uzman ile cümle
uzman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Barok müzik alanında uzmanlaşmıştır.Hij is gespecialiseerd in barokmuziek.
Uzmanlar tarafından da en zeki tür olarak nitelenir.Dat is wat onder intelligent zijn moet worden verstaan.
Gut konusunda uzman kabul edilir.Deskundig advies wordt geadviseerd.
Ancak Prkacin bu konuda adeta uzmandır.Maar de journalist is professional genoeg om de zaak te begrijpen.
Lyon Üniversitesi'nde Deneysel Tıp Uzmanı Profesörü olarak görev yapmıştır.Hij was hoogleraar Experimentele Geneeskunde aan de Universiteit van Lyon.
Uzmanlarca bu türe ağaçsivrifaresi denmiştir.Volgens deskundigen moet dit een houten kapel geweest zijn.
Şu anda ileri sürüş teknikleri uzmanıdır.Momenteel rijdt hij voor Specialized Racing.
Fabrikalar sadece ağır taşıt üretiminde uzmanlaşmalıydı.Deze onderneming was gespecialiseerd in zware terreinwagens.
Ulusal finale katılan beş katılımcı uzmanlarla çalışmıştır.Een expertencommissie koos vervolgens de vijf acts die mochten deelnemen aan de nationale finale.
Daha sonra psikiyatri alanında uzmanlaştı.Hij specialiseerde zich in psychiatrie.
Araştırmalar uzman bilim insanları tarafından yürütülmelidir.Het experiment moet alleen worden uitgevoerd door wetenschappelijk gekwalificeerde personen.
Sınırlı uzmanlık.Beperkte afdwingbaarheid.
(Uzman Yeterlilik Tezi) ^ ^(Een echte politieman.)
Uzmanlar bu saldırıların daha önce hiç gerçekleşmediğini belirtti.De broers beweerden deze telefoontjes nooit gepleegd te hebben.
Torpido saldırılarında uzmanlaşmıştı.Hij gaf dan opleiding over torpedo's.
Konunun uzmanlarına hitap eder.Hij roept wel de deskundigen bij elkaar.
14 yaşında Austin mayo, iç çamaşırı ve vücut modelliği konusunda uzmanlaşmaya başladı.Op haar achttiende begon Austin zich te specialiseren in lingerie, lichaamsfotografie en badkleding.
Kedi Uzmanlık Grubu (2002).De kracht van het paard (2002).
1962 yılında uzmanlık kadrosuna geçti.Hij werd beroepsmuzikant in 1962.
Doğu dilleri üzerinde uzmanlaştı.Tegelijkertijd studeerde hij oosterse talen.
Güneş fiziği, Güneş ile ilgili çalışmada uzmanlaşan astrofiziğin branşıdır.Zonnefysica is het deel van de astronomie dat zich bezighoudt met onderzoek aan de Zon.
Çoğu geleneksel Tevrat uzmanlığı Eyüp'ün varlığından şüphe etmemektedir.De meeste filologen zien geen reden om het bestaan van een Arabische grondtekst te betwijfelen.
Close Quarters Combat uzmanı.Expert op het gebied van vechtsporten.
Yegorov onun uzmanlık bozuklukları olmak ile, tıp alanında doktora derecesi almıştır denge duygusu.Jegorov behaalde later zijn doctoraat in de geneeskunde, met als specialiteit evenwichtsgevoel.
Ülke içinde ve dışında birçok uzmana başvurup görüş aldı.Binnen en buiten geven hoe dan ook een groot contrast te zien.
Uzmanlığı olan medeni hukuk alanı dışında iş hukuku ve sosyal güvenlik hukuku alanlarıyla da ilgilendi.Behalve het politiewezen vielen ook civiele en strafrechtelijke zaken onder zijn bevoegdheid.
Kendisi daha çok vampirizm üzerine yaptığı araştırmaları ile "Vampir Uzmanı" olarak bilinir.Ze is ook een keer voorgesteld als een "vampierexpert".
Ayrıca uzmanlık enstitüleri, çalışma merkezleri ve uluslararası eğitim merkezleri bulunmaktadır.Vervolgens zijn er ook nog de onderzoeksinstituten en onderzoekscentra.
1971'de Rus yer bilimi uzmanları doğal gaz araması yaparken tesadüfen buldukları uzun bir kuyudur.Tijdens het boren in 1971 vonden geologen per ongeluk een ondergrondse grot gevuld met aardgas.
Bu sebeple, çoğu uzman bu stel için "İsrail steli" de demektedir.Om deze reden wordt de stele door vele wetenschappers de Israëlstele genoemd.
Öznitelikler bir alan uzmanı tarafından öznitelik mühendisliği yapılarak çıkarılabilir.Opgeslagen procedures kunnen aangemaakt worden door een specialist.
Örneğin, çobanlıkta 50 yıllık bir deneyime sahip kişi bu alanda uzman olarak kabul edilebilir.Iemand die 25 jaar in het theatertechnische vak zit kan worden voorgedragen voor een "Zilveren krommer".
