Uzaydan Sedef AdasıDeep Space Network Ruimtesonde
Uzaydaki robotlar Unicron'un yanından geçer ve Unicron onları güçlendirir, Megatron Galvatron olur.De godachtige Unicron vond hen in de ruimte, en herbouwde Megatron tot Galvatron.
Chretien uzaydaki ilk Fransız ve ilk Batı Avrupalı kişi oldu.Był pierwszym Francuzem i zachodnim Europejczykiem w przestrzeni kosmicznej.
Sergei Krikalyov 803 gün, 9 saat, 39 saniye ile uzayda en uzun rekorun sahibidir.Siergiej Krikalow przebywał najdłużej ze wszystkich ludzi w kosmosie: 803 dni, 9 godzin i 39 minut.
Uzayda toplamda 309 gün 18 saat ve 2 dakika geçirdi.Ogółem spędził w kosmosie 309 dni, 21 godzin i 18 minut.
3 Haziran - Edward White uzayda ilk yürüyüşü gerçekleştirdi.Edward White jako pierwszy Amerykanin odbył spacer w przestrzeni kosmicznej.
Uzayda ilk kadın.Pierwsza kobieta w kosmosie.
Görev sırasında Romanenko o dönemde uzayda en uzun kalma rekoru olan 326 gün uzayda kalır.Jurij Romanenko pozostał na pokładzie stacji ponad 326 dni.
Uzayda hidrojen nötral atomik halde bulunur.Wodór atomowy powszechnie występuje w przestrzeni międzygwiazdowej.
Uzayda ilk insan.Pierwszy człowiek w kosmosie.
HUT, uzayda bakımı astronotlar tarafından yapılacak şekilde tasarlanmış tek teleskoptur.Hubble to jedyny teleskop serwisowany przez astronautów w przestrzeni kosmicznej.
Yani termodinamik durum üç boyutlu uzayda yayılabilir.Wstęgę Möbiusa można zanurzyć w przestrzeni trójwymiarowej.
Uzayda posta gönderileri konusunu ele alan Astrofilatelide bağlantılı bir alandır.Lotnictwo na ogół nie obejmuje zagadnień związanych z lotami w kosmos, którymi zajmuje się astronautyka.
1984 - Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya, uzayda yürüyen ilk kadın unvanını aldı.1984 – Swietłana Sawicka jako pierwsza kobieta odbyła spacer kosmiczny.
Bu esanada uzaydan Dünya'ya düşen bir araç görür.Staje się jasne, że to najazd z kosmosu.
Bu, uzaydaki iki araç arasında kurulan ilk doğrudan haberleşmeydi.Było to pierwsze udane dokowanie dwóch pojazdów na w przestrzeni kosmicznej.
Uzayda yön kavramı yoktur.Nie mają świadomości gestu w przestrzeni.
Fincke, uzayda 382 gün kaldı.Obaj kosmonauci spędzili na ISS prawie 340 dni.
Oyun açık bir uzaydan oluşur.Akcja gry toczyła się w przestrzeni kosmicznej.
Kınalıada Tanıtım Uzaydan KınalıadaInstynktowne zanikanie w przestrzeni.
Bunlar bugüne kadar uzayda bulunan en karmaşık moleküllerdir.Detta är den dittills mest komplexa molekyl som hittats i rymden.
Uzayda ilk kadın.Första kvinnan i rymden.
Sally Ride, 1983 senesinde uzaydaki ilk Amerikalı kadın oldu.Sally Ride blev första amerikanska kvinnan i rymden.
Bu sayede uzayda kullanılabilirler.Skeppet kan också användas i rymden.
Uzayda 541 gün geçirmiştir.Han har hunnit med över 350 dagar i rymden.
Kuzey Amerika'da uzaydan görülen en önemli yeryüzü şekillerinden biridir.Platsen är en av de tydligaste landformerna i Nordamerika som kan ses från rymden.
Yıldızlararası bulutlar da uzaydaki metallerin varlığını ve oranlarını incelemek için bir ortam sağlar.Interstellära moln erbjuder också ett medium för att studera närvaron och proportionerna av metaller i rymden.
Bu, uzayda gerçekleşen ilk ölüm vakasıydı.Detta blev den första dödsolyckan under rymdflygning.
Fincke, uzayda 382 gün kaldı.Bussbojkotten hade då varat i 382 dagar.
Chris Hadfield, (doğum: 29 Ağustos 1959 Sarnia, Ontario, Kanada) Uzayda yürüyen ilk Kanadalı astronot.Chris Austin Hadfield, född 29 augusti 1959 i Sarnia, Ontario, är en kanadensisk astronaut och tidigare pilot.
