Bunlar uzaydaki doğal kıvrımlardır.These are the natural curves in space.
Bu şarkı bütün bu zaman boyunca uzayda çınlamaktadır.That song has been ringing through space for all that time.
Uzayda başka origami de var.Now, there is other origami in space.
Önce kendi gezegenimizi ziyaret edelim, ama geceleyin ve uzaydan.Let's first visit our planet, but at night, and from space.
Uzayda sonsuz küçüklükte bir zaman aralığı.What was the work done over this small period?
Ve genede gökadalar arası uzaydan o kadar uzaktadır ki, göremezsiniz bile.And yet, from intergalactic space, it's so far away you wouldn't even see it.
Uzayda insan faaliyeti ile ilgili hiç bir gelişmenin olmadığı ikinci devreye giriyoruz.We're entering a second generation of no progress in terms of human flight in space.
Uzaydaki yenililik döngülerini araştırdım, ve hiçbir şey bulamadım.I've looked for innovation cycles in space; I found none.
Eğer b 1 bu uzayda değilse, ifade b 1'e eşit olamaz. -So if b1 is not in this, it means that this cannot take on the value of b1.
Şok dalgaları, belli bir gaz düğümünü uzayda bir köşeye doğru itti.Shock-waves propelled a particular knot of gas into its own region of space.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.Galaxies themselves are not strewn randomly in space; they tend to cluster.
Bu Pasifik Okyanusu; Pasifik Okyanusu'nun uzaydan görünüşü.This is the Pacific Ocean; a view from space of the Pacific Ocean.
Gündüz vakti uzaydan bakınca yedi milyar insanı zor görürsünüz. Orada yaşıyoruz.You know, in the daytime, when you're from space you can hardly see 7 billion people.
Üç boyutlu uzayda bir yüzey.It's a surface in three-dimensional space.
Yani, elektrik potansiyelinde uzaydaki iki noktayı karşılaştırırız.So electric potential, we're comparing points in space.
Elektrik potansiyel enerjide ise uzaydaki iki parça arasındaki farkı karşılaştırırız. -Electric potential energy, we're comparing charges at points in space.
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.But if we want to continue beyond the next hundred years, our future is in space.
Neden uzayda bir şeylerin yaşadığının kanıtını göremiyoruz?How many universes are there? Why can't we see evidence of alien life?
Sanırım bir uzayda olduğunu söyleyebiliriz, veya... Veya R2 setinde olduğunu.Or I guess we could call it a space or in our set R2.
Dış uzaydan gelmiş gibi görünen hakiki yabancılar.True aliens, stocks that arrived from outer space.
8 mi ne iken başımı çok kötü çarptım. Bu yüzden uzaydan çıkmış gibi giyiniyorum.I hit my head real hard when I was 8 that's why I dress like I'm from outer space
Bu ağaçlardan her birini uzaydan izledik.And we have monitored every single one of those trees from space.
İnsanlığın geleceği uzayda yatıyor.I know whose door to knock on. <i>Humanity's future lies in space.</i>
Corgi köpekleri uzayda. Muhteşem değil mi.Corgi dogs in space.
Bu yaptığımız 2 boyutlu uzayda bir noktayı belirlemek için sadece bir yöntem. .This is just one way to really specify a point in 2 dimensions.
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?How would your consciousness handle your body being delocalized in space?
Anlaşıldığı gibi bu gösterimlerin her ikisi de uzayda bir noktayı belirtmek için kullanılıyor.So they're just two ways to specify a point in space.
Helyum-3: Dünyanın yüzeyinde çok nadir ama uzayda sıkça.Helium-3: very rare on the surface of the Earth, very common in space.
Yani uzayda Dünya çok küçük.So in space, the Earth is very small.
Diyelim ki bir nesneyi gözlemliyoruz.. ve bunu bir tez için yapıyoruz,bu uzayda gerçekleşiyor.Let's say we observe some object-- let's say for the sake of argument, it's happening in space
Kaluza "peki öyleyse" dedi, "belki de uzayda daha başka boyutlar vardır."So Kaluza said, well, maybe there are more dimensions of space.
