Uzayda değişik gezegenler ve gezegenlerin her birinde değişik canlılar vardır.Na všech zmíněných planetách existuje inteligentní život.
Uzayda ilk insan.1961: První člověk ve vesmíru.
Uzayda tehlikeli bir hapishanede suçlular uyutulmaktadır.Známí vesmírní dobrodruhové si odpykávají trest ve vězení.
Bu, o tarihte uzayda en uzun kalma rekoruydu.Dodnes je držitelem rekordu v nejdelším nepřerušeném pobytu ve vesmíru.
Sally Ride, 1983 senesinde uzaydaki ilk Amerikalı kadın oldu.Součástí posádky byla Sally Rideová, která se tak stala první americkou ženou ve vesmíru.
Uzayda 541 gün geçirmiştir.Na oběžné dráze strávil 541 dní.
Fakat uzayda mahsur kalmış biridir.Avšak jsou stále hluboko v kosmu.
Ama hem Dalekler hem de Zaman Lordları zaman ve uzayda yok oldular.Přesto pouze skrz tento prostor mohou draci a jejich jezdci cestovat časem a prostorem.
Chacao Kanalı'nın uzaydan görüntüsü (Google Haritaları)Zmínka na webu Kosmo Portály: Kosmonautika | Čína
Uzayda ilk tam gün.Oba byli ve vesmíru poprvé.
Fincke, uzayda 382 gün kaldı.Fincke a Padalka strávili na palubě ISS téměř 188 dní.
3 Kasım 1957, Laika adlı köpek Sputnik 2 ile uzayda dolaştı ve geldi.Nejprve byl do vesmíru poslán 3. listopadu 1957 pes Lajka v lodi Sputnik 2.
Uzaydan Dünya’nın resmini ilk olarak 1959’da fırlatılan ABD uzay sondası Explorer 6 çekmiştir.První satelitní snímky Země pořídila 14. srpna 1959 americká družice Explorer 6.
373 gün 18 saat 18 dakika uzayda kalmış.Celkem strávil ve vesmíru 373 dní, 18 hodin 23 minut.
13 gün 18 saat 47 dakika uzayda kalmıştır.Ve vesmíru pobyl 13 dní, 18 hodin a 47 minut.
Bu kaza, uzayda (yüksek atmosfere karşıt olarak) gerçekleşen tek insan ölümüyle sonuçlanan olaydı.Acest accident s-a soldat cu singurele decesele umane în spațiu (nu în atmosfera înaltă).
Uzayda tahminen milyarlarca galaksi bulunmaktadır.În Univers există aproximativ 200 de miliarde de galaxii.
Uzaydan radyo sinyallerinin nasıl edineceği üzerine.Semnale radio în univers.
Bu gaz dışarı doğru 164 km/sn hızla hareket etmekte ve uzayda çok büyük bir hızla genişlemektedir.Gazul s-a deplasat spre exterior cu o viteză de aproximativ 164·103m/s, extinzându-se în spațiu.
Bu, uzayda jeodeziklerin birlikte hareket etmenin neden atalet olarak kabul edildiğini açıklar.Aceasta explică de ce mișcarea de-a lungul geodezicelor în spațiu este considerată inerțială.
HUT, uzayda bakımı astronotlar tarafından yapılacak şekilde tasarlanmış tek teleskoptur.Hubble este singurul telescop spațial conceput pentru a fi întreținut în spațiu de către astronauți.
Uzayda ilk insan.Era primul om al lumii.
Uzayda değişik gezegenler ve gezegenlerin her birinde değişik canlılar vardır.Pe mai multe planete din Univers există forme de viață sub diferite forme.
Uzayda tıp hakkında çeşitli araştırmalar yürütülmektedir.S-a distins mai cu seamă prin cercetarile sale în domeniul medicinei spațiale.
Bu yöntem kümedeki yıldızların uzayda ortak bir hareket paylaştığı esasına dayanır.Aceste puncte de convergență sugerează că aceste stele au o origine comună.
1984 - Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya, uzayda yürüyen ilk kadın unvanını aldı.1984: Cosmonautul sovietic Svetlana Savitskaya a devenit prima femeie din lume care a ajuns în cosmos.
Dünya'nın uzaydan görünüşünün ilk fotoğrafı 1946'da çekildi.Prima fotografie a imaginii Pământului a fost făcută în 1946.
Solar Lottery (1955); Uzayda Suikast (Okat Yayınları).Solar Lottery (1955); Űrlottó 1954.
Uzayda 541 gün geçirmiştir.Összesen 541 napot és 28 percet töltött a világűrben.
Endosporlar bakterilerin uzaydaki boşluk ve radyasyona dayanmalarını sağlar.Az endospóráknak köszönhetően a baktérium még az űrben található vákuumot és sugárzást is túlélheti.
Uzayda 6 kez uçmuş tek astronottur.Az első ember, aki hatszor jutott el a világűrbe.
Uzayda 24 saat ve 17 dakika boyunca bulundu.24 órát és 17 percet töltött a világűrben.
