Ama bu arada, dünya çapında bir eğitim uzmanı olan Noah'a danışacağım,Тим часом, я звернуся до всесвітньо відомого експерта з освіти - моєї 10-річної дочки, Ноа.
Ama bu arada, dünya çapında bir eğitim uzmanı olan Noah'a danışacağım,אך בינתיים, אפנה למומחית העולמית לחינוך,
Ama bu arada, dünya çapında bir eğitim uzmanı olan Noah'a danışacağım,لكن في هذه الأثناء ، سأوجه نداء إلى خبيرة عالمية في التربية ،
Ama bu davaları kimin gördüğünü değiştireceklerine, Kongre uzman olmayan bir yerel yargıcı davadan sorumlu-Il était considéré comme un algorithme mathématique ou une loi de la nature.
Ama bulduğumuz bu araçların uzmanları daha iyi yapmaya yaradığı idi.Contudo, o que descobrimos foi que eram ferramentas para ajudar a melhorar os peritos.
Ama bulduğumuz bu araçların uzmanları daha iyi yapmaya yaradığı idi.Eppure, abbiamo scoperto che erano questi gli strumenti per migliorare l'operato degli esperti.
Ama bulduğumuz bu araçların uzmanları daha iyi yapmaya yaradığı idi.Et pourtant, ce que nous avons découvert c'est que ces outils aidaient les experts à s'améliorer.
Ama bulduğumuz bu araçların uzmanları daha iyi yapmaya yaradığı idi.하지만 이런 체크리스트와 같은 일종의 도구들이 전문가들을 더 훌륭하게 만든다는 것을 알았습니다.
Ama bulduğumuz bu araçların uzmanları daha iyi yapmaya yaradığı idi.Men dog fandt vi at disse var redskabet til at gøre eksperter bedre.
Ama bulduğumuz bu araçların uzmanları daha iyi yapmaya yaradığı idi.Okazało się, że takie właśnie narzędzia pomagają doskonalić ekspertów.
Ama bulduğumuz bu araçların uzmanları daha iyi yapmaya yaradığı idi.Totuși, am constatat că acestea erau instrumente care-i ajutau pe experți să fie mai buni.
Ama bulduğumuz bu araçların uzmanları daha iyi yapmaya yaradığı idi.Und doch fanden wir heraus, dass diese Hilfsmittel dabei helfen, Experten besser zu machen.
Ama bulduğumuz bu araçların uzmanları daha iyi yapmaya yaradığı idi.Vậy nhưng, điều chúng ta thấy là những thứ này là công cụ giúp các chuyên gia tiến bộ hơn.
Ama bulduğumuz bu araçların uzmanları daha iyi yapmaya yaradığı idi.We ontdekten dat dit middelen waren om experten te verbeteren.
Ama bulduğumuz bu araçların uzmanları daha iyi yapmaya yaradığı idi.Y sin embargo, lo que encontramos fue que estas eran herramientas que ayudaban a los expertos a ser mejores.
Ama bulduğumuz bu araçların uzmanları daha iyi yapmaya yaradığı idi.Все пак, открихме, че това са инструменти, които помагат на експертите.
Ama bulduğumuz bu araçların uzmanları daha iyi yapmaya yaradığı idi.Тем не менее, мы обнаружили, что это некие инструменты, которые помогают мастеру в работе.
Ama bulduğumuz bu araçların uzmanları daha iyi yapmaya yaradığı idi.לדאגה בנוגע לרשימות תיוג. ובכל זאת, מה שגילינו הוא שאלה הם כלים
Ama bulduğumuz bu araçların uzmanları daha iyi yapmaya yaradığı idi.ومع ذلك، ما وجدناه كانت هذه أدوات للمساعدة في جعل الخبراء أفضل.
Ama bulduğumuz bu araçların uzmanları daha iyi yapmaya yaradığı idi.それが専門家の能力を 更に引き出す ツールだということです 我々はボーイングの 安全対策エンジニアに
Ama daha da ileri gitmeliyiz. Temel olarak uzmanlar denilen kişilerin kim olduğunu yeniden tanımlamalıyız.Nhưng chúng ta cần tiến xa hơn. chúng ta cần định nghĩa lại một cách nghiêm túc các chuyên gia là ai.
