 1위를 한 앨범이다.
Bazılarının uzun süreli kullanımı gerekebilir.더 오래 사용될 수도 있다.
Ancak bu dergiler uzun süreli olamadı.하지만 이 통일은 오래가지 못 했다.
1997'de uzun süreli Bayer 04 Leverkusen takımına geçti.1997년에 4량 편성인 0계 Q편성 도입했다.
Uzun süreli steroid tabletleri kullanımının da kayda değer zararları bulunur.알약형 스테로이드를 이용한 장기간 치료는 상당한 부작용을 유발하는 것으로 알려져 있다.
Ayrıca Zack'in uzun süreli ilk sevgilisidir.한때 오스칼의 첫사랑이기도 하다.
BDNF özellikle uzun süreli hafıza için önemli bir yer tutmaktadır.ה-BDNF ממלא תפקיד חשוב בזיכרון לטווח ארוך.
Uzun süreli görevler Uluslararası Uzay İstasyonu Seferi olarak adlandırılır.רייזמן הוקצה כחבר צוות ארוך זמן בתחנת החלל הבינלאומית.
Çok uzun süreli provalar yapılarak ezberlenir.הדבר מקשה על ביצוע מחקרים ארוכי טווח.
Bu birlik değişik sebeplerle uzun süreli olamamış ve dağılmıştır.הפדרציה לא החזיקה מעמד זמן רב והתפרקה לגורמים.
Genellikle uzun süreli tedavi gereklidir.לרוב יש צורך בכעשרה ימי טיפול.
Uzun süreli profilaksi önerilmemektedir.תמנע משא ומתן קואליציוני ארוך.

İlgili Sayfalar