Uzaydan RumelikavağıKaikuja avaruudesta.
Uzayda diğer ırklarla müttefik olunabilir veya ticaret yapılabilir.Muiden avaruusolentojen kanssa voi käydä kauppaa.
3 Haziran - Edward White uzayda ilk yürüyüşü gerçekleştirdi.5. kesäkuuta – Edward White teki avaruuskävelyn ensimmäisenä yhdysvaltalaisena astronauttina.
Bilinen şekliyle uzayda vektörler, üç koordinatla gösterilirler: x, y, z.Sen sijainti avaruudessa voidaan ilmaista kolmella koordinaatilla: x, y ja z.
Böylece, aynı enerjiye sahip bozonlar uzayda aynı mekanı işgal edebilirler.Siten spinit voivat olla samalla avaruusalueella.
Kuzey Amerika'da uzaydan görülen en önemli yeryüzü şekillerinden biridir.Kiiruna on yksi Pohjoismaiden merkittävimmistä avaruustutkimuksen keskuksista.
Uzaydan Sedef AdasıAurinkokunta Avaruudessa...
Cooper, uzayda 34 saat 19 dakika kaldı.Avaruuskävely kesti 3 tuntia 29 minuuttia.
Doktor, Clara'ya yeniden zaman ve uzayda seyahat etme teklifi eder.Ο Πόντες έχει δηλώσει την πρόθεσή του να ταξιδέψει στο διάστημα και δεύτερη φορά.
Sally Ride, 1983 senesinde uzaydaki ilk Amerikalı kadın oldu.1983 – Η αστροναύτις Σάλλυ Ράιντ γίνεται η πρώτη Αμερικανίδα που πετά στο διάστημα.
Bu kahraman uzayda savaşır.KSpaceDuel Μάχη στο διάστημα.
Uzaysal nesne sonsuz uzayda yatıyor olmalıdır.Επομένως ο κόσμος των αστέρων πρέπει να είναι ένας πεπερασμένος χώρος στον άπειρο ωκεανό του διαστήματος.
Uzayda tehlikeli bir hapishanede suçlular uyutulmaktadır.Στην πόλη τής Νέας Υόρκης στο διαστημοδρόμιο δολοφονείται ένας διαστημικός.
Mürettebat uzayda kaynak yapımı konusunda önemli deneyler gerçekleştirdi.Το πρόγραμμα επέτυχε σημαντικές πρωτιές στην εξερεύνηση του διαστήματος.
Bu yöntem kümedeki yıldızların uzayda ortak bir hareket paylaştığı esasına dayanır.Σε αυτή χρησιμοποιείται το γεγονός ότι οι αστέρες ενός σμήνους έχουν ταυτόσημη κίνηση στον χώρο.
Uzayda ilk kadın.Ήταν ο πρώτος Βραζιλιάνος αστροναύτης στο διάστημα.
Uzayda ilk tam gün.Første hele dag i rummet.
İlk ölçümler uzaydaki kripton bolluğunu gösteriyor.De første målinger viste en overvældende mængde krypton i rummet.
Uzayda ilk kadın.Første kvinde i rummet.
Gece parlayan (notrilucent) bulutlar uzaydan ilk defa OGO-6 uydusu tarafından 1972’de gözlemlenmiştir.Lysende natskyer blev første gang registreret fra rummet af et instrument på satellitten OGO-6 i 1972.
Uzayda uzun süreli insan gelecekte ne olacağını kimse bilmiyor.Ingen ved ved med sikkerhed, hvor længe Mandø har eksisteret.
Uzaydan Burgaz AdasıFlowerpot Island øen
Uzayda ilk insan.Første menneske i rummet.
Her iki uçuşta da en uzun süre uzayda kalma rekorları kırdı.På begge rumflyvninger satte han rekord for ophold i rummet.
1984 - Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya, uzayda yürüyen ilk kadın unvanını aldı.1984 - Den russiske kosmonaut Svetlana Savitskaya bliver den første kvinde, der spadserer i rummet.
Sally Ride, 1983 senesinde uzaydaki ilk Amerikalı kadın oldu.Sally Ride – den første amerikanske kvinde i rummet.
Videosu ise uzayda geçer.Forbindelserne foregår nu via satellit.
Uçan bir varlığın havadaki veya uzaydaki yolculuğuna uçuş denir.Rumfart betegner rejse eller transport i rummet.
Bu, uzayda gerçekleşen ilk ölüm vakasıydı.Det er den første dødsulykke i rumfartens historie.
Fincke, uzayda 382 gün kaldı.28 flyvninger 4808 kredsløb 300 dage i rummet.
Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) şu anda uzayda kalıcı olarak yaşanılan tek yapıdır.I dag er Den internasjonale romstasjonen (ISS) den eneste romstasjonen i rommet.
Bu, uzayda gerçekleşen ilk ölüm vakasıydı.Dette ble det første dødsfallet under en romferd.
Japon uzay programında güneş panolarının uzayda açılmasında kullanılmıştır.Teknikken har blitt benyttet i Japans romprogram for å brette solcellepaneler.
Uzayda ilk insan.Han er den første sveitseren i verdensrommet.
Bu esanada uzaydan Dünya'ya düşen bir araç görür.Således kommer man helt inntil deler av emnet som står opp av planet.