Ama endişelenmeyin. Bugün yanımızda bir uzman var.걱정마십시오. 저희가 오늘 전문가를 모셨습니다.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Avšak nejdůležitější bylo, aby obsluha zaměřovače mohla vizuálně zaměřit cíl.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Co najważniejsze, celowniczy musiał nawiązać kontakt wzrokowy z celem.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Dar înainte de toate, trebuia ca pilotul să vadă tința.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.De leginkább, a Norden bombacélzó megkövetelte, hogy a bombázó vizuális kontaktust létesítsen a céllal.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Maar bovenal vereiste de Norden-bommenrichter dat de bombardier visueel contact moest hebben met het doelwit.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Mas, acima de tudo, a mira Norden requer que o piloto faça contacto visual com o alvo.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Ma, soprattutto, il mirino di Norden esigeva che il bombardiere mantenesse un contatto visivo col bersaglio.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Nhưng quan trọng hơn hết, thiết bị ném bom Norden đòi hỏi người ném bom phải nhìn thấy được mục tiêu.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Pero, sobre todo, el visor Norden requería que el bombardero hiciera contacto visual con el objetivo.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Tapi yang paling utama, pembidik bom Norden memerlukan pengebom untuk melihat langsung targetnya.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Αλλά το κυριότερο ήταν, ότι ο κατευθυντής Νόρντεν απαιτούσε ο βομβαρδιστής να έχει οπτική επαφή με το στόχο.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Але найголовніше -- приціл вимагав від бомбардира встановлювати візуальний контакт із мішенню.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Но важнее всего то, что бомбовый прицел Норден требовал, чтобы бомбардир установил визуальный контакт с целью.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Но най-важното било, че механизмът на Нордън изисквал артилериста, да има визуален контакт със целта.
Ama neden onların uzmanlık alanına giren bir ürünü siz imal edesiniz?파트너의 전문 분야라면, 괜히 돈을 쓴 필요가 있을까요?
Ama neden onların uzmanlık alanına giren bir ürünü siz imal edesiniz?彼らの製品を買ってあなたの製品と統合させる方が 簡単かもしれないからです
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.A pesar de ello casi ningún experto en malaria sabía de su existencia.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.Dar aproape nici un expert in malarie nici macar nu stie ca exista.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.Jednak większość badaczy malarii nie wie o ich istnieniu.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.안타깝게도 그 어떤 말라리아 전문가도 이 책이 존재했음을 알지 못한듯 싶습니다.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.Maar bijna geen van de malaria-experts weet dat het bestaat.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.Mais quasiment aucun expert du paludisme ne sait qu'il existe.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.Ma quasi tutti gli esperti di malaria non lo conoscono.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.Nhưng hầu như không có chuyên gia sốt rét nào biết cả.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.Но почти нито един експерт по малария не знае за неговото съществуване.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.Но практически ни один эксперт по малярии не знает, что эта книга существует.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.אבל כמעט אף מומחה למלריה אינו יודע שזה קיים.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.و لكن بالكاد لم يعرف حتى خبراء الملاريا وجوده
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.これは重要なデータです
Ama okulda zamanını harcadığı tüm bu doktora uzmanlık işlerinden dolayı çocuk sahibi olmak istemiyor.그는 박사학위를 가졌으므로 학교에서 많은 시간을 보냈죠 그래서 아이들도 갖지 않기로 결심했고
Ama okulda zamanını harcadığı tüm bu doktora uzmanlık işlerinden dolayı çocuk sahibi olmak istemiyor.את ה- MD, Ph.D שלו, הוא היה בבית הספר הרבה זמן, והוא החליט לא להביא ילדים, או אם הוא רוצה להיות מאוד
Ama okulda zamanını harcadığı tüm bu doktora uzmanlık işlerinden dolayı çocuk sahibi olmak istemiyor.من شهادة الدكتوراة خاصته، وارتاد مقاعد الدراسة لفترة طويلة، وأيضا قرر بأنه لن ينجب الأطفال، أو يريد أن يكون
Ama okulda zamanını harcadığı tüm bu doktora uzmanlık işlerinden dolayı çocuk sahibi olmak istemiyor.子どもは持たないことにした。 それに、地球上の人口増加についても考えていたし
Ama, tabii, benim gerçek uzmanlık alanım daha da başka bir medeniyet türünde.Bien-sûr, mon véritable champ d'expertise concerne un tout autre type de civilisation --
Ama, tabii, benim gerçek uzmanlık alanım daha da başka bir medeniyet türünde.Dar adevăratul meu domeniu de cercetare este legat de un alt fel de civilizație.
Ama, tabii, benim gerçek uzmanlık alanım daha da başka bir medeniyet türünde.저의 전문 분야가 심지어 다른 형태의 문명에도 놓여있다는 것을 알았습니다.
Ama, tabii, benim gerçek uzmanlık alanım daha da başka bir medeniyet türünde.Maar mijn echte expertise ligt in weer een andere vorm van beschaving.
Ama, tabii, benim gerçek uzmanlık alanım daha da başka bir medeniyet türünde.Mas o meu verdadeiro campo de estudo assenta num diferente tipo de civilização.