Lüks sektöründe uzmanlaşmış, İsviçreli Richemont group grubuna aittir.تملكها مجموعة ريشمونت السويسرية المتخصصة بصناعة الترف.
Bir Yamanaka olarak zihin-değiştirme jutsusunda uzmanlaşmıştır.هل تكون تعز رائدة التغيير باليمن؟..
Acil Tıp Uzmanlar Derneği.الخدمات الطبية الطارئة.
Hukuk doktorası yapmış, çevre konusunda uzmanlaşmıştır.حاصلة على الدكتوراة في الحقوق ،وتخصصت في علم البيئة.
Yol yarışlarında mesafenin uzman bir ölçüm görevlisi tarafından, tam olarak belirlenmesi zorunludur.في سباقات الطرقات، يجب أن يقاس المسار بدقة من قبل خبراء قياس معتمدين.
Serebrospinal sıvı artışının teşhisi komplekstir ve uzman doktor görüşü gerektirir.أما تشخيص متلازمة إيجل الدموية أصعب و يحتاج رأي طبيب خبير.
İç Hastalıkları Uzmanıdır, Gastroenteroloji Yüksek İhtisası yapmıştır.وقد نجحت تجربته، وأصبح التلقيح ضد الحمى الصفراء شائع الاستخدام.
Yaban tavşanı, sülün ve bıldırcın avında uzmanlaşmıştır.ذكره الشهرستاني في كتابه الملل والنحل.
Uzmanlardan oluşan bir çalışma grubu atadı.خلق بيئة بحثية من الخبراء.
Uzmanlıklar ve eğitim programlarıبرامج مساندة ومجتمعية مرنة
Randy Couture (Toll Road): Takımın imha uzmanıdır.Randy Couture como Toll Road: O especialista em demolição da equipe.
14 yaşına geldiğinde, beş dilde uzmanlaşmıştı.Aos 14 anos de idade, dominava cinco idiomas.
Mayıs 2011'de CBS News, Sullenberger'ı bir havacılık ve güvenlik uzmanı olarak işe aldı.Em maio do ano seguinte, Sullenberger foi contratado pela CBS News como especialista em aviação.
Lüks sektöründe uzmanlaşmış, İsviçreli Richemont group grubuna aittir.Atualmente, pertence ao grupo suíço Richemont, especializado na indústria do luxo.
Gallente gemileri düzgün, iyi tasarımlı ve zırhlı ve drone savaşlarında uzmandır.Naves Gallentes são polidas e bem estruturadas, e se especializam em drones e em canhões elétricos.
Uzmanlar su ısıtıcılarının sıcaklık ayarının 488 °C (910,4 °F) altında yapılmasını tavsiye etmektedir.Os especialistas recomendam ajustar a temperatura da água quente doméstica para um máximo de 48,8 ºC.
NATO uzmanlığı yaptı.Foi uma decisão da OTAN.
Uzmanlık alanı uygulamalı etik olup etik sorunlara seküler ve yararcı bir açıdan yaklaşır.Atua na área de ética prática, tratando questões de Ética de uma perspectiva utilitarista.
Afrika kökenli Amerikalılar konusunda uzmanlaşmış az sayıdaki beyaz yazarlardan birisiydi.Durante muitas décadas, foi uma das poucas escritoras mulheres africanas no mercado europeu.
Ardından dört ila altı yıl süren bir uzmanlık ya da doktora programını tamamlamak gerekir.No dia seguinte, cada competidor recebe um prazo de 4-6 horas para completar a sua tatuagem.
Ama uzman kostümü giymez.São peritos em disfarce.
Bilgi İşlem'de uzmanlığı vardır.É recomendável ter experiência profissional na área.
Site, uzmanlar tarafından sağlanan içeriği ile 2000 yılında oluşturulmuştur.O site foi criado em 2000, a partir da base de dados criada para o suplemento.
Vakıa saptayıcılar çoğu zaman konunun uzmanı kişilerdir.Animadores com frequencia se especializam.
Okul saat yapımında ve mikroteknolojide uzmanlaşmıştır.De school is gespecialiseerd in uurwerken en microtechnologie.
Daha sonra 1968 yılında şirket, spor ayakkabıları üretimi ve dağıtımı konusunda uzmanlaşmıştır.Vanaf 1968 specialiseerde het bedrijf zich in het maken van sportschoenen.
Uzmanlar tarafından da en zeki tür olarak nitelenir.Dat is wat onder intelligent zijn moet worden verstaan.
Ancak Prkacin bu konuda adeta uzmandır.Maar de journalist is professional genoeg om de zaak te begrijpen.
Ulusal finale katılan beş katılımcı uzmanlarla çalışmıştır.Een expertencommissie koos vervolgens de vijf acts die mochten deelnemen aan de nationale finale.
