Ceza hukuku ve ceza usul hukuku alanında uzmanlaşmıştır.Hình phạt được quy định trong Bộ luật hình sự và do Toà án quyết định.
Acil tıp alanında uzmanlaşmayı seçti ve Los Angeles bölgesinde birçok hastanede çalıştı.彼女は救急医学を専攻し、ロサンゼルス地区のいくつかの病院で働いた。
Uzmanlar bu tür depremlerin 100 yılda bir gerçekleştiğini söylemektedirler.専門家はこの地域での同様の地震は100年周期で起こると主張している。
Fisher, 8 Kasım 1984'te STS-51A'da görev alan bir misyon uzmanıydı.フィッシャーは1984年11月8日に打ち上げられたSTS-51Aでミッションスペシャリストを務めた。
Buna ek olarak, beyaz yakalı iş uzmanlarının çocukları bu sınıfta kalmamaktan daha olası durumdaydı.また、専門職のホワイトカラー労働者の子供は同じ職業階級に残る事がさらに多かった。
Doğu dilleri üzerinde uzmanlaştı.Tegelijkertijd studeerde hij oosterse talen.
Yegorov onun uzmanlık bozuklukları olmak ile, tıp alanında doktora derecesi almıştır denge duygusu.Jegorov behaalde later zijn doctoraat in de geneeskunde, met als specialiteit evenwichtsgevoel.
Örneğin, çobanlıkta 50 yıllık bir deneyime sahip kişi bu alanda uzman olarak kabul edilebilir.Iemand die 25 jaar in het theatertechnische vak zit kan worden voorgedragen voor een "Zilveren krommer".
Hukuk eğitimi alarak Uluslararası Hukuk alanında uzmanlaşmıştır.De bibliotheek is gespecialiseerd in het internationaal recht.
Bu nedenle bazı uzmanlar bu evliliğe "leviratus vari" veya "akraba evliliği" demektedir.In enkele Brugse bronnen wordt dit soort huwelijk ook "nationaal huwelijk" genoemd.
Yıllar içinde, gazetecilikte adalet konusunda özellikle uzmanlaşmıştı.Doorheen de jaren is hij zich binnen de journalistiek nadrukkelijk gaan specialiseren in justitie.
Patlayıcılar konusunda uzmandır.Ekspert od ładunków wybuchowych.
Uzmanlık tezi.Stąd teza.
Başlangıçta, sistemin yapay sinir ağları insan oyuncu uzmanlığı ile yüklendi.Sieci neuronowe systemu zostały początkowo załadowane z ludzkiej wiedzy na temat rozgrywek.
Zooloji'de uzman bir ornitologtur ve Dünya'nın ana zoocoğrafi bölgelerini tanımlamıştır.W zoologii specjalizował się w ornitologii, wydzielił główne regiony zoogeograficzne.
Aynı zamanda üniversiteye giderek uzmanlaşabiliyorlardı.Automatycznie zostałem również relegowany z uczelni.
Annesi ise bir beslenme uzmanıdır.Choć jest unijnym specjalistą od żywienia.
Uzman doktorlar hastaya göre çeşitli tedavi yöntemleri uygulamaktadır.Terapeuta prowadzi pacjenta poprzez serię precyzyjnych ruchów.
Uzmanların tanımladığı şekliyle iki çeşit üstveri vardır.Łączą w sobie cechy dwóch powyżej opisanych metod.
İç Hastalıkları Uzmanıdır, Gastroenteroloji Yüksek İhtisası yapmıştır.Chorobami trzustki zajmuje się gastroenterologia.
1938'de Kızıl Ordu'ya girdi ve silah uzmanı olarak yetiştirildi.W 1935 wstąpił do Armii Czerwonej jako oficer techniczny.
Fransa'da lüks, moda ve tasarım konusunda uzmanlaşmış birkaç işletme okulundan biridir.Det är en av de få handelshögskolor i Frankrike specialiserade på lyx, mode och design.
Lojistik uzmanları çoğu zaman saha görevlerinin en işlevsel üyeleri olmaktadır.Logistikerna är ofta de viktigaste medlemmarna av en insatsgrupp.
Stejneger omurgalıların doğa tarihi üzerine uzmanlaşmıştır.Stejneger specialiserade sig på naturhistoriska undersökningar av ryggradsdjur.
Gut konusunda uzman kabul edilir.Jag rådfrågar dig som expert.
Araştırmalar uzman bilim insanları tarafından yürütülmelidir.Experimentet skall genomföras av endast vetenskapligt kvalificerade personer.
Nesli tükenmiş memeliler ve onların kıtalararası göçleri konusunda uzmandı.Simpson var expert på utrotade arter och interkontinentala förflyttningar.
İran dilleri üzerine uzmanlık almıştır.Hon var även specialist på iranska språk.
Sınırlı uzmanlık.Begränsad bemanning.