Robinson Projeksiyonu Amerikalı uzman Arthur Robinson tarafından 1963'te sunulmuştur.De Robinsonprojectie werd in 1963 gepresenteerd door Dr. Arthur H. Robinson.
Gerçi Penzias ve Wilson'un uzmanlık konuları kuramsal fizik değildi.Hudson en Wilsons relatie was niet van lange duur.
Hukuk eğitimi alarak Uluslararası Hukuk alanında uzmanlaşmıştır.De bibliotheek is gespecialiseerd in het internationaal recht.
Köpeklerin bir alanda başıboş bırakılmaları uzmanlarca egzersiz olarak kabul edilmez.In de Kennemerduinen zijn honden niet toegestaan.
Uzman bir göz doktoruna muayene olmak gerekir.Ze moeten behandeld worden door een chirurg.
Ayrıca kendisi Koptik dili ve edebiyatı uzmanıdır.Daarnaast was hij een Drentse schrijver en taalkundige.
Uzmanlardan oluşan bir çalışma grubu atadı.Daarop werd toegezien door een groep van experts.
Fakat başka uzmanlar tarafından, tablodaki kadın için üç farklı şahsiyet de öne sürülmüştür.Aan beide zijden van het beeld is een reliëf van drie vrouwenfiguren aangebracht.
Hulusi Behçet (20 Şubat 1889 - 8 Mart 1948, İstanbul), Türk dermatoloji uzmanı ve bilim insanı.Hulusi Behçet (Istanboel, 20 februari 1889 – aldaar, 8 maart 1948) was een Turks dermatoloog en wetenschapper.
Bu nedenle bazı uzmanlar bu evliliğe "leviratus vari" veya "akraba evliliği" demektedir.In enkele Brugse bronnen wordt dit soort huwelijk ook "nationaal huwelijk" genoemd.
Askerî ataşe, dış temsilciliğe (ataşe) bağlı bir askerî uzmandır.Een rekruut is een burger die wordt opgeleid tot (geoefend) soldaat.
2 ya da 3 yılda Fransızcada uzmanlaşmak oldukça zordur.Het is best moeilijk om in 2, 3 jaar goed Frans te leren.
2 ya da 3 yılda Fransızcada uzmanlaşmak oldukça zordur.Het is best moeilijk om Frans in 2 of 3 jaar te beheersen.
Referanslar benim uzmanlık alanımdır.Referenties is een specialiteit van mij.
Yıllar içinde, gazetecilikte adalet konusunda özellikle uzmanlaşmıştı.Doorheen de jaren is hij zich binnen de journalistiek nadrukkelijk gaan specialiseren in justitie.
14 yaşına geldiğinde, beş dilde uzmanlaşmıştı.Zanim ukończył 14 rok życia, władał już pięcioma językami.
Daha sonra, beslenme uzmanı ve yazar Don Lemmon ile 19 Aralık 2003'te evlendi.19 grudnia 2003 ponownie wyszła za mąż za dietetyka i pisarza Dona Lemmona.
Okul saat yapımında ve mikroteknolojide uzmanlaşmıştır.Szkoła specjalizuje się w zegarmistrzostwie i mikrotechnologii.
Çalışanları arasında eski ABD FDA yetkilileri, bilim adamları ve endüstri uzmanları bulunmaktadır.Firma zatrudnia dawnych urzędników FDA, naukowców i ekspertów branżowych.
NRW.INVEST firmasının organizasyon yapısı, uzmanlaşmış ülke ve sektör ekiplerinden oluşmaktadır.Struktura organizacyjna NRW.INVEST uwzględnia podział na specjalistyczne zespoły według państw i branż.
Daha sonra psikiyatri alanında uzmanlaştı.Następnie specjalizował się w psychiatrii.
Patlayıcılar konusunda uzmandır.Ekspert od ładunków wybuchowych.
Karay Yahudi uzman Murad Beh Farag (1866–1956) hem bir Mısır milliyetçisiydi hem de Siyonist'ti.Uczony karaicki Murad Beh Farag (1866-1956) był zarówno egipskim patriotą, jak i płomiennym syjonistą.
LLF sadece uzman kişiler tarafından yapılmalıdır.Prace archeologiczne mogą być wykonywane wyłącznie przez specjalistów.
Belirli bir konuda tecrübe sahibi olan kişiler o alanda uzman olarak nitelendirilir.Osoba ze znacznym doświadczeniem w pewnej dziedzinie może zyskać reputację specjalisty.
Ratchet: Autobot tıp uzmanıdır.Ratchet – lekarz Autobotów.
Bunun yanı sıra humusla uzmanlaşan Hummusia’lar vardır.Tylko dla pasjonatów z poczuciem humoru! (wyd.
Dış politika konularında özellikle Türk-Rus ilişkileri uzmanlık alanıdır.Szczególnymi kompetencjami posługuje się wspólna polityka zagraniczna i bezpieczeństwa.