Bu sayede yerçekimsiz ortamı altı dakikaya kadar deneyimleyip, dünyayı uzaydan izleyebileceklerdir.Efter det kommer intelligens att stråla utåt från planeten tills den mättar universum.
Bir konumlandırma sistemi uzayda bir nesnenin konumunu belirlemek için bir mekanizmadır.Satellitkonstellation är en uppställningen i rymden för ett satellitsystem.
Uzaydan RumelikavağıRösterna från rymden..
2015 yılında Proje Sexploration ile uzayda ilk pornoyu çekmek istediler.Det fanns planer på att under 2015 få bli den första professionella artisten att framträda från rymden.
Bu tek bir noktanın uzaydaki fazına en çok benzeyen kuantum durumudur.Sängen är kanske det som utmärker sig mest i rummet.
Yıldızlararası bulutlar da uzaydaki metallerin varlığını ve oranlarını incelemek için bir ortam sağlar.Міжзоряні хмари також забезпечують середовище для вивчення присутності і пропорції металів в космосі.
Uzaydaki her vektör birim vektörün linear bileşenleri olarak yazılabilir.Кожен вектор у просторі можна записати як лінійну комбінацію базисних векторів.
Uzayda 541 gün geçirmiştir.Екіпаж провів у космосі 141 день.
Nükleer patlama algılama Uzayda nükleer patlamaları nitelendirmekte ve tanımlamaktadır.Виявлення ядерного вибуху — фіксує і заміряє характеристики ядерних вибухів в космосі.
Bu, o tarihte uzayda en uzun kalma rekoruydu.На той час це був найтриваліший політ в історії космонавтики.
IMDb'de Leprikon 4: UzaydaЛепрекон 4: В космосі на сайті IMDb (англ.) (англ.)
Uzayda ilk kadın.Перша у світі жінка-космонавт.
Küresel koordinat sistemi, üç boyutlu uzayda nokta belirtmenin bir yoludur.Тривимірні координати визначають положення об'єкта в тривимірному просторі.
Uzayda ilk tam gün.День першого виходу у відкритий космос.
Canadarm2'nin uzaydaki hareketli üssünde yeni güneş panelleri ele aldı.Китай запустив у космос орбітальну станцію "Тяньгун-2".
Mürettebat uzayda kaynak yapımı konusunda önemli deneyler gerçekleştirdi.Астронавти провели експеримент зі створення штучної сили тяжіння в кораблі.
Uzaydan görünümВигляд з космосу.
Oyun açık bir uzaydan oluşur.Виходив у відкритий космос.
Kohezyon ve adveksiyon uzayda büyük rol oynamaktadır.Поняття зеніт і азимут широко використовуються в астрономії.
Programdaki bir dizi başarısızlıktan sonra, 1 Şubat 1958'de Explorer-1 ABD'nin uzaydaki ilk uydusu oldu.Проект мав успіх, і 31 січня 1958 року «Експлорер-1» став першим супутником Сполучених Штатів.
Kozmik ışınlar, dış uzaydan gelen çok yüksek enerjili parçacıklardır.Космі́чні про́мені — заряджені частинки високих енергій з космічного простору.
Bu yöntem kümedeki yıldızların uzayda ortak bir hareket paylaştığı esasına dayanır.Він базується на тому, що зорі у скупченні розділяють спільні параметри руху в просторі.
Uzayda hava yoktur.У космосі немає повітря.
Kilin ve karbonatın genellikle oluşabilmesi için suya ihtiyaç vardır ve sodyumsa uzayda nadirdir.Jíly a uhličitany obvykle ke svému vzniku potřebují tekutou vodu a sodík je ve vesmíru vzácný.
Işık, uzayda olduğu gibi, boşluktada en hızlı şekilde hareket eder.Světlo se pohybuje nejrychleji ve vakuu, jako například ve vesmíru.
Hareketli gruptaki üyelik kriterleri yıldızların uzaydaki hareketine dayanmaktadır.Současná měřítka příslušnosti ke skupině jsou založena na pohybu hvězd prostorem.
Böylece Türkiye, uzayda uydusu olan 18 ülke arasına girdi.Tím se Izrael zařadil mezi osm zemí, která má vesmírné kapacity.
Videosu ise uzayda geçer.Co nás bude do kosmu vozit dál?.
Uzay hukuku, insanoğlunun uzaydaki faaliyetlerinden doğan sorunlara değinen hukuk dalıdır.Kosmické právo představuje mezinárodní právní řád platný pro působení v kosmickém prostoru.
Uzayda tahminen milyarlarca galaksi bulunmaktadır.Počet galaxii ve vesmíru se odhaduje až na 2 biliony galaxií.