3 Haziran - Edward White uzayda ilk yürüyüşü gerçekleştirdi.3. juni - Astronauten Edward White blir den første amerikaneren som gjennomfører en romvandring.
Öte yandan köpeklere, uzaydaki gıdaları olacak olan besleyici bir jel yedirildi.Hundene ble vent til en spesiell næringsrik gelé som skulle være maten deres i rommet.
Bu gaz dışarı doğru 164 km/sn hızla hareket etmekte ve uzayda çok büyük bir hızla genişlemektedir.Gas bergerak keluar pada kecepatan 164 km/s dan meluas dengan cepat ketika bergerak ke angkasa.
Kozmik ışınlar yüksek enerjiyle uzayda hareket eden parçacıklardır.Sinar kosmis adalah partikel-partikel yang bergerak di luar angkasa dengan energi yang tinggi.
Schwarzschild metriği Einstein alan denklemlerininboş uzaydaki çözümüdür.Metrik Schwarzschild adalah solusi dari persamaan medan gravitasi Einstein di dalam ruang kosong.
Dahası temsili eşitliklerin uzayda tesadüfi hareket ya da yayıngan hareket olduğu ortaya çıktı.Terlebih lagi, persamaan yang mengatur ternyata sebuah jalan acak atau jalan difusif dalam ruang.
Programdaki bir dizi başarısızlıktan sonra, 1 Şubat 1958'de Explorer-1 ABD'nin uzaydaki ilk uydusu oldu.Proyek ini berlangsung sukses, dan Explorer 1 menjadi satelit Amerika pertama pada tanggal 31 januari 1958.
Kubasov, Georgy Shonin ile birlikte uzaydaki ilk kaynak deneylerini yaptı.Kubasov menampilkan uji coba las pertama di ruang angkasa, bersama dengan Georgy Shonin. ^ "Valery Kubasov".
Bir rastlantı sonucu uzaydaki kalıntı ışınımı buldu.Hal ini menyebabkan terjadinya kebocoran atmosfer ke luar angkasa.
Ayrılma uzaydaki hareketin değil, uzayın genişlemesinin sonucudur.Kemunduran ini bukan karena gerakan melalui ruang, melainkan karena perluasan ruang itu sendiri.
Bu parçacık kesinlikle uzaydadır demektir.Benda tersebut ternyata berasal dari luar angkasa.
Üç kişilik mürettebat 28, 59 ve 84 günlük periyotlarla uzayda kalıyordu.Tổng số ba đội các nhà du hành đã ở trên trạm trong khoảng thời gian 28, 59, và 84 ngày.
İlk ölçümler uzaydaki kripton bolluğunu gösteriyor.Các đo đạc đầu tiên cho rằng krypton rất phong phú trong không gian.
Uzayda 24 saat ve 17 dakika boyunca bulundu.Chuyến bay này kéo dài 24 giờ 17 phút trong không gian.
Gece parlayan (notrilucent) bulutlar uzaydan ilk defa OGO-6 uydusu tarafından 1972’de gözlemlenmiştir.Các đám mây dạ quang lần đầu tiên được phát hiện từ không gian bằng thiết bị trên vệ tinh OGO-6 năm 1972.
Halen uzayda en uzun kalma rekoru, Mir uzay istasyonunda 437,7 gün kalan Valeri Polyakov'a aittir.Đợt lưu trú dài ngày nhất trên Mir là của phi hành gia Nga Valeri Vladimirovich Polyakov (437 ngày).
Musk’ın uzun vadeli amacı SpaceX vasıtasıyla uzayda gezinen bir medeniyet yaratarak insanlığa yardım etmektir.Mục tiêu dài hạn của Musk là thông qua SpaceX đưa loài người tới một nền văn minh ngoài không gian thực thụ.
Uzayda ilk kadın.Super Star đệ nhất của vũ trụ.
Uzayda, Dünya'nın yörüngesinde 48 tur atarak yaklaşık 3 gün geçirdi.Bà bay quanh Trái Đất 48 vòng với gần 3 ngày trên vũ trụ.
Bu yıldızların uzaydaki hızları, Alpha Centauri'nin 10 km/sn'lik kendine özgü hareketi arasındadır.Vận tốc của các ngôi sao này khoảng 10 km/s đối với chuyển động dị thường của hệ Alpha Centauri.
Uzaydan RumelifeneriThiên văn Chòm sao
Kuzey Amerika'da uzaydan görülen en önemli yeryüzü şekillerinden biridir.Khu vực là một trong những vùng địa hình có thể quan sát thấy từ không gian quan trọng nhất ở Bắc Mỹ.
İniş motoru uzayda ateşlenen ilk ayarlanabilir roket motoru olma özelliği taşıyordu.Động cơ hạ cánh sẽ trở thành động cơ tên lửa có thể phóng tiếp đầu tiên được đưa vào không gian.
Bir dizi test uzaydaki seyahat eden groslcop davranışlarının etkileri üzerine odaklanıyor.Một chuỗi các thí nghiệm tập trung vào trạng thái của các con quay chuyển động trong không gian.
Simetrik olamayan cismin n-boyutlu bir uzayda yerleştirilmesi SO(n) × Rn, olarak tanımlanır.Không gian cấu hình của một vật không đối xứng trong một không gian n-chiều là SO(n) x Rn.