Uzaydan gelen meteordan burada, orjinal bir Sputnik'e geçelim.From a meteorite from space, we're over here with an original Sputnik.
Ve o muhtemelen uzayda hava olmadığını teorize etti.And he probably theorized that, hey, maybe there is no air out there
Uzayda çalışmanın özelde üç saç ayağı vardır.There are three underpinnings of working in space privately.
Uzayda yapacağınız ilk şey kilo olarak bunu ödersiniz.And the first thing is everything you do in space you pay by the kilogram.
Bunu yapabiliriz çünkü uzayda aerodinamik yoktur.We can do it because in space there are no aerodynamics.
Şeyler bu eğri uzayda ilerlerken, onu bükerler.As things move through this curved space, they bend
Tam 11 başarısız girişimden sonra, uzaydan ilk kareleri alabildik.After 11 complete mission failures, we got our first images from space.
Bu durumda iki boyutlu uzaydayız, ama üç boyutlu uzayda da olabilirdik. -Or really, even four, five, whatever-- n dimensional space.
Neden boş uzayda değiliz?Why aren't we in empty space?
Ve teknik bir terim olan "öldürücü uygulamalar" bu uzayda yeni bir anlam kazanıyor.Each EOD team goes out on about 600 of these bomb calls every year, defusing about two bombs a day.
Uzayda yaşam aramak için.I don't think we know enough yet.
Uzayda hacim kaplayan ve kütlesi olan her şey.All that takes up space and has mass.
Sonsuz uzayda bir yarışA race in hyperspace
Uzaydaki ilk SırpFirst Serbian in Space
Parktaki 10.500 tondan fazla taştan oyulan 10 heykel uzaydan görülebiliyor.Ten sculptures crafted from more than 10,500 tonnes of stone in the park can be seen from space.
Gelinkaya, Kütahya için uzaydan görüntü siteleri: Google, Yahoo, MicrosoftSpace view sites for Gelinkaya, Kütahya: Google Maps, Microsoft
Işık uzayda seyahat ederken bir genlikle salınım yapar.As light travels through space, it oscillates in amplitude.
Star Wars, gerçek mekanlarda çekim hiper uzayda yerçekimi "kitle gölgeleri" oluşturur.In Star Wars, gravity in real spaces forms gravitic "mass shadows" in hyperspace.
Ham veriden atomların uzaydaki yaklaşık yerleşimleri belirlenebilir.From the raw data the relative placement of atoms in space may be determined.
1986'da Franklin Chang-Diaz uzaydaki ilk Asya Latin Amerikalı oldu.In 1986, Franklin Chang-Diaz became the first Asian Latin American in space.
Eugene H. Trinh, 1992'de uzaydaki ilk Vietnamlı Amerikalı oldu.Eugene H. Trinh became the first Vietnamese American in space in 1992.
Tambora Dağı ve çevresinin uzaydan görünüşüMt. Tambora and its surroundings as seen from space
Dini bağlılık, uzaydayken uygulayıcılar için benzersiz güçlükler ve fırsatlar ortaya koymaktadır.Religious adherence in outer space poses unique challenges and opportunities for practitioners.
Uzayda dinReligion in space
Borges'in hikayesinde Alef, tüm diğer noktaları içeren uzayda bir noktadır.In Borges' story, the Aleph is a point in space that contains all other points.
Uzayda pozisyonları belirtmek için kullanılan üç boyutlu Kartezyen koordinat sistemi.A right-handed three-dimensional Cartesian coordinate system used to indicate positions in space.
Kişi uzayda özgürce hareket edebilir, ama zamanla değil.One can freely move in space but not in time.
Bir kameranın dış yönü [1], uzaydaki yerini ve görüş yönünü tanımlar.The exterior orientation[6] of a camera defines its location in space and its view direction.
Uzayda yetişen bitkilerde mineral alımı da etkilenmiş gibi görünmektedir.Mineral uptake seems also to be affected in plants grown in space.