1965 - Edward Higgins White, uzayda yürüyen ilk Amerikan oldu.1965 — Эдвард Уайт стал первым американским астронавтом, вышедшим в открытый космос.
Sergei Krikalyov 803 gün, 9 saat, 39 saniye ile uzayda en uzun rekorun sahibidir.Абсолютный рекорд принадлежит российскому космонавту Сергею Крикалёву — 803 суток 9 часов 42 минуты.
Uzayda uzun süreli insan gelecekte ne olacağını kimse bilmiyor.И никто не решается предположить, как долго они могут быть работоспособны на далёкой планете.
Uzaysal nesne sonsuz uzayda yatıyor olmalıdır.Они образуют бесконечную Вселенную в бесконечном пространстве.
Uzaydan görüntüsüКосмический снимок
Bu, o tarihte uzayda en uzun kalma rekoruydu.Это был самый продолжительный космический полёт на тот момент.
3 Haziran - Edward White uzayda ilk yürüyüşü gerçekleştirdi.3 июня — Эдвард Уайт стал первым американским астронавтом, вышедшим в открытый космос.
Savaş yeryüzünde, su altında, havada ve uzayda devamlı sürer.Боевые действия разворачиваются на земле, в воздухе и в космосе.
Bu sayede uzayda kullanılabilirler.يمكن من الفضاء العثور عليها.
Sally Ride, 1983 senesinde uzaydaki ilk Amerikalı kadın oldu.أصبحت سالي رايد أول امرأة أميركية في الفضاء في عام 1983.
Mora (Peleponez) yarımadasının uzaydan görünüşü, yukarı da sağda Korint Kıstağı görülüyor.منظر البيلوبونيز من الفضاء، ويظهر فيها برزخ كورنث في الطرف الأعلي يمين.
Uzayda ilk insan.الإنسان الأول في العالم الأول.
İniş motoru uzayda ateşlenen ilk ayarlanabilir roket motoru olma özelliği taşıyordu.كان محرك النزول أول محرك دفع قابل للضبط ارسل إلى الفضاء.
Uzayda, itki sisteminin amacı bir uzay aracının hızını (v) değiştirmektir.في الفضاء، الهدف من نظام الدفع هو تغيير سرعة المركبة الفضائية.
Kozmik ışınlar, dış uzaydan gelen çok yüksek enerjili parçacıklardır.الأشعة الكونية هي عبارة عن جسيمات ذات طاقة عالية تأتي من الفضاء .
Yıldızlararası bulutlar da uzaydaki metallerin varlığını ve oranlarını incelemek için bir ortam sağlar.كما توفر السحب بين النجوم الوسيلة لدراسة وجود ونسب المعادن في الفضاء.
Borges'in hikâyesinde Alef, tüm diğer noktaları içeren uzayda bir noktadır.يصف عنوان العمل "The Aleph" نقطة في الفضاء تحتوي على جميع المسافات الأخرى في وقت واحد.
Bu, uzayda gerçekleşen ilk ölüm vakasıydı.وكانت هذه أول خطيئة على الإطلاق ارتكبت على الأرض.
Öte yandan köpeklere, uzaydaki gıdaları olacak olan besleyici bir jel yedirildi.تمّ تدريب الكلاب على أكل مادّة هلاميّة خاصة فائقة التغذية لتكون طعامًا لها في الفضاء.
Kozmik toz , uzayda var olan bir toz.الغبار الكوني هو نوع من الغبار الموجود بالفضاء الخارجي.
Endosporlar bakterilerin uzaydaki boşluk ve radyasyona dayanmalarını sağlar.كما يجب أن تحمي كبسولة الفضاء رواد الفضاء من البرد وإشعاع الفضاء.
Uzaydan Dünya’nın resmini ilk olarak 1959’da fırlatılan ABD uzay sondası Explorer 6 çekmiştir.بينما تم إرسال المكوك الأمريكي إكسبلورر 6 (Explorer 6) في عام 1959 ليصور أول صورة للأرض من الفضاء.
Geriye kalan enerjisi uzayda kaybolur.يتحرك هذا الشعاع في الفضاء الحالي.
Karacadağ, Ankara için uzaydan görüntü siteleri: Google, Yahoo, Microsoftمواقع صور من الفضاء الخارجي "لكاراجا داغ" ، أنقرة: جوجل ، ياهو ، مايكروسوفت
Chacao Kanalı'nın uzaydan görüntüsü (Google Haritaları)Imagem de satélite do Canal de Chacao (Google Maps)
Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) şu anda uzayda kalıcı olarak yaşanılan tek yapıdır.A ISS é a única instalação habitada permanentemente no espaço.
Uzayda, itki sisteminin amacı bir uzay aracının hızını (v) değiştirmektir.No espaço, o propósito de um sistema de propulsão é alterar a velocidade, ou “v”, de uma nave.
