uzman ile cümle

uzman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kullanılırlık - Geleneksel medya üretimi çoğunlukla uzmanlaşılmış yetenekler ve eğitim gerektirmektedir.Brugervenlighed – Det industrielle medie produktion kræver ofte specielle færdigheder og/eller viden om emnet.
Lojistik uzmanları çoğu zaman saha görevlerinin en işlevsel üyeleri olmaktadır.Logistikere er ofte de vigtigste medlemmer af et team.
Dondurma salonu dondurma satışında uzmanlaşmıştır.Kæden har specialiseret sig i at fremstille isen i butikken.
Alana Bloom, FBI'da psikiyatri profesörü ve profil uzmanlığında danışmandır.Caroline Dhavernas som Dr. Alana Bloom, professor i psykologi og konsulent profiler for FBI.
Ama bu konuda uzmanlar arasında görüş birliği yoktur.Har ingen troværdighed blandt eksperter.
Özel hukuk alanında uzmanlaşmıştır ve özellikle medeni hukuk alanındaki çalışmalarıyla bilinir.Der bliver han omtalt som legista, det vil sige kyndig i civil ret.
Medresede okuyan öğrenciler, darüşşifadaki uzman hekimler yanında yetiştirilmekteydi.Blindeinstitutter og blev opdraget sammen med andre blinde.
Mission uzmanı.Specialistopgave.
İntaniye ve Bakteriyoloji Uzmanıdır.M.) var en tysk histolog og bakteriolog.
Yunanca, İbranice ve Latince dillerinde uzmanlaştı.Han blev kyndig i oldgræsk, hebræisk og latin.
Bu öneri neredeyse bütün uzmanlar tarafından kabul edilmemiştir.Teorien er ikke godtaget af sagkyndige.
Kendisi daha çok vampirizm üzerine yaptığı araştırmaları ile "Vampir Uzmanı" olarak bilinir.Hun var i flere kredse bedre kendt som Vampira.
Daha sonra Uppsala Üniversitesi'nde okudu ve kimya dalında uzmanlaştı.Herefter flyttede han til Uppsala, hvor han læste kemi på universitet.
Ülke içinde ve dışında birçok uzmana başvurup görüş aldı.Det vakte megen opmærksomhed både ude og hjemme.
Barok müzik alanında uzmanlaşmıştır.Han har speciale i barokmusik.
Sihir konusunda uzmandır.Svag på magi.
Değerleme Uzmanlığı, iki tip lisanstan oluşmaktadır.SportAccord tilbyder to former for medlemskab.
Örneğin dua teürjik bir çalışmadır ve uzmanlık gerektiren bir alandır.Fagmetodisk undervisning er et undervisningsområde, hvor det centrale er et fags nødvendige færdigheder.
Uzmanlarına entomolog ya da böcek bilimci adı verilir.Var en anerkendt entomolog (insektforsker).
Kızıl Çeşme okulunun uzmanları da bu partiye davetlidir.Rye Studio Schools danseteater er opkaldt efter ham.
Arabada uzmanlaşmış ayarlar mevcuttu.En indstillelig affjedring i bilen.
Birçok uzmanlar işten atıldı, yerlerine etkin işçiler tayin edildi.Store dele af arbejdet blev udført af arbejdsløse, som blev sendt dertil.
Fabrikalar sadece ağır taşıt üretiminde uzmanlaşmalıydı.Fra dette tidspunkt fokuserede firmaet udelukkende på produktion af tungt læsselige lastbilsanhængere.
Bunlar ailenin son derece uzmanlaşmış üyeleridir.De er i dag familiens talrigeste medlemer.
Aynı zamanda üniversiteye giderek uzmanlaşabiliyorlardı.Der videreuddannede han sig løbende på universitetet.
Ayetullah, kelime anlamı olarak Allah'ın işareti demektir ve O'nun mesajı konusunda uzman anlamına gelir.Det som er undertegnet, er undertegnet! og Gud er vårt vitne!» ^ Fay, a.
Gazete İsrailli bir AIDS uzmanının Arafat'ın AIDS'in tüm semptomlarını taşıdığı iddiasını yayımladı.Avisen siterte en israelsk aidsekspert, som hevdet at Arafat hadde alle symptomene for aids.
Uzmanlar en iyi ilaç tedavisi üzerinde fikir birliğine varamamaktadır.Hvem er mest troende til å svikte et behandlingsprogram?
Tipografi dalında uzmanlaşmış bireylere tipograf denir.Fagpersoner med typografisk utdannelse kalles typografer.
Fransa'da lüks, moda ve tasarım konusunda uzmanlaşmış birkaç işletme okulundan biridir.Den er en av de få handelshøyskoler i Frankrike spesialisert i luksus, mote og design.
