Acil tıp alanında uzmanlaşmayı seçti ve Los Angeles bölgesinde birçok hastanede çalıştı.Dúfala, že si uskutoční lekársku kariéru v lekárskom výskume v Los Angeles.
Bitki Hastalıkları uzmanıydı.Bol špecialista na dedičné ochorenia.
Acil Tıp Uzmanlar Derneği.Odborný mesačník pre ošetrovateľstvo.
Doğu Avrupa uzmanı olarak tanınmaktadır.Je priznan poznavalec zgodovine jugovzhodne Evrope.
Bu çalışmaları yürüten meslek mensupları Psikiyatri uzmanları ve Klinik psikologlardır.Izvaja jih usposobljen psiholog ali klinični psiholog.
1961 - 1995 yıldar boyunca enstitüde 9849 uzman kadro oluşturulur.1941-1945 m. Vsevobučo sistemoje buvo apmokyta 9 862 000 žmonių.
Torpido saldırılarında uzmanlaşmıştı.Planuota išbandyti torpedas.
Maliye Bakanlığı Fahri Hesap Uzmanı unvanı verildi.Leido Finansų ministerijos Centralinis statistikos biuras.
Sihir konusunda uzmandır.Spetsialiseerunud maagiale.
Bu şikayetler durumunuzun ciddi olduğunu ve uzman müdahale gerektirdiğini gösterir.Kohtunik leidis, et asjaolude selgitamine nõuab eriteadmisi ning eksperdi arvamus on asja lahendamisel tähtis.
ISC Paris Business School Paris'da kampüsleri bulunan işletme alanında uzman Avrupa menşeli bir üniversitedir.ISG Business School on Pariisis asuvate linnakutega Euroopa äriülikool.
Birçok diploma programları ve uzmanlıklar İngilizce olarak öğretilmektedir.Osa aineid, sealhulgas täppisteadusi, õpetatakse inglise keeles.
Hollanda Güvenlik Kurulu'nun yönettiği araştırmaya yardım için Türk Havayolları uzman bir ekip gönderdi.Lennukatastroofi uurimist juhib Hollandi Ohutusamet (Dutch Safety Board).
0 Uzman toplantıları.0 - projekt Expertmöten.
0 Uzman toplantıları. Çeviriler0 Ekspertmøder, oversættelser lait
1.Adalet Divanı, Avrupa Adalet Divanı, Yüksek Mahkeme ve uzmanlaşmışmahkemeleri içerecektir.1.Domstolen skall omfatta Europeiska domstolen, den allmänna underrättenoch specialdomstolar.
1.Adalet Divanı, Avrupa Adalet Divanı, Yüksek Mahkeme ve uzmanlaşmışmahkemeleri içerecektir.1.La Corte di giustizia comprende la Corte di giustizia europea, il Tribunalee i tribunali specializzati.
1.Adalet Divanı, Avrupa Adalet Divanı, Yüksek Mahkeme ve uzmanlaşmışmahkemeleri içerecektir.1.Soudní dvůr se skládá z Evropského soudního dvora, Soudu vyšší instancea specializovaných soudů.
1.Adalet Divanı, Avrupa Adalet Divanı, Yüksek Mahkeme ve uzmanlaşmışmahkemeleri içerecektir.1.Súdny dvor pozostáva z Európskeho súdneho dvora, súdu vyššieho stupňaašpecializovaných súdov.
1.Adalet Divanı, Avrupa Adalet Divanı, Yüksek Mahkeme ve uzmanlaşmışmahkemeleri içerecektir.El este însărcinat cu relaţiile externe şi cu coordonarea celorlalte aspecte aleacţiunii externe a Uniunii.
1.Adalet Divanı, Avrupa Adalet Divanı, Yüksek Mahkeme ve uzmanlaşmışmahkemeleri içerecektir.Het Hof verzekert de eerbiedigingvan het recht bij de uitlegging en toepassing van de Grondwet.
Açıkçası, birçok uzmandan ve birimden oluşuyor.Cela nécessite la participation de nombreux spécialistes et de tonnes de départements.
Açıkçası, birçok uzmandan ve birimden oluşuyor.솔직히, 그 일을 해내려면 많은 전문가와 수많은 부서가 필요합니다
Açıkçası, birçok uzmandan ve birimden oluşuyor.Ve skutečnosti je za tím celá řada odborníků a spousta oddělení.