Rotem DC Flag Records Glowworm Records Hidden Beach Records – R&B ve Soul türlerinde uzmanlaşmıştır.DC Flag Records Glowworm Records Hidden Beach Records — спеціалізується на R&B і музиці соул.
Dauphiné dağlık bir bölge olduğundan, yarış daha çok tırmanış uzmanları tarafından kazanılmaktadır.Оскільки Дофіне регіон, де переважають гори, переможцями гонки часто стають гірські фахівці.
Sihir konusunda uzmandır.Рецензія на Magicka.
Alana Bloom, FBI'da psikiyatri profesörü ve profil uzmanlığında danışmandır.Каролін Давернас — доктор Алана Блум, професор психології і консультант агентів ФБР.
CTU'da çalışan dürüst, güvenilir bir bilgisayar uzmanıdır.ЦБС є спеціально уповноваженим центральним органом виконавчої влади у галузі статистики.
Burada uzman sensin, Tom.Експерт тут ти, Томе.
O bir bilgisayar uzmanıdır.Він — комп'ютерний експерт.
O bir bilgisayar uzmanıdır.Вона — комп'ютерний експерт.
Usta bir renk uzmanı olarak kuzeni Vincent van Gogh'un üzerinde büyük bir etkisi olmuştur.Mistr kolorista, měl velice významný vliv na svého bratrance Vincenta van Gogha.
Doğu dilleri üzerinde uzmanlaştı.Překládal z orientálních jazyků.
Son derecede uzmanlaşmış kişiler bunu yapabilirler.K tomu potřeboval především tým schopných odborníků.
Eğer bunlar yeterince büyük ise sağlık uzmanı, kişiyi muayene ederken onları görebilir.Pokud je tekutiny velké množství, může lékař tento stav diagnostikovat už při vyšetření osoby.
Sihir konusunda uzmandır.Je odborníkem na kouzla související s mizením.
Ancak bazı yönleri uzmanlar tarafından eleştirilere hedef olmuştur.Jeho závěry byly ale odborníky zpochybněny.
Surplex GmbH merkezi Düsseldorf’ta bulunan, ikinci el makine alım satımında uzmanlaşmış bir firmadır.Surplex GmbH se sídlem v Düsseldorfu je společnost zaměřená na nákup a prodej použitých strojů.
Fitch, silah tamirinde uzman birisidir.Clark - Odborník na brokovnice.
Çok çeviktir ve dövüş sanatları konusunda uzmandır.Je velice fyzicky zdatný a umí několik bojových umění.
Uluslararası ekonomik hukuk, uluslararası hukuk ve karşılaştırmalı anayasa hukuku konusunda uzmandır.Zabývá se mezinárodním právem veřejným a srovnávacím právem ústavním.
Bu sebeple, çoğu uzman bu stel için "İsrail steli" de demektedir.Din acest motiv, mulți cercetători o denumesc Stela lui Israel.
1775) 1915 - Alois Alzheimer, Alman sinir hastalıkları uzmanı (d.1775) 1915: Alois Alzheimer, medic german (n.
Arkadaşının bu konudaki uzman görüşüne başvurmak istemektedir.El susține că vrea opinia prietenului său expert cu privire la acest vin.
Daha sonra psikiyatri alanında uzmanlaştı.Ulterior s-a specializat în Fizică Medicală.
Her siyaset uzmanı siyasî fikrin ve ideolojinin önemli olduklarını kabul etmemiş.Intenția redactorilor era de a nu aparține niciunui grup politic sau orientări ideologice.
Meteoroloji uzmanlarına güvenmiyor musunuz?Nu aveți încredere în meteorologi?
Pekin'de bir dizi restoran Pekin Ördeğinin yapımı konusunda uzmandır.Számos pekingi étterem specializálódott a pekingi kacsa készítésére.
Ardından sağlık uzmanı, cildin üzerindeki küçük kırmızı noktaları sayar.Ezután megszámolja az apró vörös pontokat a bőrön.
Uzmanlar su ısıtıcılarının sıcaklık ayarının 488 °C (910,4 °F) altında yapılmasını tavsiye etmektedir.Szakértői javaslat alapján a vízmelegítők hőmérsékletét ajánlott 48,8 °C (119,8 °F) alatt tartani.
Genelden başlayarak uzmanlaşmaya doğru kademelendirilebilen farklı LL.M. programları bulunmaktadır.Több LL.M. program közül választhatunk az általánostól a speciálisig.
Uzmanlar bu saldırıların daha önce hiç gerçekleşmediğini belirtti.Egyes történészek kétségbe vonják, hogy a támadásra valaha is sor került volna.
Aile Hekimliği Uzmanları hastalarını aile ve toplumları içinde değerlendirir.Célja a jobb életminőség elérése a betegek és családjaik számára szerte a világon.
Ebisu, seçkin bir Genin-öncesi ninja öğretmeni olarak uzmanlaşan diğer bir Tokubetsu Jounin’dir.Másik példa Ebiszu, aki a genin, illetve genin szint alatti nindzsák elit kiképzője.