Kozmik ışınlar, dış uzaydan gelen çok yüksek enerjili parçacıklardır.A kozmikus sugárzás a Földön kívülről származó nagy energiájú részecskékből áll.
Ancak uzaydan, örn.Arran a világűrből, NASA
Bu, o tarihte uzayda en uzun kalma rekoruydu.Szolgálata idején a leghosszabb űrbeli tartózkodás rekordját tartotta.
Uzayda uzun süreli insan gelecekte ne olacağını kimse bilmiyor.Senki sem tudja, hogy mekkora a világegyetem.
Uzayda tahminen milyarlarca galaksi bulunmaktadır.Az is tudott már, hogy a látható világegyetemben több százmilliárd galaxis van.
1984 - Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya, uzayda yürüyen ilk kadın unvanını aldı.1984 – Szvetlana Jevgenyjevna Szavickaja végrehajtja az első női űrsétát a Szaljut–7 űrállomásról.
Uzayda hidrojen nötral atomik halde bulunur.A hidrogén semleges atomi állapotban található meg a csillagközi anyagban.
Başlıca kullanım alanları, 3 boyutlu uzayda dönme hareketinin hesaplanmasıdır.A visszatérő modul három űrhajós szállítására alkalmas.
Chris Hadfield, (doğum: 29 Ağustos 1959 Sarnia, Ontario, Kanada) Uzayda yürüyen ilk Kanadalı astronot.Chris Austin Hadfield (Sarnia, Ontario, Kanada, 1959. augusztus 29. –) kanadai űrhajós, ezredes.
Uzayda, Dünya'nın yörüngesinde 48 tur atarak yaklaşık 3 gün geçirdi.Szolgálati ideje alatt 48 fordulatot végzett a Föld körül.
Asıl sorun uzayda uzun süre kalındığı zaman ortaya çıkmaktadır.A küldetés sikeres, ha nem egészen egy évig tartózkodik az űrben.
Uzaydan RumelikavağıVendégek a világűrből?
Uzay hukuku, insanoğlunun uzaydaki faaliyetlerinden doğan sorunlara değinen hukuk dalıdır.A vákuum törvénye: A cselekvés kitölti azt az űrt, ami emberi hibából keletkezett.
Bu yıldızların uzaydaki hızları, Alpha Centauri'nin 10 km/sn'lik kendine özgü hareketi arasındadır.E csillagok mindegyikének sebessége a Proxima Centauri sebességének közelében van (±10 km/s).
1958 yılında uzaydaki tek uydu Sputnik 3'dü.Ez volt 1958-ban az egyetlen sikeresen pályára állított szovjet műhold.
Uzayda 541 gün geçirmiştir.Kaikkiaan hän viettänyt 541 vuorokautta avaruudessa.
Fizikte, bir alan, uzayda ve zamanda her nokta için bir değere sahip olan fiziksel bir miktardır.Kenttä on fysikaalinen suure, jolla on arvo jokaisessa avaruuden pisteessä jokaisena ajan kohtana.
Uzayda uzun süreli insan gelecekte ne olacağını kimse bilmiyor.Mutta kukaan ei tiedä paljonko niitä on ihmisessä.
3 Kasım 1957, Laika adlı köpek Sputnik 2 ile uzayda dolaştı ve geldi.3. marraskuuta 1957 laukaistu Sputnik 2 vei mukanaan avaruuteen Laika-koiran.
Uçan bir varlığın havadaki veya uzaydaki yolculuğuna uçuş denir.Lentäminen on ilmassa tai avaruudessa tapahtuvaa liikkumista.
Sally Ride, 1983 senesinde uzaydaki ilk Amerikalı kadın oldu.1983 – Avaruustutkimus: Sally Ridesta tuli ensimmäinen yhdysvaltalainen nainen avaruudessa.
1984 - Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya, uzayda yürüyen ilk kadın unvanını aldı.1984 – Saljut 7:n kosmonautti Svetlana Savitskaja suoritti avaruuskävelyn ensimmäisenä naisena maailmassa.
Uzaydan bakıldığında ise gökyüzü siyah ve güneş beyazdır.Avaruudesta katseltaessa Aurinko näyttäisikin valkoiselta.
Bu sayede uzayda kullanılabilirler.Niitä puolestaan tarvittaisiin avaruusaseman käytössä.
Chretien uzaydaki ilk Fransız ve ilk Batı Avrupalı kişi oldu.Hän oli Ranskan ja Länsi-Euroopan ensimmäinen avaruuslentäjä.
Asıl sorun uzayda uzun süre kalındığı zaman ortaya çıkmaktadır.Aalto on avaruudessa esiintyvä ajassa vaihteleva suure.
Programdaki bir dizi başarısızlıktan sonra, 1 Şubat 1958'de Explorer-1 ABD'nin uzaydaki ilk uydusu oldu.Tammikuussa 1958 Yhdysvallat laukaisi usean julkisen epäonnistumisen jälkeen Explorer-1-satelliittinsa.
Uzayda 24 saat ve 17 dakika boyunca bulundu.Hän oli avaruudessa 6 vuorokautta ja 21 tuntia.