AESK, birliƒin uzmanlık alanlarının genișbir yelpazesini kapsayan altı uzmanlıkbölümündenolușmaktadır:Assegura ainda duas outras missões complementares:
AESK, birliƒin uzmanlık alanlarının genișbir yelpazesini kapsayan altı uzmanlıkbölümündenolușmaktadır:Der EWSA besteht aus sechs Fachgruppen,die einen sehr großen Teil der EU-Kom-petenzen abdecken:
AESK, birliƒin uzmanlık alanlarının genișbir yelpazesini kapsayan altı uzmanlıkbölümündenolușmaktadır:EHSV sa skladá zo šiestich špecializovaných sekcií,ktoré pokrývajú vemi širokéspektrum právomocí spoločenstva:
AESK, birliƒin uzmanlık alanlarının genișbir yelpazesini kapsayan altı uzmanlıkbölümündenolușmaktadır:El CESE cuenta con seis secciones especializadasque abarcan un amplísimo abanico de competencias comunitarias:
AESK, birliƒin uzmanlık alanlarının genișbir yelpazesini kapsayan altı uzmanlıkbölümündenolușmaktadır:En outre, deux missions complémentaires sont assurées par le CESE:
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.Ik deed een performance met twee zangers die gespecialiseerd zijn in het maken van rare geluiden met hun mond.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.저는 입으로 희한한 소리를 내는 재주를 가진 두명의 가수들과 공연을 했었습니다.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.Направих представлене с двама певци, които са се специализирали в издаването на странни шумове с устата си.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.Я виступав із двома співаками, які уміють творити дивні звуки своїми вустами.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.הופעתי עם שני זמרים המתמחים בביצוע רעשים מוזרים בפה שלהם.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.لقد أديته مع اثنين من المغنين متخصصون في صنع أصوات غريبة بأفواههم.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.彼らは口で変わった音をだすことを専門にしています。 このパフォーマンスは昨年の9月にアルス・エレクトロニカで発表されました。
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Avšak nejdůležitější bylo, aby obsluha zaměřovače mohla vizuálně zaměřit cíl.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Co najważniejsze, celowniczy musiał nawiązać kontakt wzrokowy z celem.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Dar înainte de toate, trebuia ca pilotul să vadă tința.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.De leginkább, a Norden bombacélzó megkövetelte, hogy a bombázó vizuális kontaktust létesítsen a céllal.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Maar bovenal vereiste de Norden-bommenrichter dat de bombardier visueel contact moest hebben met het doelwit.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Mas, acima de tudo, a mira Norden requer que o piloto faça contacto visual com o alvo.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Ma, soprattutto, il mirino di Norden esigeva che il bombardiere mantenesse un contatto visivo col bersaglio.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Nhưng quan trọng hơn hết, thiết bị ném bom Norden đòi hỏi người ném bom phải nhìn thấy được mục tiêu.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Pero, sobre todo, el visor Norden requería que el bombardero hiciera contacto visual con el objetivo.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Tapi yang paling utama, pembidik bom Norden memerlukan pengebom untuk melihat langsung targetnya.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Αλλά το κυριότερο ήταν, ότι ο κατευθυντής Νόρντεν απαιτούσε ο βομβαρδιστής να έχει οπτική επαφή με το στόχο.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Але найголовніше -- приціл вимагав від бомбардира встановлювати візуальний контакт із мішенню.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Но важнее всего то, что бомбовый прицел Норден требовал, чтобы бомбардир установил визуальный контакт с целью.
Ama en en önemlisi, Norden vizörü bomba uzmanının hedefi gözüyle görmesini gerektiriyordu.Но най-важното било, че механизмът на Нордън изисквал артилериста, да има визуален контакт със целта.
Ancak bir yaşında, bebekler uzman hale geliyorlar.A un an, les bébés deviennent des experts.
Ancak bir yaşında, bebekler uzman hale geliyorlar.Cuando tienen un año, los bebés se convierten en expertos.
Ancak bir yaşında, bebekler uzman hale geliyorlar.何かに特化した知識を持ち始めます その基になるのは
Ancak bu konuda bir uzman olmasam da bildiğim kadarıyla değeri değişebilir.Aczkolwiek, o ile wiem, a nie jestem w tym ekspertem, Sądzę, że pomiar może się zmieniać.
Ancak bu konuda bir uzman olmasam da bildiğim kadarıyla değeri değişebilir.Ale pokud vím, nejsem na toto odborník. Myslím, že se může změnit, že to není pravá konstanta.
Ancak bu konuda bir uzman olmasam da bildiğim kadarıyla değeri değişebilir.Aunque, que yo sepa, y no soy un experto, en realidad creo que su medición puede cambiar.
Ancak bu konuda bir uzman olmasam da bildiğim kadarıyla değeri değişebilir.Bien que, autant que je sache, et je ne suis pas un expert en la matière, je pense que sa mesure peut changer.
Ancak bu konuda bir uzman olmasam da bildiğim kadarıyla değeri değişebilir.그렇긴 하나, 제가 아는 한에서는, 제가 이부분의 전문가가 아니긴 하나 저는 수치가 변할 수 있다고 생각합니다
Ancak bu konuda bir uzman olmasam da bildiğim kadarıyla değeri değişebilir.Въпреки че, доколкото знам, а аз не съм експерт, Всъщност смятам че стойността му може да се промени.
Ancak bu konuda bir uzman olmasam da bildiğim kadarıyla değeri değişebilir.Хоча, наскільки я знаю, і я не експерт з цього питання. Я насправді думаю її значення може змінюватись.