Fincke, uzayda 382 gün kaldı.Após este voo Hartsfield completou 483 horas no espaço.
Uzaydan görünümVertentes visto do espaço
Mekik uzaydaki görevini bitirdikten sonra normal bir uçak gibi yere iner.Após isso o avião espacial aterrisa como um avião comum.
Bu sayede uzayda kullanılabilirler.Também pode ser utilizado para respirar no espaço.
Adından anlaşılacağı üzere, uzayda gezinmeye yarar.Sua habilidade de viajar no espaço é escaneada.
Geriye kalan enerjisi uzayda kaybolur.O restante da sonda permanecerá no espaço.
Bu kahraman uzayda savaşır.Guerra no Espaço.
Amacı uzaydaki nükleer patlamaları tespit etmekti.É a detonação da bomba genética alienígena.
Leprikon 4: Uzayda, Leprikon 3'ün devam filmidir.Leprechaun 4:In Space (O Duende 4: No Espaço BRA ) é o quarto filme da cronologia Leprechaun.
Bu yüzden, uzaydaki bir itki (İng:propulsion) sisteminin amacı itme (İng:impulse) oluşturmaktır.Por isso, o objetivo de qualquer método de propulsão no espaço é criar um impulso.
Bu uçuşun tamamlanmasının ardından Weitz, uzayda toplamda 793 saat geçirmiştir.Após completar suas quatro missões em órbita, Nagel atingiu um total de 723 horas no espaço.
Fakat uzayda mahsur kalmış biridir.Eu me sentia suspenso no espaço.
Uzaydan Altınapa GölüPalheiro da Terra Palheiro do Mar
Halen uzayda en uzun kalma rekoru, Mir uzay istasyonunda 437,7 gün kalan Valeri Polyakov'a aittir.O recorde actual de 437,7 dias foi estabelecido por Valeri Polyakov na MIR de 1994 a 1995.
Kozmik toz, uzayda var olan bir tozdur.Matéria é qualquer substância que ocupa lugar no espaço.
Bu dönemde havacılık tarihindeki tek gelişme uzayda elde edilen bu başarı değildi elbette.No entanto, Perdidos no Espaço foi, sem dúvida, seu maior sucesso.
Bunlar bugüne kadar uzayda bulunan en karmaşık moleküllerdir.Het zijn de grootste moleculen die ooit in de ruimte werden aangetroffen.
Sally Ride, 1983 senesinde uzaydaki ilk Amerikalı kadın oldu.1983 - Sally Ride is de eerste Amerikaanse vrouw in de ruimte.
Adelson gibi Gershun da ışık alanını uzaydaki 5 boyutlu fonksiyon ile tanımlamıştır.Net als Adelson definieerde Gershun het lichtveld in ieder punt in de ruimte als een vijfdimensionale functie.
Formal olarak 4boyutlu ışık alanı boş uzayda ışık demetlerinin ışınım yapması olarak tanımlanmıştır.Formeel is het 4D lichtveld gedefinieerd als de stralingsdichtheid langs lichtstralen in een lege ruimte.
Uzayda uzun süreli insan gelecekte ne olacağını kimse bilmiyor.Men wist niet eens zeker of een mens wel zo lang in de ruimte in leven kon blijven.
Uzayda tahminen milyarlarca galaksi bulunmaktadır.Dit veld strekt zich uit tot miljarden kilometers ver het heelal in.
Uzaydan Dünya’nın resmini ilk olarak 1959’da fırlatılan ABD uzay sondası Explorer 6 çekmiştir.In 1959 werd de Aarde voor het eerst uit de ruimte gefotografeerd door de ruimtesonde Explorer 6.
Uzayda ilk kadın.Ze was de eerste moeder in de ruimte.
3 Kasım 1957, Laika adlı köpek Sputnik 2 ile uzayda dolaştı ve geldi.Op 3 november 1957 volgde de Spoetnik 2, met aan boord het hondje Laika.
1984'te uzaydaki ilk anne oldu.In 1984 werd hij de eerste Indiër in de ruimte.
Uzayda ilk tam gün.Als enige in het heelal ooit.
Uzaydan kozmik ses dalgalarının kaydını yapmıştır.In het nummer werden geluidsopnamen van kosmonauten gemixt.
Ama hem Dalekler hem de Zaman Lordları zaman ve uzayda yok oldular.De slang en sterren zijn de oneindigheid in tijd en ruimte.
Erişim tarihi: 1 Aralık 2014. Uzaydan Tortum gölüAuto's: Škoda Octavia Per 1 augustus
Bu kahraman uzayda savaşır.Deze zone speelt zich af in de ruimte.
Bu, uzayda gerçekleşen ilk insan kaybıydı.Hiermee was de eerste mens in de ruimte een feit.
Uzayda 541 gün geçirmiştir.De planeet heeft een periode van 95 dagen.