14 yaşında Austin mayo, iç çamaşırı ve vücut modelliği konusunda uzmanlaşmaya başladı.Op haar achttiende begon Austin zich te specialiseren in lingerie, lichaamsfotografie en badkleding.
Close Quarters Combat uzmanı.Expert op het gebied van vechtsporten.
Ayrıca uzmanlık enstitüleri, çalışma merkezleri ve uluslararası eğitim merkezleri bulunmaktadır.Vervolgens zijn er ook nog de onderzoeksinstituten en onderzoekscentra.
Örneğin, çobanlıkta 50 yıllık bir deneyime sahip kişi bu alanda uzman olarak kabul edilebilir.Iemand die 25 jaar in het theatertechnische vak zit kan worden voorgedragen voor een "Zilveren krommer".
Uzman bir göz doktoruna muayene olmak gerekir.Ze moeten behandeld worden door een chirurg.
Bu nedenle bazı uzmanlar bu evliliğe "leviratus vari" veya "akraba evliliği" demektedir.In enkele Brugse bronnen wordt dit soort huwelijk ook "nationaal huwelijk" genoemd.
2 ya da 3 yılda Fransızcada uzmanlaşmak oldukça zordur.Het is best moeilijk om Frans in 2 of 3 jaar te beheersen.
Okul saat yapımında ve mikroteknolojide uzmanlaşmıştır.Szkoła specjalizuje się w zegarmistrzostwie i mikrotechnologii.
Karay Yahudi uzman Murad Beh Farag (1866–1956) hem bir Mısır milliyetçisiydi hem de Siyonist'ti.Uczony karaicki Murad Beh Farag (1866-1956) był zarówno egipskim patriotą, jak i płomiennym syjonistą.
Uzmanlık tezi.Stąd teza.
Uzman olanlar endüstriyel tesislere nitelikli işçi olarak gönderildi.Specjaliści trafiali do zakładów przemysłowych jako wykwalifikowani robotnicy.
Nükleer tıp uzmanıdır.Specjalista w zakresie fizyki jądrowej.
1938), insan cinselliği konusunda uzmanlaşmış Amerikalı tarihçi.1938 Opowiadanie Uparty chłopiec.
Fabrikalar sadece ağır taşıt üretiminde uzmanlaşmalıydı.Głównym zadaniem zakładu miała być produkcja ciężkich pojazdów gąsienicowych.
Dahiliye, Göğüs Hastalıkları Uzmanlığı çalışmaları yaptı.Aktorka przeszła operację rekonstrukcji piersi.
Gemilerde CIA operasyon subaylarının yanı sıra balıkadam ekipleri ve bomba uzmanları bulunmaktaydı.Na jego pokładzie znajdowali się m.in. czynni oficerowie SS wraz z rodzinami oraz kadeci marynarki wojennej.
Sihir konusunda uzmandır.Specjalizuje się w magii.
Konunun uzmanlarına hitap eder.Jest opinia ekspertów.
Budizm'de uzmanlaşmışlardır.Znana powszechnie w buddyzmie.
Agoda.com özellikle Asya’da otel rezervasyonları konusunda uzman bir Online Seyahat Sitesidir.Agoda – firma specjalizująca się w usługach internetowych rezerwacji hoteli.
Botanikçi, botanik denilen bitki bilimi uzmanı olan bilginlerdir.Medal przyznawany jest autorom prac z zakresu botaniki, odznaczających się wybitną wartością naukową.
Yetişkin uzmanların %62’si çocuk uzmanların %60’ı gorili fark etti.40% par lesbijek wychowywało wspólnie dzieci.
Carl Davis gibi besteciler sessiz klasikler için yeni orkestral partisyonlar yazma alanında uzmanlaştılar.Kompositörer som Carl Davis har specialiserat sig på att skriva nya orkesterstycken för stumfilmsklassiker.
Dauphiné dağlık bir bölge olduğundan, yarış daha çok tırmanış uzmanları tarafından kazanılmaktadır.Eftersom Dauphiné är ett bergigt område passar loppet bra för bergsspecialister.
Uzman doktor ve hekimler de katılır.Patienter och läkare berättar.
Bunun yanı sıra humusla uzmanlaşan Hummusia’lar vardır.Bland annat har hon berömts för att blanda humor med expertkunskaper.
Aynı zamanda uzman bir balıkçı ve mühendistir.Han är även en mycket skicklig ingenjör och pilot.
Doğu dilleri üzerinde uzmanlaştı.Kyrklund studerade flera orientaliska språk.
Bazı uzmanlar şehrin isminin Berberice'den geldiği görüşüne sahiptir.Namnet kommer av huvudbefolkningen, berberna.
Maliye Bakanlığı Fahri Hesap Uzmanı unvanı verildi.Gäller av Revisorsnämnden godkänd revisor.
Multimedya konusunda uzmanlaşmıştır.Jämför multikriminalitet.