Uzmanların genel kanısına göre Daniel 4, Nabonidus gelenek ve efsanelerinden faydalanmıştır.Forskernes generelle konsensus er at Daniels bok 4 har lånt fra tradisjonene og legendene om Nabonidus.
NATO uzmanlığı yaptı.Spionerte for NATO.
Nathan, bir tıbbi sosyal hizmet uzmanı olarak 1955 yılında Singapur Sivil Hizmet kariyerine başladı.Nathan begynte å arbeide som medisinsk sosialarbeider i 1955.
Erkek kardeşi, Jonathan Barnes antik felsefe dalında uzman bir filozoftur.Hans bror er Jonathan Barnes er filosof som har spesialisert seg på antikkens filosofi.
Nikkei Inc. finansal, iş ve sanayi haberleri yayınlarken uzmanlaşmıştır.Nikkei Inc. spesialiserer seg innen finans, business og industrinyheter.
Hesap uzmanlığı eğitimi aldı.Og såg ut til å ha sikret kvalifiseringen.
Bu görüş 19. yüzyılda uzmanların popüler görüşleri arasındaydı.Dette var en vanlig oppfatning blant naturvitenskapsfolk på 1800-tallet.
Belirli bir konuda tecrübe sahibi olan kişiler o alanda uzman olarak nitelendirilir.Det vil si at de som besitter en viss type kunnskap fungerer som spesialister i denne fasen.
Çikatilo bir psikiyatri uzmanı tarafından analiz edildi.Undersøkelsen utføres av en psykiatrisk sakkyndig.
Bazı uzmanlar, Zekeriya kitabının 9-14 konuları ile Malaki kitabı arasındaki benzerlikleri göz önüne serer.Det synes å være et slektskap mellom Sakarjas bok 9-14 og Malakis bok.
Breda özellikle portre çizimlerinde uzmanlaşmıştır.Stoltenberg spesialiserte seg på portrettmaleri.
Uluslararası Hukuk Uzmanı olarak çalıştı.Han ble en kjent ekspert i internasjonal rett.
Fakat asıl uzmanlık alanı, esrarengiz konuların araştırılmasıdır.Hennes spesialområde er forskning på mellomkulturelle spørsmål.
Güneş fiziği, Güneş ile ilgili çalışmada uzmanlaşan astrofiziğin branşıdır.Astrofysikk er den grenen av astronomi som har med fysikken i universet å gjøre.
Torpido saldırılarında uzmanlaşmıştı.Hans spesialitet var torpedotaktikk.
Ama bu konuda uzmanlar arasında görüş birliği yoktur.Det er imidlertid ingen enighet om dette blant forskere.
Fitch, silah tamirinde uzman birisidir.Helmatch er en disiplin i sporten skyting.
Oyunda kolay, orta ve uzman olmak üzere 3 çeşit zorluk vardır.Spillet har tre vanskelighetsgrader, practice, normal og expert.
Güneydoğu Asya kuşları ve memelileri hakkında uzmandı.Han var spesialist på Asias fugler.
Jimmy Price, Gizli parmak izleri konusunda uzmanlaşmış olay yeri araştırmacısıdır.Jimmy Price er en kriminaltekniker som opptrer i Den røde drage.
Ülke içinde ve dışında birçok uzmana başvurup görüş aldı.De har opplevd stor oppmerksomhet og anerkjennelse utenfor sitt eget hjemland.
Madde 9. Onarım uzmanlık gerektiren bir iştir.Artikkel 9 – Restaurering Restaurering er et inngrep som må beholde sin karakter av unntak.
Uzmanlık alanları aile terapistliğidir.Hans spesialfelt var familieterapi.
İlaca direnç, lepra uzmanlarını uğraştıran önemli bir konudur.Det er borgerlige saker, som krever behandling av sakkyndige.
Uzman doktorlarca çıkarılması gerekir.Statiner må forskrives av lege.
Her bir taburda 100 askerin yanı sıra subaylar, astsubaylar, uzman personel bulunurdu.Hvert kompani bestod av omkring 100 mann pluss hornblåsere, underoffiserer og offiserer.
İlacın kullanılması ve doz ayarlanması mutlaka uzman doktor kontrolünde yapılmalıdır.Alle kuler og hevelser bør undersøkes av lege.
Patlayıcılar konusunda uzmandır.Produksjonen er av eksplosiver.
Daha sonra, beslenme uzmanı ve yazar Don Lemmon ile 19 Aralık 2003'te evlendi.Dia kemudian menikah dengan seorang pengarang bernama Don Lemmon pada tanggal 19 Desember 2003.
Uzmanlar bu keşfin uluslararası bir eski eser dolandırıcılığının parçası olmasından korkuyorlardı.Para pakar khawatir bahwa penemuan ini adalah bagian dari penipuan internasional menyangkut benda-benda kuno.

İlgili Sayfalar